Yapacak çok iş var (Sonbahar) – Milliyet Vitrin

26 September 1998  | Kategori: Yazilarim

Şu günlerde sokakta kazakla dolaşmak hiç hoşuma gitmez. Direnebildiğim kadar tişört giymeyi planlıyorum. Kış yaklaşıyor, grip aşısı vakti geldi. Eyvah! Kazak giymek ne kadar sıkıcıysa bu dönemde dökülen atkestaneleriyle oynamak o kadar eğlenceli. İster misket gibi oynayın, ister nazara karşı biriktirin muhakkak bu dönem atkestanesi toplayın. (Toprağa dikip yavru ağaçlar yetiştirmek ilk tercihiniz olabilir!)

At kestanesi
Yaz sonunda, sonbahar başlamadan bahçede, serada, balkonlarda çok işimiz var. İşte yapmamız gereken işlerden birkaçı, benden söylemesi uygulaması size kalmış.

Kış başında açacak kasımpatı bitkisini son kez tomurcuklar oluşmamışsa budayın.

Bahçenizdeki daimi yeşil çitlerin, bu dönemde şekil verebilen türlerini (Şimşir, lavandula, mazı, aucuba, ilex, hebe, karayemiş, ateş dikeni, porsuk) budayın. Aman geç kalmayın, geç budama ve sonra oluşacak cılız sürgünler kışın yanabilir!

Bu dönemde köklendirme tozuna batırarak pek çok bitkiden (Ortanca, katırtırnağı, sardunya, küpeçiçeği, kamelya, gül, sarmaşık, morsalkım gibi) çeliklemeyle fide alabilirsiniz.

Cam seradaki bitkiler

Fideleri kışın ılık, iç mekanlarda geliştirin. Sera, kapalı balkon bu iş için en ideal mekanlar. Bahçedeki açelya ve rhododendronlarınızı çoğaltabilirsiniz. Uygun bulduğunuz uzun bir dalı alttan toprağa gömün, ucunu havaya yükseltin. Çıktığı yerin altından bitki kök salacaktır. Yazın diktiğiniz ağaçları, çalıları, mevsimlik çiçekleri sulamaya devam edin. Kış için hazırladığınız destekleri kontrol edin, aksi takdirde ilk lodosta, poyrazda hepsi devrilebilir.

Gul

Güllerinizi son kez açtırmak için potasyum bazlı gübreler verin. Geçmiş çiçekleri temizleyin, bitkiye şekil verin.

Yildiz cicegi

Yıldız çiçeklerini gübreleyin, kırılmasın diye uzun çubuklarla destekleyin. Lilyumları kökten ayırıp çoğaltın. Kış başlamadan dikeceğiniz ilkbahar bitki soğanlarını toplayın. Büyük yabancı marketlerde, çiçek ve semt pazarlarında sağlıklı soğanları bulun. Elle kontrol edin, içi geçmiş soğan hiçbir işe yaramaz! Soğanlar sert olmalı.

Kurumus cim

Çimlerinizdeki bozuk alanları söküp ters çevirin, üzerine az miktar gübre, toprak karışımı ve çim tohumu serpin. Tüm bahçenin kış gübrelemesine daha vakit var, acele etmeyin. Yoksa bitkiler yanabilir. Bahçede telaş, panik olmaz, benden söylemesi.

Murat Pilevneli

4 adet Yorum | Paylaş Stumble Upon Facebook

Utanç duyuyorum – Milliyet Vitrin

19 September 1998  | Kategori: Yazilarim

Cumhuriyetin 75. yılında, 30 yaşında bir Türk genci olarak ormanların ev yapımı için yakılmasından büyük utanç duyuyorum. Para çok gerekli, güzel bir şey fakat para hırsı dünyanın en kötüsü. Trilyonlara varan rant kavgası, arazi mafyası derken benimle yaşıt ağaçlar, hayvanlar, doğa yok ediliyor. 15 – 20 gün önce İstanbul’da ormanların yakılacağı, bunların imara açılacağı konusunda bir gazete uyarmıştı ve öyle de oldu. Dört günde 42 yangın çıktı.

Bir bitki nasıl zor gelişiyor, orman kaç senede oluşuyor, doğal yaşam tekrar nasıl gerçekleşiyor biliyorsunuz. Ben bahçemde ormansı görüntü yaratabilmek için çok ama çok uğraşıyorum. Çamlar, meşeler, akçaağaçlar, eğrelti otları, katırtırnakları, sarmaşıklar…

Otuz yaşında bir çam kaç lira biliyor musunuz? En az 150 milyon! Kaç tanesi gitti bilmiyorum ama milli servetimiz, oksijen ve moral kaynağımız başkalarının cebini doldursun diye zorla yok olunca bundan utanıyorum, tansiyonum yükseliyor.

orman
yanmis orman

Bakanlar kurulu karar almış. Derhal yanan yerler 6 yaşında çamlarla donatılacakmış. Güzel. Peki bu arada Orman Fakültesi başka bitkiler de öneriyor mu? Yaprağını döken ağaçlar dipten tekrar sürülebilir. Trabzon hurması,katırtırnağı, bambu(pek buralık değil) gibi yansa bile tekrar yeryüzüne çıkabilen bitkiler var. Profesörlerimiz bunları önersin. Benim haddime düşmez. Ağaçlara, hayvanlara, yaşlılara, güçsüzlere eziyet etmek, bu devirde hala ilkçağ zihniyetine sahip olmak, gelişememek bunlar beni çıldırtıyor. Okullarda biyoloji, tabiat dersleri eksik. Seviyesiz eğitim sonucu bugünkü yangınlar normal karşılanıyor. Tamam o gün üzülündü, yoldan geçerken sinirlenildi fakat devamında ne yapıldı?

İstanbul gittikçe gri beton oluyor. Uçaktan, tepeden kuşbakışı seyrettikçe gerçek belli oluyor. 400 bin ağaç kampanyası bana hala komik geliyor. Yetmez, daha çok lazım. Zorla kampanyayla, bir şekilde bilinçlice doğayı tekrar kazanmak gerekiyor. Katledilen doğa öcünü sel, deprem, çamurla alıyor. Para için doğa yok edilmez. Gelişmemiş üçüncü dünya ülkeleri ağaç keser, ağaç yakar. Uygar, gelişmiş ülkeler ağaç diker. Uyanın paradan başka da insani duygular var. Sanat, doğa, sağlık… Her şeyi unutuyoruz. Gitgide at gözlüğü takar olduk. Etrafımızı görmüyor, ne verirlerse tamam, ne yaparlarsa tamam diyoruz. Artık toparlanalım, doğanın tokatı çok acı olabilir.

Murat Pilevneli.

1 adet Yorum | Paylaş Stumble Upon Facebook

Sonraki sayfa →