Londra’dan özet (Chelsea çiçek gösterisi) – Milliyet Vitrin

05 June 1999  | Kategori: Yazilarim

Merhaba, bu haftaki yazımı Londra’dan yazıyorum. Avrupa’nın en büyük fuarı Chelsea çiçek gösterisi için geldim. (Fuar üç gün sürdü ama ben biraz uzun kalıyorum!) Döner dönmez gördüklerimi, çektiğim resimlerle size detaylı olarak aktaracağım.

F BedLondra tarihi binası bol olan bir şehir. Binaların dış cepheleri korunmuş, içten yenilenmiş. Kocaman parkları, dev gibi ağaçları var. Çınar, akçaağaç, süs kirazı, ilkbahar manolyaları, kayın, gürgen ağaçları dolu. Ama hiçbiri bizim belediyecilerimizin yaptığı gibi budanmamış. Sadece içten seyreltilmiş. Alt dallar parklarda yere değiyor. Benim için Londra’da tek sorun daimi yeşil manolyalardan pek olmayışı. Bu sebeple burada oturamam.

Gelelim Londra’dan çok etrafımızdaki bitki modasına. Metal saksılar (çinko, alüminyum, paslanmaz çelik) gibi ayrıca tahta ya da düz cam saksılar. her bina girişinde ve dükkanların kapılarında simetrik bir çift saksı mutlaka var. Saksılarda altta küçük hederalar ya da vincalar, mevsimlik tek çeşit çiçekler (özellikle mor) tam ortada da budanmış ya lolipop ya da piramit gibi daimi yeşil bir bitki var. (Ilex, Defne, Aucuba, Şimşir)

Dükkan içlerinde daha öncede söylediğim tepsi gibi metal ya da tahtı saksılarda tıraşlanmış yeşil çimler ya ince uzun ya da büyük dikdörtgen şeklinde yerleştirilmiş.

Orkide ve tropik bitkiler saksılarda tüm canlılığıyla adeta tropik ortamları hazırlıyor.

delphinium

Vazolarda tek tip, tek renk kesme çiçekler var. Şakayıklar, lale, gelin çiçeği, delphinium en popüler olanı. Vazolarda moda ise sade olanlar. Ya yuvarlak akvaryum gibi ya da dev rakı bardağı gibi ince uzun. Japonların tasarımı, ilginç vazoları 1960 tipi optik oyunlu cam vazolar her yerde var. Ama cam da olsa kristal de olsa hepsi düz olmalı. Bir de unutmadan, vazolardaki su da çok az olmalı. Dipte sapların üzerine çıksın yeter, adeta öldü ölecek gibi. (Minimalizm öyle gerektiriyormuş…)

daffArajmanlarda ise deve tabanı en favori bitki. Yine cam vazoların içi ya da altı deve tabanı yaprağıyla bezenmiş, üstünde kesme çiçekler, tam ortadan da papirüsler fışkırmış.

Bu arada Londra’da balkonlar az. Bu sebeple insanlar cam önlerine saksı yerleştirerek yeşil ihtiyacını gidermeye çalışıyor.

Traşlanmış, şimşir, ligustrum, porsuk hep var. Fışkırık kordulin (Dracenea) kırmızısı, yeşili 60 – 70 cm. boyunda kullanılmış. Dipler ise hep sarmaşıkla bezenmiş.

Aslında İngilizler bitkilerinde bile tutucular. Çoğu aynı şeyi kullanıyor. Ben galiba buradan bir an önve Hollanda’ya ya da Belçika’ya gitmeliyim. Yok yok en iyisi İstanbul, ben oraya geleyim…
Manolyaları özledim, şimdi tam mevsimi.

Murat Pilevneli.

Yorum yaz | Paylaş Stumble Upon Facebook

← Önceki sayfa