Yaz – Home Art

01 June 2006  | Kategori: Yazilarim

Upuzun süren ilkbahardan sonra nihayet yaz geldi. Hadi bakalım şimdi çok işimiz var…

İlkbaharda temizlik, gübreleme yaptınız değil mi, ya da hafif budama?

Bu ay ilkbaharda açıp geçen bitkileri dilerseniz budayabiliriz. Mimoza, şakayık, leylak, forsitya, ilkbahar manolyası, morsalkım, sarı salkım çalısı, açelya, orman gülü… Uzatmadan sizin bahçede ilkbaharda ne açmışsa bakın bakalım, budamak gerekirse şimdi tam zamanı.

lavanta

Gübrelemeyle ilgili konu yazsak çok uzun olur, onun için temel bir kaçını size hatırlatıyorum.

Çiçekli tüm bitkilere potasyum, yaprağı önemli bitkilere de azotlu karışımları öneriyorum. Potasyumlu gül gübreleri büyük marketlerde hazır halde var. Açmayan çiçeklilere bu sene verin artık…

Demir, fosfor bunlar da önemli. Asit seven bitkiler toprakta demir ister. Sararan yapraklı yaz manolyası, açelya, orman gülü, kamelya, yaban mersini (çok tatlı meyve), pieris… Bunlar da size sinyal verdiğinde demir eksikliği, asit istekleri var demektir. Bu tip karışımlılar da marketlerde hazır var.

Çimler peki en zor konu, onu ne yapıyorsunuz? Yemyeşilse siz bu işi biliyorsunuz, gübre olarak eski usul üre (dikkatli verin) yada 15-15-15. Acaba siz doğru karışımlı çim tohumunu seçmiş miydiniz?

Marketlerde çim karışımları (gölge çimi, güneş çimi, top sahası yada golf çimi gibi) hazır doğru karışımlar var.

Bence çimle beraber bu yaz bir iki süs çimi de bahçenize katın. Kırmızı japon kan çimi, osmanlı çimi (gölge), arap saçı (gölge), Miscanthus (saksıda mükemmel gözüküyor, hani İngiliz bahçe fotoğraflarında gördüğünüz fıskiye gibi büyüyen dev çimler), japon şemsiyesi (papirüs-sulak alanlarda), püskül sazı, bambu yada değişik sazlar.

Ben oldum olası bahçede bitkilerin arasına dikilmiş mevsim çiçeklerini hiç sevemedim. Bu çiçekliler en güzel saksıda duruyorlar. Boy boy saksılar, aralarda bir iki bahçe heykelcikleri, ağaçlarda lamba yada rüzgar çanları… İşte zaten bunlar bahçenizi güzel gösteren malzemelerdir. (Tarzınız minimalse özür dilerim, lafım çok çeşit sevenlereydi.)

kekik

Yazın dışarıdaki yaşam alanlarını iyi seçin.Yemek yeriniz yada oturma grubunuz varsa buralara yakın kokulu yapraklı bitkileri öneriyorum (ıtır, fesleğen…). Yaprak dedim, çiçek demedim, çünkü tüm kokulu çiçeklilerle beraber bahçenize arılar da musallat olacak dikkat!

Yeri gelmişken lavanta(yukarıda resmi var) severmisiniz? Seviyorsanız lütfen sizden uzağa dikin, çiçekli dönemlerde dev eşek arıları da ortaya çıkıyor. Abelya, hani şu tüm yaz açan çiçekli çalı yada mine, buz çiçeği…Bunlara dikkat arılar bayılır. Çocuklarınızı koruyun!

Zakkum, buyrun bakalım, bu bitkinin de bir sorunu var sizin yaşam alanlarına yakın dikerseniz çiçeklerinin kokusu fena baş ağrısı yapar, biraz uzağa lütfen! Zavallı zakkumun uğursuz olduğuna da inananlar varmış, ben araştırdım öyle birşey yok!

Uğursuz değil ama enerjinizi emen bir bitki var onunda ismi, kara ağaç. Altında vakit geçirmeyin! Siz enerji kazanmak istiyorsanız çam ağacına yaslanın. Çok sinirliyseniz çıplak ayak çimlere basın ya da çim üstünde oturun, uzanın… Siniriniz hiç geçmiyorsa su sesi ve renk cümbüşü balık havuzlarını öneriyorum. Bana inanmazsanız gördügünüz bir yerde balık havuzu yanına oturun biraz seyredin, kalkabilecekmisiniz bakalım, hipnoz etkisi var, şöminede yanan ateşi seyretmek gibi… (Balık konusuna girmiyorum, bu iki sayılık yazı dizisi olur, dileyen bana mail atsın).

Mevsimlik çiçeklerden en güzelleri güneşli alanlarda begonya, sardunya, gölgede cam güzeli. (Işık önemli, siz seviyorsunuz diye istediğiniz yere dikemezsiniz.)

Ortanca, en güzel yaz çiçeği.Yarı gölgeli duvar dipleri, iyi toprak ve biraz rutubet ister. Renkler biraz sorunlu olabilir. Beyaz dikilen pembe, pembe dikilen seneye mavi açabilir. Bu ne satıcının, ne de sizin suçunuz değil! Toprakta ne mineral varsa çiçek rengi ona göre değişebiliyor. Maviler asitli topraklarda, pembeler biraz daha nötr topraklarda renkleniyorlar (marketlerde özel renk gübreleri de var).

Güller, hadi, en ilginç konuya geldik. Sizin bahçede güllerde yapraklarda gri toz gibi lekeler varsa, çiçeklerin üzeri yemyeşil bit doluysa biraz gayret…

Güller güneşe bayılır, gölge sevmezler (gölgedeki senelerdir acı ceken gülünüzü ilk fırsatta sonbaharda söküp iyice budayıp, yerini değiştirin. Bu sene almışsanız problem yok, bir akşam vakti söküp yeni yerine alın, daha kök yapamamıştır.) Bitlere de filitlemeyle ilaç püskürtün, ya da tazyikli suyla yıkayın.

RRSarmaşık gülleri benim favorim, özellikle de yalınkatlılar. Sonbahara kadar sorunsuzca açıyorlar. Eski moda yediveren kazık güller, onlar da güzel ama diplerinde boş dalları örten yapraklı bitkiler dikerseniz iyi gözüküyorlar. Bir de son yıllarda moda olan otoban gülleri var, çalı şeklinde top gibi büyüyüp deli gibi açıyorlar. Dikenleri de çok, sizden uzak bir yerlerde sorunsuz gelişirler. Bu türlerde favorim Rosa Rugosa. Özellikle moru, sonra pembe ya da beyazını öneriyorum. Tam gül kokusu bu bitkide var. Anormal arsız dalları toprağa deydiği yerden köklenip yeni bitkiymiş gibi bir iki metre sonra tekrar gelişiyor. Otobanlarda tercih sebebi bu (çok su sevmezler!)

Yapraklarda gri benekler demiştim, bu külleme hastalığıdır.Yapraklara akşam vakti su tutun, toz kükürt serpin (ecza depolarında bulunur, naylon çoraba doldurup pudralama yapın) bırakın gülünüz sabaha kadar sapsarı kalsın, sabah yıkayın, bir hafta sonra tekrar edin… Bu işlem sırasında metal mücevher, saat, kemer ne varsa çıkartın, kükürt metali karartmasın!

Güllerdeki külleme hastalığı diğer bitkilerden de geliyor olabilir. Taflan, oya ağacı, dut, sizde varmı? Varsa onlar şüpheli! Kontrol edin artık.

SardunyaSardunya, kısaca bu biktiden de bahsedelim. Öncelikle bitkiyi güneşe yerleştirin. Gölgede gelişmezler. Sulama az, saksı diplerinde asla geceden kalmış su sevmiyorlar. Renkleri karışık dikmeyin, birbirlerinden etkilenip başka tonlarda açabiliyorlar. Toprakta kahverengi pirinç karışımı seviyorlar (az). Mükemmel çiçekler için yapılan sadece sardunya sıvı gübreleri var. Dikine büyüyenler sorunsuz ama, sakız türleri rüzgar sevmiyorlar, balkonda bile lodos cephesi en iyi taraf.

Yazının sonuna geldim, unuttum, sulama. Çok önemli. Sizin bahçe gölgeliyse sabah erken (gece sulanınca sümüklü böcek istilası olur), güneşliyse gece sulanması lazım. Havalar ısındıkça özellikle Ağustos ayında sulamaya dikkat, sanılanın aksine sulamayı birazcık azaltıp verin… Ne kadar çok su, o kadar su kaybına sebep olabiliyor, bitki yanabiliyor, susuzluk gibi… (Bunu yazdığıma umarım pişman olmam, su zor konudur, bence siz bildiğiniz sulamaya devam edin, bunu unutun!)

Kolay gelsin.

Murat Pilevneli

11 adet Yorum | Paylaş Stumble Upon Facebook