Gölgeliklerin renkli çiçekleri, ortancalar

20 July 2006  | Kategori: Yazilarim

Bahçeniz yarı gölgeli mi, yol boyu devam eden ve önüne bitki dikilebilecek tipsiz bir duvarınız mı var, kışın ev içinde çiçeklerle aranjman yapıp mutlu olur muydunuz? Sorular bol… Cevap genelde evet ise, ortanca sizin bitkiniz. Almaya hak kazandınız.

Ortanca
Önemle tekrar vurgulayalım, ortanca yarı gölge hatta gölge bitkisidir. Kabak gibi güneşe konmaz!

Ortanca

Anavatanı çoğu çiçekli çalılarda olduğu gibi Uzakdoğu’dur. Türkiye’deki ortancalar genelde “Hydrangea Macrophylla” türlerindendir. Ama onlar kadar ilginç olan başka türler mısır patlağı gibi tek tek açan “H.Lacecap“, yaprağı iliginç, sonbaharda kırmızılaşıp dökülen, ince uzun üzüm salkımı gibi çiçekli “Hydrangea Quercifolia” ve benim favorim, sarmaşık ortancalar.

Ortanca

Yerliler mükemmel bakımlı olmadığından ithallere göre biraz cılız durabilirler ama sakın ortancanın şaşırtmasına kanmayın. Kocaman çiçek bir sene sonra küçücük pembe; aldığınız mor; mavi, pembe ya da beyaz olabilir. “Ama nasıl olur ben aldım, ben diktim. Rengi nasıl değişir” diye bunalımlara girmeyin. Ortanca topraktaki “ph” değerine yani asit oranına göre sonradan renklenir. Toprak ne kadar kireçliyse pembe beyaz; bunun tam zıttı, ne kadar asitliyse yani simsiyah besince zenginse, o kadar mavi mor olur. Aslında maviyi demir sülfat, paslı demir suları ya da renklendirici çivit ilaveleriyle de yapabilirsiniz, size kalmış.

Unutmadan eleştireyim, son aylarda fidanlıklarda çirkin ötesi mavi güller türedi, facia gibi, ödüm kopuyor; bollaşacak, her bahçede karşıma çıkacak diye… Hayatımda hiç bu kadar sahte, tipsiz şey görmedim. Aman, kaçın…

S Ortanca

Neyse biz konumuza dönelim. Ortancaların çoğumuzun bilmediği sarmaşığı hem çok arsız hem de güzel çiçek açan bir türdür. Tüm yaz beyaz açar. Yaprakları sonbaharda, altın sarısı olup dökülür. Bu da yarı gölge bitkisidir, fazla budanmayı sevmez. Hedera sarmaşığı gibi vantuzlu yapısı duvarlara yapışıp gelişebilir, desteklenmeye ihtiyaç duymaz.
Evet, budama denince en önemli bölüme geldik. Türkiye’de herkes ortanca budama üstadı olmuş. Makası eline geçiren maçta tezahürat yaparkenki heyecanla canım ortancaları haşat ediyor. Öncelikle ortanca ilkbaharda, yeni sürgünler ortaya çıkınca budanır. Sonbaharda yapılan budama, kışın bitkinin donmasına sebep olabilir. Hem geçmiş romantik çiçeklerin yaprağı dökülmüş çalılarda durmasının kime ne zararı var ki? Güllerdeki gibi bir muntazamlık
saplantısı… Bırakın dağınık kalsın, ellemeyin… Yazın çiçekler açtı, çok beğendiniz; kesip saklamak istiyorsanız 40-50 cm’lik dalları kesip, öbek halinde bağlayıp, baş aşağı kurumaya bırakın. Hiç bozulmadan iki sene durabilirler. Hatta tek tük renk bile kalabilir.

Ortanca

Ortanca, toprakta asit seviyor demiştim. Dikimde hazırlayacağınız özel karışıma bayılacaktır. Elenmiş toprak, kum, yaprak çürükleri, öğütülmüş kabuk ve gazete kâğıdı parçalarını, yanmış büyükbaş hayvan (at, inek, varsa deve!..) gübresini harmanlayıp ortancayı dikin; mor-mavi açsın. Toprağınız asitliyse pembeleştirmek için ya kireç serpin ya da güvercin, tavuk gübresi dökün.Çok koyu pembe-kırmızı tonlar için bir kova suya biraz sirke ilave edin…Bakalım sonuç istediğiniz gibi olmuşmu?. Gölge kadar önemli bir konu da ortancaların rutubeti sevmesi; susuz kalamazlar. Zaten kalırlarsa hemen yaprağı, çiçeği boynunu büker, kendini belli eder. Hemen sulayın. Üretimi yaz sonunda çeliklemeyle çok basit. Aldığınız dalı, yapraklarını temizleyip toprağa saplayın, gelişecektir. Ama daha garantili bir sonuç için köklendirme tozu deneyin.

Murat Pilevneli.

162 adet Yorum | Paylaş Stumble Upon Facebook

Beton dünya!.

12 July 2006  | Kategori: Yazilarim

Eski binalar yıkılıp yerine kapalı otoparklı, zemini betonlu, dümdüz bembeyaz binalar yapılıyor. Köşelerde eskiden kalmış, ölmekle ölmemek arasında direnen zavallı ağaçlar. Yüzeyde 20 cm. toprak alan bahçe yapılsın diye bırakılmış, izolasyon problem oluyor, su sızıntıları var.

ototpark

Neden bu işler baştan düşünülmez? Mimarla peyzaj mimarları beraber bu işleri çözmezler. Grup çalışması yapılsa çirkinlikler azalacak, çoğunun haberi bile yok.

Bu beyaz binalara kafam çok takık! Neresi varsa yeşile boyamak istiyorum. Çatıları bile. Japonya’da havaalanı çevresindeki evler uçaktan güzel gözüksün diye yeşile boyanmış. Binaların girişi zemin üzerine yükseltilmiş beton çiçekliklerle çözülmüş. Avrupa’da bir sürü yerde de böyle. Afrika’daki uygar şehirlerde bile böyle. Yani her uygar yerde böyle… Ya bizde? Belki torunlarım görür…

Toprak, bitki ve tabiatın ne kadar gerekli olduğu neden unutuluyor? Bahçe ve çevre bir tek baharda aklınıza gelmesin. Ayağımı birkaç gün çime basmasam elektrik doluyorum, sinirli oluyorum.

Parklar yok. Olanlara da sıkıysa git… Neyse, size bir öneri: taş alanları tasarlarken arada toprak için boşluklar bırakın. Çim için 35 cm. derinlik mükemmel olur, gerisi beton olsun! İzolasyonu düşünün, bir bölümü drenaj, üzeri toprak, daha üzeri de çim. Çim alanlarda da dümdüz taş kaplama yapmayın; arada bir adım boşluk olsun da toprak geçsin. Lütfen her yeri taş kaplamayın. Kıyısı köşesi biraz az olsa ne olur?

Malzeme olarak kaymayan taş seramik ya da başka bir döşeme malzemesi seçin. Kışın kar yağınca ya da yağmurdan sonra düşmeyin. Isı yanlışlıkla yapmış olsanız bile ipler çekip milleti kaymayan yerden yürütmeye çalışmayın. Şıklık olsun diye bir şey yapmayın. Kendinizi düşünün, siz yürüyebilir misiniz? Her tarafı beton alanlarda bitki dikmek için en iyi yöntem, yükseltilmiş beton çiçeklikler yapmanız.

ciceklik

Ağaç dikecekseniz, 1 metre yükselebilir. Çalı dikecekseniz, 60 cm yeter. Alttaki beton alanı istediğiniz kadar geniş tutun. Saksıların çapını, gelişeceklerini de hesaplayıp örün. Dilerseniz sıva içi ışıkları bu betona gömün, size yürümek için kılavuz oluştursunlar. Saksılıklarınıza kazık kök yapmayan, senelerce yaşayabilecek bir sürü bitki var; onları seçin. Listesi çok uzun yazamıyorum. Tanıdığınız peyzaj mimarlarına ya da güvendiğiniz fidanlıklara sorun. Çok sıkışırsanız bana mail atın. Her yeri beton olan bir çevrede yaşamak istemiyorum. Gidecek başka yerim de yok. Buraları güzelleştirmek bizim görevimiz.

Bitki dikmek, bir şeyler yapmak, sokağa atılmış paralar değil. Kendinize, evinize, koltuğunuza, sigaranıza harcadığınız paraları biraz da çevrenize harcayın. Her şeyi güzelleştirmeyi başkalarından ya da belediyelerinizden beklemeyin. Onlar bu kadar yapabiliyor, siz ilave edin lütfen. Etrafı da yeşile boyama fikrimi yabana atmayın, en ucuz çözüm de bu…

Murat Pilevneli.

Yorum yaz | Paylaş Stumble Upon Facebook

← Önceki sayfa