Modern Saksılar.
29 Ağustos 2007 | Kategori: Yazilarim
1950 yılında üretilen Bullet saksıları tekrar moda olmuş, Amerika da Retro sevenler bu saksılardan birini mutlaka evlerine alıyorlarmış. Saksının iki ayak tipi var, biri kısa diğeri uzun. Fiberglas’tan döküldükleri için, dış mekanda da bozulmadan kalabiliyorlarmış.

Ev içinde bu saksılarla uyumlu dönemin moda bitkileride revaçta, paşakılıcı, devetabanı, fil kulağı, kavuçuk, agave kaktüsleri gibi. Dibi delik değil, suyun dibe birikebilmesi için ilk dikimde saksıya pomza döküp üzerine toprakla bitkiyi dikmelisiniz. Sulama kontrollü yapılmalı, aksi taktirde kök çürüyebilir.

Benzerleri çok yakında buralarda satılabilir, orjinalini bir kaç sene önce İstanbul Çukurcuma’da bir eskiciden almıştım. Şanslıysanız, siz de bulursunuz.
Bu saksıda tam 2006 model, Michael Hilgers tasarlamış.

Saksı balkon korkuluğu, üzerine asılabilecek her hangi bir yerde sergilenmek üzere tasarlanmış. Rüzgarda devrilmesi imkansız! Dört ayrı rengi var. İki bölme dilediğiniz bitkileri dikebilmeniz için yeterli. Bu üründe yurt dışında çok yerde kullanılıyor, moda. Türkiyede satılmıyor, bence her an gelebilir.

Polietilen maddeden yapıldığı için senelerce bozulmadan kalabilir.
Kısıtlı balkonlarda, kafelerde ve belkide yerini bulursanız iç mekanda eğlenceli olabilir.
Murat Pilevneli.
7 adet Yorum | Paylaş

70′li senelerden…
26 Ağustos 2007 | Kategori: Yazilarim
Yeni yapılan mimari örneklerde estetik detay eksiklikleri gözüme çarpıyor. Kullanılan malzemeler hepsinde aynı tip ekrar ediliyor. Sanat eksikliği çok.
Yaşadığım yerde gördükçe mutlu olduğum bazı 70 model yapılardan en sevdiğim detayları size tanıtmak istedim. Korkuyorum, çok yakında yerlerinde ruhsuz binalar yükselecek. Otopark sorunu çözebilmek için mevcut tüm arazi kazılıp, betonlanacak, bitkisiz, kimilerine göre şık binalar ortaya çıkacak.
İstanbul yakında yeni şehir olacak, biz var olanları koruyamadıkça, yada yapılan eserlerde kültürümüzü kullanmadıkça durum bence vahim olacak.
Bu binadaki merdivenlerde çıkarken beton kalıplarla perdelenmiş tül etkili dış cephe kaplamasını seviyorum. Apartman görevlisi camları silerken çok keyif almıyordur ama ben dıştan bayılıyorum.

Beni en mutlu eden bahce duvarı bu, beton kalıplardan yapılmış. Çok karakteristik, tam dönemini hatırlatıyor.


Peki bu yer döşemesine ne demeli? Hele bitki çiti için düşünülen ince detaya? Herhalde c’ler arasında bir zamanlar banklar vardı, yok oldular gibi geldi!

Mozaik yer döşemelerini yapan ustalar artık çok az. Bu işçilik maliyeti ve zamanlaması sebebiyle artık tercih edilmiyormuş.
Taraklı mozaik yer döşemelerinde şekil yapmak için bahçenizde zemin sağlam olsun diye toprak yüzeyini sertleştirin. Su süzülmesi için meyili iyi ayarlayın. Bugün çelik kafeslerle bu iş sağlamlaştırılıp üzerine beton dökülüyor, yüzey çökmüyor. Sonra, şekilli kalıplar hazırlanıp yerleştiriliyor, önce bir renk dökülüyor, kuruduktan sonra kalıplar çıkartılıp ikinci renk dökülüyor. İş bitince yer kuruyunca, üzeri istenilen taraklamayla şekillendirilir. Tarklama zemini iyi gösterirken ıslak havalarda kaymanızı önlüyor.
Siyah beyaz yuvarlaklısı hoş, hele bitkiler için bırakılan boşlukları çok beğeniyorum, bugün apartman sahipleri pek ilgilenmiyorlar ama bir zamanlar kartalmış galiba!

Mozaik yer döşemelerinde renk kullanmak zevke göre şekillenebiliyor. Ben çocukken hopopop değiş tontonlar vardı, bakın izleri kalmış…

Bu dönemlerde ben ilk okuldaydım, estetik zevkim bilinç altıma işlenerek büyüdüm, şimdi birşeyler yapmak istiyorum, yada bende yaşlandım, ah o zamanlar diyen büyüklerim gibi mi oldum?

Yok yok, daha çok işimiz var. Sizin de var!
Saygılarımla
Murat Pilevneli.















