Murat Pilevneli Womenist Röportaj
25 May 2010 | Kategori: Yazilarim
Murat Pilevneli: “YeÅŸil alan yaratıcısı” – Womenist
Radikal bir kararla tekstil sektöründen peyzaj tasarımcılığına geçmiş olan Murat Pilevneli’nin hayatında gerçekleşmiş olan bu aşamaları kendisinden dinledik. Murat Pilevneli sanatçı bir ailenin içinde büyümüş sonunda da yine sanat olarak adlandırılabilecek doğa ile tasarımı birleştiren peyzaj mimarisini kendine meslek olarak seçmiş. Bahar ayında çiçeklerin açtığı şu günlerlerde biz de Murat’la çiçek kokan renkli bir söyleşi yaptık.

Womenist: Sanatçı bir aileden geliyorsunuz? Bize biraz aileniz ve sanattan bahseder misiniz?
Murat Pilevneli: Ailemde ressam, seramik sanatçısı, sualtı fotoÄŸrafçısı, pastacı, tekstilci ve otelciler var. Bir zamanlar babamın (Mustafa Pilevneli) yanında kadrolu öğrencisi gibi dolaşırken bugünün birikimini depolamışım meÄŸer. Çok ilginç insanlarla vakit geçirdim, ilginç konularla karşılaÅŸtım. Bedri Rahmi – Mualla EyüboÄŸlu, Orhan Peker, Haldun Taner, Ferit Edgü, İlhan Berk, Burhan Uygur, Ergin İnan, Abdurahman Hancı, Vitali Hakko, Ara Güler… Etrafımda arkadaÅŸlarımdan çok gördüğüm insanlar onlar oldu. Konu genelde sanat, renk, estetik, mimari, olunca eÄŸitimim erken baÅŸlamış oldu!
Womenist: Türkiye’de peyzaj mimarisi yüzyıllardan beri yapılan ancak yeni bir meslek dalı olarak konumlandırılan bir meslek. Nasıl bu mesleğe yöneldiniz?
Murat Pilevneli: Üniversiteden sonra ailemin tekstil triko iÅŸinde dayıma yardımcı oldum. Fakat örülen ipliklerden çıkan tozlar astımımı azdırdı, doktorum iÅŸi bırak ya da odana hastane tipi hava temizleme aleti al dedi. Tam o sırada iç mekân bitkilerinin hava temizlemedeki özelliklerini anlatan İngilizce bir yazı okumuÅŸtum. Listedeki bitkileri aldım, bilmiyorum, oldu olmadı, kaynak kitap aradım, burada bulamadım, o sıralar Amerika için mal üretiyorduk, New York’ta pratik bilgiler anlatan eÄŸlenceli kitaplar buldum. Okudukça hoÅŸuma gitti, uygulama sonuçlarım mükemmel oldu, odam seraya dönüştü, yetmedi fabrikaya yayıldı, sonra da bina dışına… Ben bu dönem sadece bitki konuÅŸur olmuÅŸtum. Arkadaşım Nora Romi benden Milliyet Cumartesi ekinde bahar bitkileri, bakımlarıyla ilgili bir yazı yazmamı istedi, beÄŸendiler, okurlarda beÄŸenmiÅŸ devamı geldi, 3,5 sene yazdım. Yazdıkça öğrendim, daha çok konuÅŸur oldum, Tekstil iÅŸine neredeyse boÅŸ verdim. 30 yaÅŸ dönemimde iÅŸi bırakıp daha çok yazıp (çoÄŸu dekorasyon dergilerinde / 5 sene), kurslar almaya baÅŸladım. Öncelikle arkadaÅŸlarımın bahçeleri, mimarlara peyzaj danışmanlığı derken 12 senedir bu iÅŸteyim… Tekstil iÅŸimi hala özlemedim!

Womenist: Mor salkım en sevdiğiniz çiçek diye biliyorum. Neden? Bir çalışmanızda olmazsa olmaz imzanız tarzı bir bitkiniz var mı?
Murat Pilevneli: Mekâna göre bitki kullanırım. Çok tür kullanıp doğal gözükmesine, uyuma bakarım, benim imzam bu olabilir. Yaptığım bahçeler bittiğinde mekân sahipleri rahat etsin isterim. Mor salkım, manolya, mimoza, yabani gül, pittosporum kokularını çok sevdiğim bitkilerden. En çok İstanbul’da bahçe yaptığım için özellikle manolya (yapraklı, yapraksız), süs elması ve erguvan kullanıyorum.

Womenist: Hayaliniz nasıl bir bahçe yapmak? Bugün çok limitsiz bir bütçe ile bir bahçe tasarlasanız nasıl bir tasarım yapardınız?
Murat Pilevneli: Şehir içinde özel bir park yapmak istiyorum, büyük küçük fark etmez hatta iki apartman arasında bile olabilir, ama bol ağaçlı gölgeli, aydınlatması iyi çözülmüş, su sesli, düzgün oturma alanlı ve kafesi olan bir park her şehre yakışabilir. Tek bir şartım var, benden sonra bozulmasın, uzman ekiplerce yönetilsin.

















