Hakkında

MP

Murat Pilevneli hakkında…

Dünyada kaç insan vardır ki, insana keyif verir, enerji verir, azgınlık hissi verir! Kaç insan vardır ki, para kazandığı işini bırakıp sevdiği şeyi meslek edinir, ve bu işte en iyi hale gelir? Kaç insan vardır ki benim gibi birinin en yakın arkadaşlarından biri olabilir? Onunla ister iş için ister başka bir şey için tanışın, aklınız varsa, onu kazanın!!!

Murat Pilevneli’yi tanıyalı belki yirmi yıl oldu. Babası Mustafa Pilevneli’den gelen yeteneğini zamanımıza ve farklı alanlara uydurmayı becerebilen nadir insanlardan o. Tablo gibi bahçeler yapabilen, her bir çiçek ya da ot hakkında saatlerce konuşabilen biri olduğunu bildiğim için de Milliyet gazetesi ilavesinde editörlük yaptığım sırada, onun bize yazı yazmasını istemiştim. O gün bu gündür Murat, bahçeleri ve yazıları hayatımızda.

Nora Romi

Murat Pilevneli

Murat Pilevneli

Paylaş Stumble Upon Facebook

169 adet yorum var

  1. hande on 01 July 2006 6:44 am

    Murat bey, çok hoş bir site hazırlamışsınız hayırlı olsun.
    Linklerde bizim firmanın da adını görmek beni çok mutlu etti
    Başarılarınızın devamını dilerim Hoşçakalın

  2. Gülizar on 01 July 2006 7:00 am

    Murat Bey Merhaba,
    Çok güzel bir site hazırlamışsınız. Birikimlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler. Size birkez daha hayranlık ve kıskançlık duydum….:)

  3. Selim Gülçelik on 02 July 2006 2:18 pm

    Sevgili Murat

    İnşallah Sayfaların bol inekli olur.

  4. Hüseyin Çelik on 19 July 2006 6:37 am

    Murat bey merhaba, maviyemiş – likapa konusunda 1996 yılından bu yana çalışmalar yapmaktayım. Şu anda Türkiye de 100 dekarın üzerinde kapama likapa bahçesi var ve bunlar tamamaen kültür çeşitleri ile kurulu. Eğer http://www.maviyemislikapa.com.tc adresine girerseniz orada tüm bilgi ve gelişmeler hakkında bilgi bulacaksınız.

    Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK

  5. Hüseyin Çelik on 19 July 2006 6:55 am

    Cranberry (turna yemişi veya acı yemiş olarak isimlendireceğim) konusu üzerinde de çalışmalarım var ve Samsun bafra – Çarşamba ovasındaki bataklık alanlarda ilk denemelerimize başladık. Bölgemde alternatif ürünler konusunda çalışmalara ara vermeden devam ediyorum

  6. Bahcevan on 19 July 2006 12:18 pm

    Hüseyin Bey,
    Ellerinize, bilginize sağlık.
    Çalışmalarınızla ilgili link verdim.
    Yan tabloda görebilirsiniz.
    Dilerim bu iki faydalı meyve, sayenizde Türkiyede bol tüketilsin…
    Kolay gelsin.

  7. Sema Kaygusuz on 06 September 2006 4:35 pm

    Sevgili Bahcevan,
    Benim yetmis metrekarelik yeni edindiğim bir bahçem var. Eski ev sahipleri malta eriğini çok seviyorlarmış anlaşılan. Tam üç tane var. İşçiler ben yokken, anız yakmışlar. İki ağacın ateşi gören yaprakları kupkuru oldu. Şimdi dökülüyorlar. Baktım dallarında bir şey yok. Şimdi ben o dalları budayayım mı budamayayım mı bilemedim.

    Burası öğlene kadar güneş alan bir yer. Akşam dörtte olduğu gibi gölge oluyor. Üç hafta önce çim ektik gayet güzel çıkıyor (biliyorum çimden hoşlanmıyorsunuz ama öyle bırakmayacağım tabii.) Onar tane sümbül ve lale soğanı, çirkin bir duvarın önüne harika bir manolya ektim. Yapraklarının arkası kadife kahve olanlardan:)) Büyücek bir defne, üç dört tane tombul mazı ektim. Şimdi sıra ekilecek çiçeklere geldi. Hala düşünüyorum. Erica? Kardelen? Başka?

    Asıl olarak sorum şu. Bu bahçe apartmanların arasında kaldığı için çevreleyen duvarları bitkilerle örtmek istiyorum. Önerileriniz nelerdir? Salkımsümbül, borazan çiçeği sarmaşığı olur mu? Bir de… İzmir’de bir evin yazlığında çiçekleri vanilya gibi kokan muazzam bir sarmaşık görmüştüm. Sahipleri biz onu Ingiltere’den getirttik diye hava attılar, çiçeğin ismini söylemediler. Çatalsı eşeyleri olan iri beyaz çiçekli bir sarmaşık geliyor mu aklınıza?

    Iyilik ve dostlukla
    sema

  8. Bahcevan on 06 September 2006 9:24 pm

    Sema Hanım, merhaba.
    Bahçeniz küçük ama sevimli anlaşılan.
    Malta Erikleri yapraklarını patlatabilir (gövde sağlamsa). Daha yaz bitmedi…
    İlkbaharda hala bir hareket yoksa, budayın.
    Hangi şehirde oturuyorsunuz?
    Duvarları örtecek sarmaşıkmı, çit bitkisimi istiyorsunuz?
    Duvarlara vantuzsuz sarmaşık sardırma işi biraz zor (Borozan gibi). Tel, kafes, herhangi bir yardımcı lazım, yoksa bir gün yerlere serilebilir!.
    Bambu nasıl, severmisiniz? Yarı gölgeli bahçelerde estetik çit için bu bitkiyi çok kullanıyorum.
    Duvara yapışan Hedera sarmaşığı, beraber büyüyecek Clematis ya da yasemin, bu bitkilere ne dersiniz?
    Yazdığınız sarmaşığın resmi olsa seceresini veririm ama tarif yasemin gibi geldi.
    Kolay gelsin.
    MP

  9. engin ersöz on 27 September 2006 11:05 am

    Sayın Pilevneli,

    Öncelikle her konuda bizlere ip ucu veren bu siteyi kurduğunuz ve devam ettirdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Benim bir fikre ihtiyacım var ama e-mailinize ulaşamadığım için buradan sormak istedim.Umarım sakıncası olmaz. Ankaradaki bahçemin etrafını çitle çevirmek istiyorum. Hem ankarada hem de beytepe de olmam nedeni ile kış sert geçiyor. Bu amaçla mazı, lükstrün, taflan ve şimşir örneklerinden mazının görünümü ve bakımının zorluğu, şimşirin ekonomik olmayışı ve taflanın da hızlı büyümemesi nedeni ile lüxtründe karar vermeliyim diye düşünüyorum. Sizce bu karar doğru mu doğru ise doğru ay ve sıklık (varsa tür) nedir?
    Saygılarımla

    Doç.Dr.Engin ERSÖZ

  10. Sema Kaygusuz on 27 September 2006 8:47 am

    Sevgili Bahcevan,
    Maltaeriği ağacım yeni yapraklar verdi. Sizden yanıt gelene kadar bir şey yapmayayım dedim, iyi ki yapmamışım.

    Size yazmayı unutmuşum, ben Istanbul Yıldız’da oturuyorum. Çit ve sarmaşık önerileriniz için sagolun. Hemen çalışmaya başlayacağım. Yalnız şu bambu meselesini düşünmem lazım. Başedemem diye korkuyorum. Bu arada sözünü ettiğim bitki -hani adını bulamamıştım- meğer çarkıfelekmiş. Resmini sitenizde gördüm. İlginiz için sonsuz tesekkürler.
    sema

  11. Bahcevan on 28 September 2006 4:39 pm

    Engin Bey,
    Merhaba.
    Ligustrum iyi seçim. Yaprağını döken’mi dökmeyen mi düşünüyorsunuz?
    Döken türler soğuğa en çok dayananlardan.
    Ligustrum alacağınız fidanlara göre aralıkları değişebilir. 30-40 cm. saksılı alıyorsanız dikimde yaprakların arası 10 cm. kalacak gibi dikin.(45 cm. de bir saksı gibi.)
    Dal dal satılan poşetli bitkileri seçiyorsanız bunlarıda 15-20 cm. arayla dikmenizi tavsiye edebilirim.
    Yaprağını döken çitler en güzelleri.Kayın,alıç süper gelişebiliyor. Benim çitlerle ilgili bir yazım var, belki o yazıda size fikir verebilir.
    Saygılarımla.
    MP

  12. engin ersöz on 29 September 2006 6:06 am

    Sayın Pilevneli

    1998-2006 tüm aylık yazılarınızı print ettim ama hangi sayıda hangi yazı var çok iyi bilmiyorum yavaş yavaş ilgilendiğim yerleri mutlaka okuyacağım. Yardımınız çok faydalı oldu teşekkür ederim.
    Saygılarımla
    Engin ERSÖZ

  13. B.Kurtuluş BULAN on 10 October 2006 7:44 am

    Hazırladığınız site için çok teşekkür ederim. Gerek tasarımı gerekse içeriği sade, yormayan ve anlaşılır. Bundan sonra elimden geldiğince takip edeceğim. Tanıştığımıza memnun oldum. Saygılarımla.
    B.Kurtuluş BULAN
    Peyzaj Mimarı

  14. Bahcevan on 10 October 2006 6:17 pm

    Projelerinize bir katkım olacaksa, sevinirim…
    MP.

  15. Sevengül Sönmez on 29 October 2006 11:58 am

    merhaba,
    sitenizi sıkça ziyaret edip küçücük bahçem için pek çok şey öğreniyorum. yaratıcılığınızı ve doğa ile kurduğunuz samimi ilişkiyi severek okuyorum.
    üsküdarda oturuyorum, yirmi beş metrakarelik küçük bir bahçem var, süs yoncası ektim; duvar ve çitleri kapatmak içn de çeşitli sarmaşıklar var. bahçede ben gelmeden önce dört tane yediveren gül vardı. Şimdiye kadar pek çok şey yolunda gitti; ancak bugünlerde yoncalar da dahil tüm bitkilerin yapraklarında ve çiçeklerinde küçük delikler var, bahçeye akşamları çokça salyangoz geliyor ve bugün fark ettim ki karınca da var… bu deliklerin nedeni bu sevimli küçük yaratıklar mı acaba ? ne yapmalıyım ?
    burası gölge bir bahçe çiçekliğin bir kernarına erika dikmiştim ancak hepsi kuruyor, erikaya nasıl bakacağımı da bilemedim
    amerikan sarmaşığı ile ilgili, bahçeye dikmek isityorumi komşu bahçelerde ve koruda var, kopardığım dalları suya koyup köklendirmeli miyim ?
    son sorum da hercai menekşeler ile ilgili, bahçenin küçük bir alanına diktim ama bir türlü mutlu olmadılar, bahçenin farklı yerlerinde kasımpatı türünden çiçekler var, onlar çok şenlikli, sürekl çiçek açıyorlar; ama menekşeler üzgün, on beş günden daha uzun bir süre oldu dikeli; tabii artık onların da yaprakları ve çiçekleri delikli…
    zamanızı çok almamış olmak umuduyla
    sevgiyle
    sevengül

  16. Ahmet Demirci on 29 October 2006 2:16 am

    Sevgili Murat bey,

    Ben Ankara’dan 20 yaşında bir gencim. Yıllar boyu bitki yetiştiriciliğine olan merakım, yazılarınız ve verdiğiniz bilgilerle nitelikli bir hal almaya başladı. Öyleki bende ileride profesyonel anlamda bitki yetiştiriciliğini düşünmeye başladım. Çalışma alanınızda Türk insanının çokta aşina olmadığı bir düzeyde olduğunuzu izlemliyorum ve bundan kendi adıma mutluluk duyuyorum. Büyük bir eksik doldurulmuş. Başarılar diler, teşekkür ederim…

  17. Bahcevan on 29 October 2006 1:13 pm

    Merhaba, bence sizin bahçeye iyi ilaçlama, bakım lazım.
    Sorunlu yaprak numunelerini en yakın tarım il müdürlüğüne götürüm,  yardım ederler.
    Konu böcekler! Bilmeden ben söyleyemem.
    Erikalar ile ilgili eski bir yazım vardı, ona baktınızmı?
    Amerikan sarmaşığı için, ilkbahar başlamadan çelikler almalısınız, köklendirme tozuna batırıp  su geçirgen iyi toprağa dikin…Şimdi olmaz, suya koyduklarınız sadece dekoratif durur!.
    Hercai menekşeler daha toparlamadığı için iyi gözükmüyorlardır, bir iki haftaya alışırlar, bunlar kış bitkisi’dir, seralar’da üretilip satılırlar, siz yeni çıkmış çiçek almışsanız, bunların adaptasyonu vakit alabiliyor, korkmayın.
    Güller o gölgeli bahçede nasıl açıyorlar, merak ettim? Külleme hastalığı yokmu?
    Salyangozlardan kurtulma yöntemini anlatan bir yazım vardı, işinize yararsa bakın.
    MP.

  18. Sevengül Sönmez on 29 October 2006 3:48 pm

    merhaba,

    ilginize çok teşekkür ederim; erikaların durumunu anlamadım doğrusu, orta büyüklükteki bir saksıda iki kök büyütmüştüm, tuhaf bir biçimde kuruyorlar; bu kadar dayanıklı bir bitkiye ne yaptım bilemiyorum; menekşeleri çiçekli almıştım; haklısınız; umarım toparlanırlar. Güller ise her şeye inat tomurcuk veriyor; bu sabah baktım pembe pembe gülümsüyorlar…

    sevgiyle ve dostlukla
    SS

  19. fikreteren on 13 November 2006 6:48 pm

    merhaba murat bey. sizinle yıllar önce gazetedeki yazılarınızla tanışmıştım. sonraları o gazeteden ayrıldınız. gözlerim başka gzetelerde sizi aradı.maalesef bulamadım. yıllar sonra kızımıa internet alınca sizi buldum. sanki dünyalar benim oldu. bahçeyi ve çicekleri çok seviyorum.bilgilerinizden istifade etmek istiyorum. yaşım 55 öğrenmenini yaşı yoktur diyorum. iyi günler dilyorum.

  20. Bahcevan on 13 November 2006 7:14 pm

    Hoş geldiniz,
    işinize yarıyorsam ne mutlu bana.
    Daha dolu eski yazım var, fırsat buldukça ekliyorum.
    Özellikle istediğiniz bir konu olursa,
    bana yazın, cevaplarım.
    Saygılarımla.
    MP

  21. Canan Özcan on 24 November 2006 11:13 am

    Merhaba Murat Bey,
    Ben Ankara’da oturuyorum.Emeklilik döneminde bitki yetiştiriciliği ile ilgili bir işte profesyonel anlamda uğraşmayı düşünüyorum.Bu yüzden bu konuyla ilgili bilgilerimi artırıp, döküman toplamak için internette gezerken sizin siteniz ve yazılarınızla karşılaştım. Nitelikli yazılarınız benim için çok verimli oldu ve ilerisi için beni cesaretlendirdi. Bundan sonra da yazılarınızın takipçisi olacağım. Başarılar diler,teşekkür ederim.

  22. derya on 24 November 2006 11:26 pm

    murat bey,kusura bakmayın “buldumcuk delisi” oldum sitenizi görünce,bu yüzden biraz uzun olabilir yazım.
    Bir:sizin yazılarınızı basında gördükçe ve hatta ille de görmeye çalışarak (iş yerimde birçok gazete okuyorum ve hangi gün hangisindeydiniz i aklımda tutamıyorum)okuyordum.şimdi hem de sitenize ulaşmış oldum.
    İki:hem de beni o şahane sarılgan clematis’le tanıştıran kişisiniz (bir yazınızda).şimdi iki tanem var.
    Üç:biz amatörlere bıkmadan yanıt yetiştirmeniz harıka
    Dört:ortancalarımın budaması ile ilgili,yetersiz açıklamalarla karşılaşacağımdan korkarak bakınırken sizin verdiğiniz bilgileri okudum.umarım pratiğimde başarılı olurum.altı yıldır iki büyük saksımda ortancam var,ama budarken elim varmıyordu onları makaslamaya.bazı yıllar da budamadım zaten,ben korktuğum için geçen bahar babam budadı.her yıl milyon tane çiçek verirken bu yıl cılızca dört-beş tane açtılar.ödüm kopuyor olumsuz bir şey olacak diye.çünkü onlar benim 20 metrekarelik terasımdaki yaklaşık 120 çiceğimden en sevdiklerim..
    ortancalarımı bu sene hiç budamasam da olabilir mi?sonucu ne olabilir?

    şimdiden teşekkürlerimle
    saygıyla

  23. Bahcevan on 25 November 2006 6:43 pm

    Merhaba,
    Ben öğrendiklerimi paylasmaktan hoşlanıyorum, bilipte saklamak neye yarayacak’ki?
    Küçük terasınız’da bir bahçe yaratmışsınız, tebrik ederim.
    Ortancalar ile ilgili sorunuza gelirsek, seneye ilkbaharda bitkileriniz budanmazsa birşey olmaz, daha da büyürler, o kadar.
    Siz o zaman biraz gübreleyin, yeterlidir. Çiçekler için potasyumlu, yapraklar için azotlu olanları tercih edin lütfen…
    Saygılarımla.
    MP.

  24. Selma on 01 December 2006 9:58 am

    Merhabalar Murat Bey,
    Milliyet’deki yazılarınızdan sonra maalesef diğer yazılarınızı görmemiştim. Başka işlere gömüldünüz yazamıyorsunuz herhalde diye hayıflanıyordum.
    Siteyi bulduğuma çok sevindim. Yazılarınızı çok aydınlatıcı, ufuk açıcı ve zevkle okunur buluyorum.
    Site için kutlar, birikimlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.
    Nice güzel bahçelere,
    Selma

  25. gül on 05 December 2006 7:48 am

    merhaba ben evde saksılarda lale yetiştiriyorum.ancak lale soğanlarını ankara da bulamıyorum. bulabilceğim bir adres verebilirseniz çok sevinirim.

  26. Bahcevan on 05 December 2006 8:10 am

    Siz biraz geç kaldınız galba…
    Ankara’da soruyorsanız hiç bilmiyorum.
    İstanbul’da Eminönü’n de “Çiçek pazarında”, Carrefour Bauhouse ya da inşaat malzemeleri satan büyük marketlerde bulabilirsiniz.

    Saygılarımla.
    MP

  27. serkan girgin on 06 December 2006 9:27 am

    merhabalar

    bahçeyle ilgilenmeye bir ay önce başladım ve internette gezerken sitenizi gördüm. Bana çok güzel fikirler verdiniz. Teşekkür ederim. Size danışmak istediğim konu şu; Sapanca’da bir evim var ve küçük bir bahçesi var. Çok fazla güneş görmeyen bu bahçeye aralık ayı içinde neler ekebilirim. Malum Sakarya’nın iklimini biliyorsunuz. Bahçemi güzelleştirecek çiçek ve bitki önerileriniz nelerdir.

    Saygılarımı sunarım

    Serkan Girgin

  28. Bahcevan on 06 December 2006 8:45 pm

    Yazı uzun olabilir, Aralık ayıyla ilgili konuyu
    yazdığım’da size oradan daha kapsamlı cevap verebilirim.

    Ön fikir olsun diye, sizin orada Japon Akçaağaç türleri, Kameya, Açelya, Orman gülü, Ortanca iyi gelişiyor.

    Saygılarımla.
    MP.

  29. cüneyt keskin on 09 December 2006 5:24 pm

    sn. hocam ben manolya yetiştiricliği hakkında bilgi almak istiyorum ancak yeterince bilgiye ulaşamdım
    bahcemde rahmetli babamın diktiği ağac var acaba onun kozalağındaki kıp kırmızı tohumdan üretebillirmiyim yardımcı olur bilgilendirirseniz sevinirim şimdiden teşekürler
    c.keskin

  30. Bahcevan on 09 December 2006 8:39 pm

    Cüneyt Bey,
    Sorduğunuz sorunun cevabı
    http://bahcevan.com/?p=106
    sayfasında var.
    Saygılarımla.
    MP

  31. BahceNet.com on 23 December 2006 6:09 pm

    Merhabalar; bizde sizler gibi doğayı sevenlerdeniz. Sitemizi bir ekip olarak geliştirmekteyiz. Umarız beğenirsiniz. iyigünler. http://www.bahcenet.com

  32. Selma on 27 December 2006 12:45 pm

    Murat Bey Merhaba,

    1) Sitedeki soruları topluca görebilmek için siteye ayrı bir forum sayfası eklenebilir mi?

    2) Bahçenin bir bölümünü çocuklar için boş bırakmıştık. Çevresinde bodur meyve ağaçları ile çalılar olan bu bölüm için çime alternatif olabilecek, üzerine basılabilir yerörtücü önerebilir misiniz?

    3) Toprağın pH değerini öğrenmek hangi koşullarda gerekir?

    Teşekkürler
    Selma

  33. Bahcevan on 27 December 2006 7:04 pm

    Merhaba,
    Forum sayfası başka bir şablon gerektiriyor, günlük tipindeki bu sayfalara eklemem benim için biraz zor.

    Çim dışınaki yer örtücüler uzun dönemde bozulabiliyor, çocuk oyun alanına bir bitki daha öneremiyorum.

    Toprağın ph değeri toprakta belirli mineraller isteyip gelişebilen bitkiler için önemlidir.
    Örneğin sizin bahçe killi ve kiraçli toprak cinsinde ise ve siz asit seven açelya, kamelya, mavi ortanca gibi özel bitkiler isterseniz bu iş için ölçüm yapmalısınız. Çok istiyorsanız her sene toprak asitlendiriciler vermelisiniz.
    Bitkiler isteklerini dikildikleri sene sonunda ya da bir sonraki bahar da belli edecekler, ya çok gelişmeyecekler ya da sararacaklar. Bu da belirti olacaktır.
    Kireçli toprak isteyen bitkiler de var, bunlar aşırı asitte zor gelişirler.
    PH kontrolü zor iş. Bence sizin toprağa uygun bitki seçerseniz moraliniz bozulmaz.
    Ana toprak ne yapar eder özüne döner, sizin geliştirdiğiniz iyi toprakta bir süre sonra değişebilir.
    Saygılarımla.
    MP.

  34. hatice alemdar on 06 January 2007 11:46 pm

    Murat Bey,
    Siteniz için tebrikler, ilk kez bu akşam ulaştım ve 3 saattir inceliyorum. Bundan sonra da abone olurum herhalde, kitaplarda dağınık bulunan bilgileri çok güzel derlemişsiniz, teşekkürler.

    Size birkaç sorum olacak-Tuzla Tepeören mevkii de dikili bulunan bitkiler için:

    1.Mimoza dikmek istedim, yaşamaz dediler ancak ısrarlarım karşısında bir İzmir mimozası diktik.Mimozanın dayanabileceği soğukluk nedir? Soğuktan korumak için sarılması gerekiyormuş,hangi aylar arasında sarılmalı, bir de ağaç dalları dağınık ve boylu, sarma işlemi ne ile ve nasıl yapılmalı? Koca ağaç nasıl sarılabilir henüz çözüm bulamadım.

    2.Camelia’yı soğuktan korumak gerekir mi?

    3.Ufak oya fidanlarım var eğri büğrü, düzgün bir ağaç olarak yetiştirmek istiyorum. Destek çubuklarına bez bantlarla bağladım, fidanlar bir zarar görür mü? ‘ağaç yaşken eğilir’ sözünden yola çıkıp bu işi yaptım ama sonucu kötü olacaksa vazgeçeceğim.

    Teşekkürler,
    H.A.

  35. Bahcevan on 07 January 2007 9:39 am

    Merhaba,
    sözünü ettiğiniz bilinen Kıbrıs Akasyası için ise, İstanbul da bitki kışın çoğu yerde donuyor. Bunlar yarı tropik bitkiler, 3-4 derece altını pek sevmezler…Sadece sahil de, adalar da sorunsuz yetişebiliyorlar.

    Gövdeyi don’dan korumak ya da soğukta çatlamasın diye, çuvalla sarın. Ağacın tepesini de iple toparlayın.(Kar için) Sizin orası rüzgarlı ise ağaçlar donmaz, renkleri kararır, o kadar.

    Kamelya için hiç uğraşmayın o yaşar, sadece gereken asidi, rutubeti verin yeter.

    Oya ağacına gelirsek, yazın desteklerle , budayarak yetiştirin, farzedin ki o bir bonsai…

    Aynı noktadan bir iki sene bağlanan bitki gövdesi incelir, kırılabilir.
    Saygılarımla.
    MP.

  36. Nese on 14 January 2007 2:58 pm

    Murat bey merhaba,Isparta gül fidani ismarlayabilmek icin yaptigim tüm internet arastirmalari sonucsuz kaldi (Turkisch rosa Damascena-Rose Otto) diger bir tanimlamasi…
    ben Berlin de yasiyorum ve inernet yolu ile Türkiye den yurtdisina fidan satisi yapan firmalar ariyorum, bildiginiz adresler var mi?
    yardiminiz icin simdiden tesekkür ederim, selamlar.

    Not: Internet te bulabildigim cicekciler sadece buket servisi yapiyorlar, fidan yok.

  37. Bahcevan on 16 January 2007 9:21 am

    Sizede merhaba,
    Demir seracılığa sordum, ellerinde kalmamış ama spariş etmişler, Size yollamada bir sorun olmazmış. http://www.demirarboretum.com/,
    İngiltereden eski tip güllerde getirmişler. İnternette sözünü ettiğiniz işi onlar yapacakmış.
    MP.

  38. Nese on 16 January 2007 1:45 pm

    Cok tesekkür ederim Murat bey, verdiginiz adrese hemen bakacagim, ayrica, güzelim Isparta gülümüzün tanimi icin üyesi oldugum degisik bitki forumlarina,bu gül hakkinda tanitici yazilar yazarak yardimci oldum, yakin zamanlarda Türk gülü olarak registrasyon yapilmasina da ayrica cok sevindim, böylelikle dünya capinda gül yagi endüstrisinde neredeyse tek olarak anilan Bulgar gülü degil, Isparta gülü de taninmis olacak, yardiminiz icin yeniden tesekkür ederim, selamlar.

    Ekili güllerimin listesi:
    New Dawn / Maidens Blush / Rose de Resht / Rose Ispahan (Iran gülü)/ Rosa Hugh Dickson / Souvenir de Malmaison / Mdm. Pierre Oger / Zephirine Drouhin / Uetersener Klosterrose / Sweet pretty / Martine Guillot / Nahema / Tea Rambler / Rosa Muscosa

  39. Bahcevan on 16 January 2007 6:59 pm

    Tebrik ederim, dilerim istedikleriniz olur…
    Saygilarimla.
    MP.

  40. cigdemdogan on 22 January 2007 1:35 am

    tebrikler ve tesekkurler :)

  41. pilot zeybek on 26 January 2007 12:40 pm

    Merhaba Murat Bey,
    benim elim sitenizde yer alan amaryllis belladonno soğanlarından 3-4 bin adet elimde soğan var bunları değerlendirmek istiyorum, teşekkür ederim. Pilotzeybek@mynet.com

  42. zeynepemir on 06 February 2007 1:48 pm

    Merhaba Murat Bey,
    Siteniz için öncelikle çok teşekkürler.Benim sizden isteğim bir iç mekan bitkisi olan nolina hakkında bilgi almak.Elimizdeki bitki oldukça büyük(yaklaşık olarak 2 m.boy,1.5m. çap yapmış durumda)ancak köklenme yüzeysel olduğu için ve toprağı da hafif ve dağılmaya müsait olduğundan 3 senedir saksı değişimi yapamadık.Düzenli olarak çiçeksiz bitkiler için iç mekan gübreleri ile destek veriyoruz.Ancak yapraklarda sararma ve dökülme var.Ayrıca saksı sığ ve büyük olduğundan ondan daha büyük bir saksı da bulamadık.Bakımı için önerebileceğiniz bir yöntem varsa çok mutlu olacağız.Çalışmalarınızda başarılar…

  43. Bahcevan on 08 February 2007 2:08 pm

    Merhaba,
    Nolina, aydınlık, güneş bitkisidir. Biraz karanlıkta, çok kuru sıcak yerde ise yaprakları bozuluyor.
    Daha büyük saksı bulamıyorsanız, aynı saksıya kökleri biraz budadıktan sonra yeni toprakla dikin, nolinalar derin saksı sevmezler! (bonsai mantığında)
    Sıvı gübre, sulama, önemli.
    Siz acaba, kışın bu bitkiye nekadar su veriyorsunuz.
    Bitki kışın dinlenirken ayda bir su ister. Devamında, ilkbahardan itibaren haftada bir sulama yeterli…

  44. hande on 20 February 2007 8:23 pm

    merhabalar
    ben bahçemde ortanca yetiştirmeye çalışıyorum ama bir türlü beceremiyorum malesef, gölge yer ister dediler gölgeye aldım,çok sulanması lazım dediler çok suladım,tamam kurumuyor ama büyümüyorda,rengide sözde pembe ama yaprak rengini alıyor zamanla yeşil oluyor
    ne tavsiye edersiniz acaba ve gübre olarak ne kullanabilirim
    teşekkürederim

  45. Bahcevan on 27 February 2007 4:21 pm

    http://bahcevan.com/?p=104
    Bu sayfaya bakmışmıydınız acaba. Tüm şartları yazdım zannediyorum.
    Çiçekler için Potasyumlu gül gübresini ilkbahardan itibaren verin. Biraz da şimdiden budayın.
    Mutlaka açarlar.

  46. Nese on 01 March 2007 8:50 pm

    Merhaba Murat bey, “Calycanthus floridus” adi altinda bir bitki aldim, bu bitkinin Türkce adini malesef bilmiyorum, yapraklari dahil cok güzel kokulu ve sanirsam güney Amerika dan geliyor, büyük boy saksida yetistirebilirmiyim ve zehirli olan meyveleri kedi ve köpegim icin tehlikeli olabilirmi?
    selamlar.

    PS: gül bakimi konusunda da bir yazi yayinlayacaktiniz, merakla bekliyorum.

  47. Bahcevan on 02 March 2007 1:38 pm

    Merhaba,
    Calycanthaceae ailesinden olan Calycanthus‘un Türkçesi Kadeh Çiçeği imiş. Sizin sorduğunuz bitki, Calycanthus floridus Türkiyede Kızılçanak diye biliniyor. İngilizce ismi baharat çalısı (yapraklar kırılınca baharatlı bir koku verirmiş), tatlı çalı ya da çilek çalısı (çiçeklerin kokusu, ananas, çilek yada muz karışımı bir şey’miş – ben koklamadım!).

    Kızılçanak

    Kızılçanak
    Dikim için en uygun yer evinize girerken kapı önü, ya da Nisan Mayıs aylarında açtığı zaman, yakınında vakit geçirebileceğiniz yerler olmalıymış.
    Garip şekilli meyvelerini sonbahara doğru verip, üretilebileceği tohumları yapraklarını döküp, meyveler kahverengileştikten  sonra üretime hazır hale  geliştirirmiş (bitki, tohum dışında, çelikleme ile de üretilebiliyor).

    Kızılçanak meyvesi
    Her sene çiçeklerin iyi gelişimi için, çiçeklendikten sonra bitkinin budanması lazım. İlkbahar manolyası, mimoza yada leylak gibi. Bu sayede sözünü ettiğiniz zehirli meyvelerin oluşturduğu tohumların gelişimini de engellemiş olursunuz. ( kedi, köpekler değil esas tavşanlar bu bitkiye bayılırmış…)
    Bitki manolya, kamelya gibi toprakta yüksek ph oranını seviyor.
    Kızılçanağın dikileceği toprak biraz rutubetli, ortamda güneşli yada yarı gölgeli olmalıymış.
    Tam gölgede bitki gelişebiliyor ama o kokulu çiçeklerini açamazmış. Siz saksıda yetiştirmek için de bu şartları hazırlamanız lazım.
    Kızılçanak sarı çiçekli
    Kırmızı-bordo renkli çiçeklerin sarılarıda varmış. Bu türün ismi de Calycanthus floridus ‘Athens’. Dilerseniz renk olsun diye bu bitkiyi de sizin bitkinin yanına yerleştirebilirsiniz.
    Eski konularımda yazdığım Chimonanthus praecox‘un bir diğer latince ismide Calycanthus praecox imiş. İlginizi çekerse, bakın derim.
    Sorduğunuz gül bakımını, gül zamanı yazmak istiyorum, buna, biraz daha vakit var.

    Saygılarımla,
    Murat Pilevneli.

  48. Nese on 02 March 2007 5:28 pm

    Cok tesekkür ederim Murat bey, gerekli olan tüm bilgileri vermissiniz.
    Önerilerinize dikkat ederek ekecegim ve budama konusunu da ihmal etmem, bu bitkiyi berlin turizm fuarini gezerken, “Grand Türk” Cayman adasinin sergisinde ki, dekorasyon amacli sepetlere koyulmus dallar la tanidim, sergi sahibi de ismini galiba “Spice” yani baharat bitkisi gibi tanimlamisdi ve uzun aramalar sonucu bulabildim, haliyle bakiminda bir yanlislik yapmak istemedim.
    Yardiminiz icin yeniden tesekkürler.

    Not: yapraklari elbise dolaplarina koyulursa, harika koku verdigi gibi güveden de uzak tutuyormus.

    Not2: yazinin sonunda bahsettiginiz bitkiye baktim ama tanimiyorum.
    cok selamlar.

  49. Selma on 05 March 2007 8:55 am

    Merhaba,

    İstanbul’daki Peyzaj & Süs Bitkileri Fuarı’na gittiyseniz görüş ve izlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

    Teşekkürler
    Selma

  50. Bahcevan on 05 March 2007 3:03 pm

    Selma Hanim.
    Malesef gidemedim.

  51. Meltem on 14 March 2007 3:29 pm

    Murat Bey,
    Evimdeki bambuları çoğaltmak istiyorum bu arada bitki yetiştirmekten hiç anlamıyorum ama bu konuda kendimi geliştirmek istiyorum bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
    Bu arada Bankok’dan bir bitki getirdim muz ağaçlarına benzer ancak daha ağaçsı bir gövdesi olup tepeden yelpaze şeklinde muz yaprakları çıkarmakta, ismini bilmiyorum. Muz ağacı gibi dipten yavrulamış haldeyken ayırarak İzmir’e getidim saksıya ektim yaklaşık 3 aylık oldu ama sararmaya başladı ne yapabilirim.
    Bilgi ve görşerinizi paylasırsanız çok memnun olurum.
    Şimdiden teşekkürler,

    Meltem Atalay

  52. Bahcevan on 14 March 2007 9:32 pm

    Merhaba, http://bahcevan.com/?p=101 sayfasına baktınızmı?
    Bambuları kökten ayırarak çoğaltabilirsiniz.

    Traveller's Palm

    Sözünü ettiğiniz bitki, galiba, Ravenala madagascariensis, yani bir çeşit palmiye görünümlü bitki (gerçek palmiye  değil, sadece benziyor). Strelitziaceae ailesinden (starliçe). 20 metreye kadar yükselebilecek  tropik bitki. Ana vatanı Madagaskar adası’n da bol güneşli rüzgara kapalı yerlerde yetişebiliyormuş. Yaprakların dip kısmı içilebilecek kalitede su üretirmiş, bu sayede acil durumdaki gezginlere faydalı olabilirmiş… Soğuk ortamları sevmiyor.

    Sizin sakladığınız yer bu tropik iklimi sağlıyor’mu?. Acaba bitki üşüdü’mü? Yoksa diktiğiniz toprak kötümü geldi, çok mu sulandı bunları bilmeniz lazım…

  53. Meltem on 15 March 2007 9:15 am

    Murat Bey ,
    Verdiğiniz bilgiler için çok teşşekkürler, bu arada SÜPERSİNİZ aynen resimdeki bitkiyi getirmişim. Bitkim şuanda evin içinde ve evimiz gece-gündüz sıcak bir ortam,toprağı sevmediğini sanmıyorum çünkü 3.aynıda ve bu zamana kadar yeşilligini bozmamıştı. Şuanda 10cm boyunda ama fazla sulanmış olabilir ama bitkiyi aldığım yerdekiler 2 günde bir sulamalısınız demişti.Ne kadar su vermelyim sizce ?
    Peki bitkiyi yaşatamazsam tekrar temin etmem mümkünmü ?
    İlginize ve bilginize çok teşekkürler,
    Meltem

  54. hatice on 22 March 2007 2:23 pm

    merhaba yazın bahçemde adını bilmediğim ancak çiçeklerime sımsıkı sarılarak onları boğan iplik şeklinde bir bitki ürüyor elimle ayıklamama rağmen çeşitli yerlerden tekrar ürüyor bunları yok etmek için ne yapabilirim …

  55. Bahcevan on 22 March 2007 2:13 pm

    Meltem Hanım, size cevap vermekte geciktim, kusuruma bakmayın…
    Ravenala madagascariensis çok su sevmiyormuş. Toprak biraz rutubetli olsun yeterli imiş.
    Bence haftada bir sulayın.
    Çok gelişmemiş palmiyeler yazın bahçede tam güneşte bozulabiliyor, bence alıştırarak geliştikçe açık havada güneşe yerleştirin.
    Sizin toprak suyu geçirgen mi? Bakın bakalım içinde beyaz kurtcuklar yaşıyor mu?
    Kurtçuk varsa toprak çok sulu. Nametod denen bu arkadaşlar da bu sayede sizin evde yaşamaya başlamış olabilirler.
    Korkmayın size değil bitki köklerine zarar verebiliyorlar. Böyle bir durum varsa toprak kuruyana kadar sulamayı kesmelisiniz.
    Gelişme döneminde palmiyeler için özel hazırlanmış 18-18-18 karışımlı toprakta yavaş çözülen gübre kullanmanızı tavsiye ederim.
    Bu bitki iç mekan bitki satan toptancılarda ya da güneydeki büyük seralarda olabilir. Yan taraftaki VSB şirketine yada istanbul’daki Nema, Cem botanik firmalarına sorabilirsiniz.

    Saygılarımla.
    MP.

  56. Bahcevan on 22 March 2007 2:25 pm

    Hatice Hanım, elle temizlemek en doğrusu, yabani otları yok eden sıvı ilaçlar da var ama onlar sizin diğer bitkileride yok edebiliyor… Elle kontrol etseniz daha zor ama doğru olacak.

  57. zeynepemir on 28 March 2007 7:27 am

    Merhaba Murat Bey,

    Sizden ricam yaprak gübreleri hakkında bilgi vermeniz.Bu gübreleri kullanmak ne kadar doğru? Direkt olarak yaprağa uygulanan besin maddelerinin bitki tarafından alımı ne ölçüde gerçekleşir? Tercih yapmak gerekirse *Kök bölgesinden gübreleme mi
    *Yaprak gübrelemesi mi tercih edilmelidir?

  58. Bahcevan on 29 March 2007 8:08 pm

    Çok gerek varsa ikiside gerekir, sorun nedir acaba?

  59. zeynepemir on 06 April 2007 7:18 am

    Yapraklarında sararma olan iç mekan bitkileri için bu soruyu sormuştum.Aslında yapraktan gübreleme sağlıklı mı? Yoksa kesin çözümü kök gübreleri vererek mi sağlamalıyız diye merak ediyorum.
    İyi Çalışmalar…

  60. Bahcevan on 08 April 2007 6:37 pm

    İç mekan bitkilerini genelde kökten gübrelemelisiniz.
    Tepeyi yıkasanız daha doğru olur, anormal bir durum varsa yapraktan da gübre olur ama öncelikle kök.

  61. nergis on 10 April 2007 12:57 pm

    Murat bey merhaba,

    Çitler hakkında bilgi arar iken tesadüfen sitenizle bu sabah tanıştım. aslında sayenizle gelen baharın farkına vardım bile diye bilirim. Müthiş çiçekler, ağaçlar gördüm. Teşekkürler.
    Yalnız bu arada asıl konum olan çitler konusunda biraz aklım kariştı. Benim 100 metre kare saat 11:00 den akşam güneş batana kadar güneş alan Çekmeköyde bir bahçem var. Bahçemin bir kısmı 2 metrelik bir yükseltinin üzerinde konumanıyor. Yan tarafta ise komşumun bahçesi var. Bir de daha yeni yürümeye başlayan bir kızım var. Buraya bir çit bitkisi kullanarak küçük kızımın düşmesini engellemek istiyorum. Bunun için çiçeksiz kartopu, taflan, ligustrum, Pittosporum arasında kaldım.
    Siz neyi tavsiye edersiniz?

    şimdiden teşekkür ederim.
    nergis

  62. Bahcevan on 10 April 2007 4:07 pm

    Viburnum Lucidum

    Kartopunun, Viburnum Lucidum en iyisidir. Manolya gibi daimi yeşil iri parlak yaprakları var, sonbaharda kırmızılaşabiliyor, ben çok kullanıyorum.

    Ligustrum sorunsuz, ama daimi yeşil olanını tercih edin.

    Taflan bitli ve külleme hastalığına yakalanabiliyor.

    Pittosporum çok iyi ama zamanla alt dallarını boşaltabiyiyor. Çiçek kokusu süper…

    Bodurları kolay kırılabiliyor, kısa çit için şimşirde olabilir.

    Ayrıca yükselen bitkilerden Kocayemiş, Karayemiş ve Photinia olabilir.

    Sizin için resmini koydum, yeni sürgünleri ve uzun zaman yaz rengi kırmızı’dır.

    Photinia

    Birtek çiçekleri biraz kötü kokar, onlardan da hoşlanmazsanız budarsınız.

    MP

  63. arzu on 11 April 2007 5:55 pm

    Murat bey,

    Merhaba sizi bulduğuma çok sevindim. Ben çiçek ve ağaç yetiştirmeyi seviyorum. Hatta bu ilgimi bir işe çevirmek niyetlisiyim. Şu ana kadar Ziraat Fakültesinin seralarında ve Tarım İl Müd.’lüğünün düzenlediği çeşitli eğitimlere katıldım. Ancak pek tatminkar bulduğumu söyleyemem. Daha fazla uygulamaya ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Daha fazla bilgi edinebilmem için bana nereden ve nasıl başlamamı tavsiye edersiniz?

    Şimdiden tavsiyeleriniz için teşekkürler.

  64. Bahcevan on 11 April 2007 7:10 pm

    Bence büyük bir serada çalışabilirsiniz, orada bitkileri tanıyıp belki hazırlanan projeler hakkında daha fazla tecrübe edinebilirsiniz.
    Yurt dışında çok kurs var, imkanınız, yabancı diliniz varsa kurslar en doğrusudur.

  65. zeynep on 20 April 2007 12:11 pm

    Merhaba Murat bey,

    Cornus floridanın ağaç formlu,tijli olanını Istanbul’da bulabilir miyim? Yoksa ülkemizde sadece çalı formlu olanlar mı var.

    teşekkürler,
    zeynep

  66. Bahcevan on 20 April 2007 3:59 pm

    Genelde çalı formunda bulursunuz, ben tijlisini görmedim.

  67. bahçvan on 21 April 2007 11:30 am

    ya bnm size bir sorum olcak hem de acilen bn 7.sınıf öğrencisiyim öğr bizden şöyle bir ödev hazırlamamızı istedi’topraksız bitki yetişirmi’ diye lütfen bn biraz yard olabilirmisiniz aclen yapmam lazım da

  68. Bahcevan on 22 April 2007 10:31 am

    Öncelikle çok acelen olduğu belli. Türkçeni bile kısaltılmış yazmışsın, bana bir daha soru sorarken kısaltma yaparsan cevap vermem haberin olsun!.

    Orkidelerin bir bölümü, bazı su bitkileri, kimi uğraşılmış soğanlı bitkiler (sümbül yazısına bak) ve ormanlarda ağaçlarda asalak yaşayan bitkilere bak. Bizim buralarda bile var, ismide ökse otu.

  69. bedriye asımgil on 26 April 2007 6:19 am

    Sayın murat bey,
    ben balıkesir üniversitesi mimarlık bölümünde öğretim üyesiyim. Maisondaki bambu ağacıile ilgil yazınızı okudum. Özellikle beylerbeyinde devasa boyuttaki bambu ağacından bahsetmişsiniz.Ben de bambu ağacının mimaride yapı ve konstrüksiyon malzemesi olarak yer alabileceği bir yayın hazırlamaktayım. Ancak biliyorsunuz ki bunun mimaride kullanılması öncelikle türkiye iklim ve topoğrafyasında yetişebilirse ekonomik olacaktır. Ancak Türkiyenin bu ağacın yetişme koşullarına uygun olup olmadığını bilmiyorum. Beni bu konuda bilgilendirirseniz çok sevinirim.
    Saygılarımla
    Yrd. Doç. Dr. Bedriye Asımgil

  70. Fazilet Karatum on 27 April 2007 2:55 pm

    Bahçevan Bey,
    bu ne güzel sayfa… bitkileri sizin kadar tanımayı çok isterdim.
    Paşabıyığı bitkisinin latince adını öğrenmek istiyorum.
    Teşekkürler.

  71. Bahcevan on 27 April 2007 2:44 pm

    Bedriye hanım, burada yazdığım tüm bitkiler Türkiyemizde yaşayabiliyor.Bambu da bunlardan birisi…

  72. Bahcevan on 27 April 2007 2:56 pm

    Paşa bıyığı için internette burasını buldum.
    http://www.agaclar.net/galeri/showimage.php?i=2482&catid=member&imageuser=1856
    Bence bu resimdeki bitki  Caesalpinia gilliesii.
    İngilizce tercümesi Cennet kuşu çalısı ya da çöl cennet kuşu çalısı imiş…
    Sizin sorduğunuzda bu mu acaba?

  73. betül güngör on 30 April 2007 9:51 am

    Poinciana gillesii ( Cennet kuşu ) olarak ta bilinir.

  74. betül güngör on 30 April 2007 9:53 am

    Merhabalar Ben Uludağ Üniveristesi Peyzaj bölümü mezunuyum.. Yazılarınızı yeni takip etmeye başladım.. başarılarınızın devamını diliyorum…

  75. Fazilet Karatum on 02 May 2007 5:55 pm

    Evet, paşabıyığı diye bildiğim, İzmir Gümüldür’de ve Özdere’de birkaç bahçede rastladığım bu bitki. Demek ki iki adı var: Caesalpinia gillesii veya Poinciana gillesii. Çok teşekkür ederim.

  76. muammer on 13 May 2007 8:11 pm

    öncelikle çalışmalarınız için sizi tebrik ediyorum.ve devamını diliyorum.benim sorum Clematis tohumunu nerden temin edebilirim? iyi çalışmalar diliyorum.

  77. Bahcevan on 13 May 2007 8:24 pm

    Size clematislerle ilgili daha önce yazmıştım, http://bahcevan.com/?p=92 sizden sonra yabanci siteleride ekledim. Özellikle ilkinde resimler var, çeşitleri görebilirsiniz.

    Clematis tohumları Türkiyede nerede satılır hiç bir fikrim yok, yurt dışında olsa bunları satan bir sürü firma var. Örneğin http://www.seedman.com/clematis.htm.
    Burada belki sonbaharda yapımarketleride bulabilirsiniz.
    İstanbul Eminönü çiçek pazarını da deneyebilirsiniz. Orada bir sürü tohum vardı, gittiğimde sizin için bakarım. (Tohum işi dışında ,bitkiyi fideli bulma şansınız çok yüksek. İstanbulda http://www.demirarboretum.com/ , firma ile temasa geçin, belki size çok değişik türleri yollarlar.)
    clematis tohum

    clematis tohum

    Bulduğunuz bir Clematis bitkisi’nden de bu tohumları toplayabilirsiniz. Çiçekler geçtikten sonra tamamen kahverengileşecek (yeşilse beklemeniz gerekiyor) tohumları toplayıp süzek topraklı karışımla dikmelisiniz (bildiğiniz tohum ekme yöntemiyle, clematisin özel bir isteği yok). Clematis tohumdan biraz yavaş gelişiyormuş (en az bir sene, bazı türlerde bu uzayabilirmiş). Çıkan bitki topladığınız bitki gibi çiçek açmayabiliyormuş. Doğada bu işi arılar yapıyor, güzel ilginç çiçekler onlar sayesinde döllenebilir, değişiklikler olabiliyor. Karadeniz’de Orman fakülteleriyle temasa geçin, belki fidanlıkları ya da ağaç müzeleri vardır, buralardan tohum isteyebilirsiniz.
    Murat Pilevneli.

  78. zeynep on 21 May 2007 11:21 am

    Bauhaus bu sene clematis getirdi. oradan bulabilirsinz.

  79. NURCAN EKŞİOĞLU on 23 May 2007 8:39 am

    Merhaba Murat Bey,

    Bir dergide yazınızı gördüm ve sitenize girdim. Dün de sardunya ve flamingo bakımını ararken yine sizin siteniz çıktı karşıma. Çiçek yetiştirmeyi seven biri olarak böyle bir site bulmaktan çok memnun oldum.
    Fazla vaktinizi almak istemiyorum, bir kaç sorum olacak, cevap verebilirseniz sevinirim.
    Biz teras katında oturuyoruz. İlk taşındığımızda “burayı çiçek bahçesi yaparım” diye düşünmüştüm. Ama olmadı. Bir kere çok masraflı. İkincisi de kiracı olduğumuz için gerekli olan kalıcı önlemler alamıyorum. (üstünü kapatmak, güneşten korumak vb.) Üçüncüsü belki de en önemlisi; kuzeye bakıyor ve çok rüzgar esiyor, üstü açık, güneş batana kadar üstümüzde. Nisan, Mayıs, Haziran gibi çok yakıcı olmayan havalarda çiçekler çok güzel oluyor. Fakat yakıcı sıcaklarda sardunyalar bile dayanmıyor. Birçok çiçek çeşidi denedik ama hiç birisini uzun zaman yaşatamadık. Bu günlerde biraz gölgeli ve çok sıcak değil, sardunyalar ve diğerleri (cam güzeli, begonya vb.) gölgede duruyor. Hepsi şimdilik çok iyi durumda. Çiçek satın aldığım kişilerin de fikrini aldım. Ama hem çok güneş, hem de çok esiyor deyince pek ümitli konuşmadılar. Hem havadan hem yerden çift yansıma olur, ocak üstündeki tencere gibi dediler. Ben de sandık vb. şeylerin üstüne koydum saksıları yerden biraz yükseltmek için. Ben sardunya hastasıyım, çocukluğumun çiçeğidir, kokusuna bile bayılırım. Cam güzeli, begonya güneş çiçeği olduğu halde, güneşte bir gün kalsınlar hemen sararıp yaprak dökerek ölüyorlar. Size sorum böyle bir yerde ne tür bitkiler yetişir? Mevcut çiçeklerimizi yaşatmanın yolu yokmudur? Birde dün bir sitede sardunyaların yaprak ve çiçeklerine su değdirmeyin demişler. İnanamadım. Sardunya açık hava çiçeği değil mi, yağmurdan ıslanmıyor mu? Ben de tam tersine faydası olur diye terastakilerin hepsine su püskürtüyorum!!!

    Peşin teşekkürlerimle iyi günler diliyorum.

    Nurcan Ekşioğlu

  80. Bahcevan on 23 May 2007 12:58 pm

    Merhaba, aldığınız çiçekler seralarda hormonla büyütüldükleri için açık havada bazen bozulabiliyorlar. Ortancalar buna en tipik örnek.
    Sardunyalar çok su sevmez, bence aşırı sulamayın, güneş varken hiç sulamayın. Benim balkondakiler örneğin haftada bir sulanıyorlar!. Ağustosta telaş edip sulamayı artırmayın. Son olarak sulama kaplarında su kalmasın, belkide saksı diplerine çakıl dökün, su kaybını azaltabilir.
    Rüzgar ve güneşe dayanabilen bitkilerden:

    yukka
    katırtırnağı
    cosmos (rüzgar sorunu olabilir)
    lale
    tropaelum (sarmaşık)
    papatya
    mine
    buz çiçeği
    gaillardia
    sedum türleri
    alyssum
    borur karanfiller
    berberis çalısı
    ateş dikeni
    rosmarin
    nane
    kekik
    lavanta
    adaçayı
    escallonia (bu müthiş)
    iris
    kelebek çalısı
    pittosporum
    cotoneaster
    özellikle yalınkat güller (rosa rugosa)
    ağaç hatmi…

    Bu bitkileri deneyebilirsiniz. İlginizi çekerse bence müthiş, basit anlatımlı bir kitap var, ismi Right plant right place. Nicola Ferguson yazmış. İngilizce biliyorsanız sorun yok, bilmiyorsanız da işaretlerle anlatılmış, yararlı bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz. Yeni baskısını kitapçılarda gördüm. Tavsiye ederim.

    Saygılarımla.
    MP

  81. Birce on 03 June 2007 2:33 pm

    merhabalar,
    benim sorum papatyalarla ilgili. kocaman bir saksıya ekmiş olduğum papatyalar artık kurudular. papatyalar seneye de çiçek açar mı? ne şekilde bakmam gerekli?? kuruyan yaprakları ve dalları kısa bir şekilde mi kesmeliyim?? yoksa olduğu gibi mi bırakmalıyım??
    bir diğer sorum da sklamenlerle ve de genel olarak diğer soğanlı bitkilerle ilgili. bu bitkilerin mevsimi gectikten sonra soğanlarını toprakta mı tutmak gerekir,yoksa topraktan cıkartıp siyah bir poşete mi koymak gereklidir?? toprakta kalacaklarsa, sulamak gerekir mi?? yada toprakta ama siyah bir poşetin içine mi koymak gerekir?? örneğin lilyumlar, sümbüller??

    cok teşekkur ederim

  82. Bahcevan on 03 June 2007 4:07 pm

    Bence papatyalari bu sekilde saklayin.
    Soganlarla ilgili:
    http://bahcevan.com/?p=66
    http://bahcevan.com/?p=16
    http://bahcevan.com/?p=11
    ve son olarak
    http://bahcevan.com/?p=114
    bu sayfalara bakin lutfen…

  83. NURCAN EKŞİOĞLU on 05 July 2007 7:39 am

    Günaydın Murat Bey,

    Nasılsınız? Size bundan önce de iki kez yazmıştım, ama henüz yayınlanmadığını görüyorum.(Yukardakinden hariç) Umarım rahatsız etmiyorum…mesajlarımı okuduysanız sardunyalara “taktığımı” anlamışsınızdır. Son sıcaklar terastaki çiçeklerin hemen hemen tamamını bozdu. Harika açan sıklemen rengi bir sardunyam vardı. Sarardı soldu, çıkarıp baktım kökü bile kalmamış!!! Halbuki toprakta herhangi bir zararlı da görmedim…Bozulmakta olan sardunyaları kurtarmak amacıyla saksı değişikliği yapılabilir mi? Gölgedeki cam güzelleri bile açmaz oldu, yaprakları küçüldü. Hiçbirine potasyumlu sıvı gübrenin bile faydası olmadı. Çiçekleri ve toprağı görünce almadan duramıyorum. Ama aldıklarımı ne yazık ki terasta yaşatamıyorum, hevesim fena halde kırılıyor. Yeni çiçekler dikmek için zaman geçti mi artık? Bu tarihten sonra neler dikilebilir?

    Peşin teşekkürlerimle sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

    Nurcan Ekşioğlu

  84. Leyla Memiş on 06 July 2007 8:33 am

    Murat Bey, ne iyi ve faydalı bir sayfa düzenlemişsiniz.Yeni buldum.Her boş anımda okuyorum.Ellerinize sağlık.Teşekkürler.
    Dr.Leyla Memiş

  85. Bahcevan on 06 July 2007 10:06 am

    Nurcan hanim, hala yapabileceginiz isler var, lutfen
    http://bahcevan.com/?p=110
    http://bahcevan.com/?p=3 sayfalarina bakin.
    Fidanliklarda bitkiler satiliyor, saksida tuttugunuza gore sorun olmaz.
    Bence sardunyalari cok suluyorsunuz, biraz rahat olun.

  86. zeynepemir on 10 July 2007 6:48 am

    İyi günler Murat bey,
    Benim sorunum Leylandi ile ilgili,yaklaşık 7 yıl önce 3.5-4m. olarak diktiğimiz leylandi çiti bu bahar tepe ve yan dal budamasıyla 6.5-7m.civarında.Ancak içlerinden birinde tepeden kuruma başladı.Bu konuda neler yapabilirim.
    Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler…

  87. Bahcevan on 18 July 2007 12:48 pm

    Merhaba, Leylandii yakin dikildigi zaman aralardan bozulabiliyor, kisin asiri ruzgardan devrilebiliyor.
    Belki gubre verdiniz bu yakti, aradan bozulmasi normal, genelde bozuluyorlar.
    Ben bu sebepten leylandii citi hic kullanmam…
    Uzgunum, iyi haber veremiyorum, kurumalar belkide dahada fazlalasabilir, hazirlikli olun.
    MP

  88. aysintunc on 31 July 2007 2:36 pm

    İyi günler Murat Bey,
    Öncelikle siteniz için tebrikler.çok güzel ve faydalı bilgiler ile dolu.Benim sorum şu;
    Bahçemde phoenix’ ler var.kışın dondan korumak için ne yapabilirim?Nasıl bir materyal ile ne şekilde sarmam doğru olur?
    Teşekkürler.İyi çalışmalar

  89. sevtap gümüş on 03 August 2007 7:25 am

    merhaba murat bey,
    ben size ikinci kez yazıyorum..bir önceki yazımda küçük bahçemle ilgili ipuçları istemiştim…çok yoğun olduğunuzu tahmin edebiliyorum..ama yine de tekrar yazmak istedim…bahçem kuzeye bakıyor çok az güneş alıyor akşam üstleri..toprak rutubetli sayılır..iki tane erik ağacı bir tane zakkum çiçeği var.. geri kalan kısımları güzelleştirmek istiyorum..ne önerirsiniz..hangi bitkide şansım daha fazla olur ..
    çok teşekkür ederim…

  90. Bahcevan on 03 August 2007 12:49 pm

    Aysin Hanim,
    Palmiyeleri Teris Kumasi, ya da bildiginiz kendir-keten cuvalla sarmaniz gerekiyor. Sakin naylonla sarmayin, kesin donar.
    Bir tek tepeyi baglayip büzün, govdeye kadar sara sara kapatin. Palmiyelerin yapraklari korursaniz yeterli. Govde zor donar.

  91. Bahcevan on 03 August 2007 12:52 pm

    Serap Hanim, hangi sehir, neresi icin soruyorsunuz acaba?
    Mesela Istanbulun Trakya ile Anadolu yakasi topraklari farklidir.

  92. Murat Bayizit on 18 August 2007 1:59 pm

    Murat Bey merhaba;

    Gıda yüksek mühendisiyim. 1 yıldır yabani blueberry reçeli projesi üzerinde çalışıyordum. Ortağı olduğum bahceden reçel fabrikasında bu ürünü çıkartmayı başardık.Tan bir sağlık meyvesi olan blueberry ile ilgili bu üründe insanların faydalanmasını diliyorum.

    saygılarımla

    http://www.bahceden.com.tr

    http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=15&hn=4611

  93. mehtap on 21 August 2007 11:29 am

    benimde şans bambusu adı verilen bambulardan var.vazoda suyun içerisinde bakıyorum.15 günde bir suyunu değiştiriyorum.bu bambuları saksıya diken arkadaşlarda varmış.bende bu şans bambularını saksıya diksem nasıl olur yada saksıya dikilir mi?
    birde bambuların yapraklarının uçları sararmaya başladı ne yapabilirim ve neden sararır?
    bilgilerinizi bekliyorum.şimdiden teşekkürler

  94. Bahcevan on 21 August 2007 2:52 pm

    Mehtap Hanım,
    Şans bambuları fazla güneşte kaldıklarında ve kireci bol, filtrelenmemiş, dinlenmemiş sularda sararabiliyor. En iyisi filtrelenmiş su ya da içme suyu.
    Toprağa dikilebilir ama toprağın kumulu suyu geçirgen olması, saksınında dibinde çok su süzülücü delikleri bulunması gerekiyor. Bildiğiniz gibi sulamaya devam etmelisiniz, bir şartı var, tepe toprak biraz kuruyunca tekrar sulanması gerekiyor, bunu kontrol edip siz ayarlayın, gün hesabını tecrübeyle edinebilirsiniz.

  95. mehtap on 22 August 2007 4:09 pm

    merhaba Murat Bey
    bu güzel site için teşekkür ederim.sorularımıza hemen cevap vwermeniz beni çok mutlu etti.bambularıma kireçli su veriyordum.artık dinlenmiş su vereceğim.
    benim birde küçücük bir kaktüsüm var.kaktüsün fazla su istemediğini düşünüyordum ve satan kişide haftada bir su verin demesine karşı bir sitede bazı kaktüslerin suyu çok sevdiğini ve kaktüsüde kuruyunca sulamam gerektiği hakkında bir bilgi vardı.kaktüsümün cinsini bilmiyorum.sizce ne kadar sürede sulamalıyım.
    teşekkürler

  96. Bahcevan on 24 August 2007 4:40 pm

    Kaktusler suyu sever dogru ama kararinda olmali.cok sulanirsa curur. Bence toprak kurudukca su verin.

  97. sevtap gümüş on 27 August 2007 10:50 am

    tekrar merhaba.hangı sehırde nerede oturdugumu sormustunuz.istanbul anadolu yakasindayım.kandillinin ust tarafinda kaliyor . bahçem için önerilerinizi bekliyorum. tesekkurler

  98. Bahcevan on 27 August 2007 1:53 pm

    Serap hanım,
    Ortanca, hosta, helleborus, cam güzeli, kış için menekşe, açelya, iris, aucuba, ruscus, fatsia japonica, mahonia, skimmia, bodur karayemiş, şimşir, arap saçı, hypericum, vinca ve yer örtücü sarmaşık hedera.
    Bu bitkiler sizin bahçede yaşayabilirler.

  99. Yılmaz on 06 September 2007 1:23 pm

    Arkadaşlar Şu Amerikan sarmaşığı satan bir yer bulamadım .Koca İstanbul da çok nadir bir sarmaşık herhalde. Satan bir yer biliyorsanız ve yardımcı olursanız sevinirim.

  100. Bahcevan on 06 September 2007 2:34 pm

    http://www.demirarboretum.com/ Istanbul, Kisiklida, ne boy isterseniz bu fidanlikta var, hatta ithal 3-4 metre yetiskin olanlar bile satiliyor.
    Tel. 216.4223203/4223203

  101. yusuf on 10 September 2007 8:24 am

    Merhaba Murat bey.Ben bahçemde yapacağım kış budaması esnasında kullanmak için aşı macunu arıyorum fakat gross marketlerde satılanlar hem pahallıya geliyor -bahçemde çoook ağaç var- hemde uzun vadede deforme olup asalak organızmalara yuva oluyorlar.Kendi hazırlayabileceğim ve bileşenlerini kolaylıkla bulabileceğim bir aşı macunu tarifi verirseniz çok sevinirim.Net te bulduğum tariflerin kimyevi bileşenlerini bulamıyorum.Ben zift,otomobillerde kullanılan boya wax ı gibi yüzeye tam yapışan ve deforme olmayan materyalleri kullanmayı düşünüyorum.Sitenizde verdiğiniz bilgiler ve bizlere olan yardımlarınız için de çok teşekkürler.

  102. Bahcevan on 10 September 2007 4:17 pm

    Asi macununun istilip suruleni daha ucuzdur. Bir alternatif parafin olabilir.

  103. Yusuf on 10 September 2007 7:32 pm

    Bir şey daha öğrenmek istiyorum.İstanbulda belediye ağaçları budadıktan sonra budanmış bölgeye kırmızı renkli bir sıvı sürüyor.İşi yapanlara sordum fakat ”aşı macunu” dışında maalesef onlar da ne olduğunu bana söyleyemediler.Şu an bu renkte sıvı ile boyanmış İstanbulda binlerce ağaç var.Acaba sizin bu konuda bir bilginiz var mı?Verdiğiniz bilgi için teşekkürler,iyi çalışmalar.

  104. Ozan Süner on 11 September 2007 8:19 am

    slm, uzun uğraşlar sonunda internette bir tek sizi bulabildim danışacak. Bahçemizin duvarını kaplayan ve bununlada kalmayıp neredeyse tüm bahçeyi, bitkileri ve yavaş yavaş evimizi ele geçirmeye başlayan sarmaşığımız var. Bu bitkiden kurtulmanın yollarını söyleyebilir misiniz? Bir arkadaşım köklerine tuz ruhu dökmemi tavsiye etti ancak böyle bir durumda diğer bahçe bitkilerinin de zarar göreceğini düşünerek şimdilik bu uygulamayı yapmadım. Yardım edebilirseniz sevinirim.
    Saygılar

  105. Bahcevan on 11 September 2007 2:26 pm

    Yusuf Bey, iste bu kirmizi sivi, isitilip surulen asi macunudur.

  106. Bahcevan on 11 September 2007 2:32 pm

    Ozan bey,
    Sarmasigi dipten kesin. Yeni surgunler ciktigi zaman Roundup isimli ot oldurucu ilaci bu surgunlere sıkın.
    Koklerede isleyecegi icin sarmasiktan kurtulursunuz.
    Tek cozum budur. Diger komsu bitkilere dikkat edin lutfen…
    http://www.roundup.com/
    http://www.ozeroglu.com/monsanto.asp

  107. Erdal Arıcı on 11 September 2007 4:36 pm

    Çam ağacı altında yetişen bitkiler arıyordum.Sitenizi böyle keşfetmiş oldum.Saydığınız bitkiler arasında Müge’den bahsediyordunuz.Bu çiçeğin resimlerine baktığımda hayran oldum.Ayrıca, bu çiçeği bulduğunuzda bana haber verin diyordunuz.Arayan çokmuş.Bu arada yaşım 39.Çalıştığım fabrikada emeklliğime 7 yılım kaldı.Sonrasını düşünüyordum.Müge yetiştirip satsam mı diye düşündüm uzun süre.Online çiçek sitelerine ve diğer çiçekçilere baktığımda bu çiçeği hiç göremedim.Bir sebebi olmalı dedim kendi kendime.Ne dersiniz benimki boş bir hayal mi?
    Bir konu daha vardı.Mum çiçeği.İnternette bu çiçeğin türlerine baktığımda çok hoşuma gitti.Eskiden evlerde çok bakılırmış.Yabancı bir site var.Mum çiçeğinin her türünün çeliğini satıyor.Ben bunlardan edinmek istiyorum.Dışarıdan çiçek getirtme imkanı olurmu?Kolay değil sanırım.Bilgi verirseniz sevinirim.

  108. Bahcevan on 12 September 2007 5:51 pm

    Bende 39 yasindayim, kendimi kotu hissettim bir an…
    Muge cicegini gorememenizin 2 sebebi var. Birincisi acma mevsimi simdi degil, ikinciside bizim dogdugumuz yillarda moda iken simdi yerinde baska bitkiler var.
    Yetistirirseniz nekadar pazarlayabilirsiniz bilmiyorum, insanlar hep uzun sure acan, kaybolmayan bitkileri tercih ediyorlar.
    Mum cicegini amator semt seralarinda belki bulursunuz, kaucuk, pasa kilici gibi bitkileri satiyorlarsa bu bitkide mutlaka vardir. Ben gorursem size mail atarim.

  109. Erdal Arıcı on 12 September 2007 9:17 pm

    İlginize teşekkürler.
    Ben Lüleburgazda yaşıyorum.Burada pazara sırf çiçek bakmak için gidiyorum.Çünkü evimin yakınında 3 tane market var.Her ihtiyacımızı oradan karşılıyoruz.Çiçekte olsaydı iyi olurdu doğrusu.Pazarda fazla seçenek olmuyor maalesef.Size bir çiçek ismi soracaktım.Bahçemde var.Rengarenk açıyor.Kısa boylu,yaprakları iğnemsi,çok kısa süre açıyor.Sabah saat 10-12 arası çiçekli görüyorum.2 bilemediniz 3 saat.Eşim uçtum kaçtım diyor ismine.Bu isimde nette bulamadım hiç.Eminim siz biliyorsunuzdur.
    Her zaman burada yazılarınızı görmek istiyoruz.

  110. Bahcevan on 14 September 2007 11:02 am

    Pek anlamadim ama galiba ipek ciceginden bahsediyorsunuz.
    Kisa sure acmasi gunesle alakali, bu bitki cok gunes ister ne kadar gunes gorurse o kadar  acar, gece kapanir, dinlenir.
    Cok ari ceker!…

    http://www.hort.purdue.edu/ext/senior/flowers/images/large/portula1.jpg

    Sordugunuz resimdekimi acaba?

  111. Erdal Arıcı on 14 September 2007 7:15 pm

    Sizin bileceğinizden emindim.Evet,çiçek o,ipek çiçeğiymiş demek.Teşekkürler.

  112. mariye on 22 September 2007 12:10 am

    ya ben geçenlerde bi mağazaya gittim ve bambu çiçeklerinin saksılarının altında kırık üç tane dal vardı.bende aldım onları ve eve getirdim bardağa koydum ama nasıl olur bakımı büyümesi hiç bişey bilmiyorum lütfen bilgilendirin beni bu arada şans bambusuymuş bu

  113. Bahcevan on 22 September 2007 5:44 pm

    Merhaba,
    http://bahcevan.com/bambular-marie-claire
    yoruma bakın lutfen.
    Kırecsız dınlenmıs suyla besleyın…

  114. berran on 01 October 2007 2:00 pm

    evde gardenya çiçeği yetiştiriyorum.iki üç yıldır pek gelişme gösteremedi ve yaprakları kararıyor.yaprakları olmamasına rağmen çok güzel kokan çiçekler verdi.yaprakların rengi de koyu yeşil olamıyor bir türlü.bana neler öneririsiniz.kışın ne yapmalıyım.

  115. Bahcevan on 01 October 2007 3:38 pm

    Berran hanim, suyu musluktan dolduruyorsaniz ve fazla kirecliyse sorun olabilir. Dinlenmis, filtrelenmis su kullanin.
    Gardenya icin dikimlerde siyah asitli yoprak kullanmaniz gerekiyor(marketlerde hazir boceksizleri vardir).
    Topragi degistiremeyecekseniz bence ic mekan bitkileri icin yesil yaprakli bitkilere uretilmis sivi gubreleri denemeniz gerekiyor. Ilkbahara dogru cicek actirici guano isimli gubreyi kullanin.
    Gardenyaniz rutubetli, bol isikli bir yerde duruyormu? Karanlikta kalirsa sorun cikartir. Arada yapraklarida sulayin…
    Saygilarimla.
    MP

  116. Magnolia - Magnolia on 14 October 2007 10:15 am

    Murat beyciğim, bayram boyunca çok yağmur yağdı ve halen yağıyor. Aceba bitkiler sudan boğulurmu ? Geçmiş doğum gününüz kutlu olsun..

  117. Bahcevan on 14 October 2007 3:17 pm

    Selim Beycigim, bogulmazlar bogulmazlar!
    Onlarda bayram etti.
    Dogum gunum icin tesekkur eder, yagmurun hayatimizi zorlastirmadan hic dinmemesini dilerim………………………
    MP.

  118. Eyup Tasbogaz on 23 November 2007 6:26 am

    Sevgili Murat,

    Siteni bir kaç aydır ilgiyle takip ediyorum. Çok güzel bir çalışma, harikulade, ellerine sağlık. Böylesine değerli bilgileri zaman ve emek verip yazıya dökmüşşün,paylaşıyorsun ve bu işi sürdürülebilir bir şekilde yıllardır yapıyormuşsun, tebrikler.

    Tohumdan sedir, atlas sediri yetiştirmek istiyorum,nereden temin edebilirim? Ayrıca bahçe toprağının ne özellikte olduğunu, analiz ettirmeden anlayabileceğimiz bir kaç pratik bilgi verirsen memnun olurum. Teşekkürler, iyi çalışmalar.

  119. Bahcevan on 25 November 2007 4:12 pm

    Çam tohumlarını buradan satın almanız zor, yurt dışından getirtebilirsiniz.
    Devlet fidanlıklarınada sorun, belki satarlar.

    Toprağı avuçlayın, sıkıp bırakınca, yapışık kalırsa killi.
    Sıkıp bırakınca, kum gibi dağılıyorsa kumlu.
    Rengi beyaz gibiyse kireçli, kara ve rutubet kokuyorsa asitli (orman toprağı gibi), kırmızıysa demirli…

    Bence yinede tahlil yaptırmanızda fayda var, riske girmeyin.

  120. SABİŞ on 26 November 2007 5:02 pm

    manolyayı tohumdan kestana toprağına koyup seramik ufak kaplarla buzdolabına koydun 1 ay oluyor hangi ayda çıkarıp oda sıcaklığında bekletip sonra bahçeye dikeyim şimdiden teşekkür ederim murat bey.

  121. Bahcevan on 26 November 2007 5:25 pm

    Ilkbaharda dikmeniz gerekebilir, ama once yeteri kadar gelismeleri lazim…
    http://bahcevan.com/sehirli-bitki-daimi-yesil-manolya-magnolia-grandiflora
    yorumlarda teknik yaziliydi.

  122. A. Eken on 27 November 2007 2:28 pm

    Murat Bey
    Çalışmalarınızla bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim. Sizden bir konuda yardım isteyeceğim:
    Bahçemde uzun bir gövde üzerinde top şeklinde form verilmiş bir alev ağacım var. Bundan bir tane daha evin giriş kapısının yanına ya da ön bahçe pencerelerine yakın bir noktaya ekmek isterim. Acaba bu ağacın kökü eve zarar verir mi? Ev duvarına minimum ne kadar uzaklıkta olabilir?

    Not: Uzun zamandır aradığım sığla ağacını en sonunda buldum ve bugün bahceme ektim. Bu ağacın sonbahardaki bakır renkli yapraklarıyla oluşan görüntüsünü çok seviyorum =).

  123. Bahcevan on 27 November 2007 2:50 pm

    Bence en az 1.5 metreden sonra dikin, sorun olmaz. Bizim eski evde duvara yakin dev gibisi vardi sorun cikartmadi fakat, yeni insaatta kesilmek zorunda kaldi!
    Unutmadan ilkbahardaki cicek kokusu pek hos degil, pencere acikken rahatsiz edebilir.

  124. Muammer AKTAŞ on 14 December 2007 12:04 pm

    Merhaba Murat Bey,
    Benim yaklaşık 1 metre boyunda kamelya ağacım var. 2-3 yıldır çiçek açıyor fakat çiçek tomurcukları tam açamadan orta kısımlarında kahverengimsi (tütün rengi) bir renk oluşuyor,epey zaman sonrada hiç açamadan dökülüyor.Ben Trabzon’da yaşıyorum fazla yağmurdan olabilir mi? Yoksa mantar türü bir hastalık mı? Saçak altında, fazla yağmur almamasına dikkat ediyorum. yardımlarınıza teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim

  125. Bahcevan on 17 December 2007 3:31 pm

    Sacak altinda kaldigi icin bozulur, yagmura cikartin, birsey olmaz. Peki neden dikmiyorsunuz?

  126. Muammer AKTAŞ on 18 December 2007 9:31 am

    Merhaba Murat Bey,
    İlginize çok teşekkür ederim.Kamelyayı aldığım çiçekçi fazla yağmur alırsa çiçekleri bozulur demişti. Trabzon da nekadar kamelya gördüysem çiçekleri tam açamadan yarısı dökülüyor. Bu olay normalmidir? Bahçede uygun yer olmadığı için dikemedim. Çam ağacının altına diksem olur mu? çam ağacının dalları epey yüksekten kesilmiş,yani yeterli güneşi alıyor. iyi çalışmalar.

  127. Bahcevan on 24 December 2007 3:59 pm

    Cam altinda denemeyin, yuzeysel kokler su aliminda ve kok gelisimine zorluk cikartir. Potasyumlu gubre verin acarlar…

  128. Sibel calbıyıkcı on 28 December 2007 3:00 pm

    Batman’da kullanabilecegim cali ve agac turu bitki isimleri nelerdir, bu konuda bilginiz varsa ve benimle paylasirsaniz cok sevinirim.

    Iyi calismalar…

  129. metin denizmen on 27 December 2007 6:57 pm

    çit amacı ile kullanabileceğim , en dayanıklı ve sorunsuz bitkiyi yazarsanız sevinirim.

  130. Bahcevan on 27 December 2007 8:22 pm

    Defne, photinia (alev agaci), karayemiş, kocayemis, bambu, Ilex, Osmanthus, Ligustrum, Ates dikeni, kartopu (Viburnum Tinus, ama en iyisi Viburnum Lucidum) porsuk (Taxus), pittospurum, hatta manolya, kamelya bile iyidir.
    Yaprağını döken tür istiyorsanız Leylak, Erguvan, Forsythia, Berberis, ılgın, kayın, gürgen, alıç, hatmi, japon ayvası ya da kırmız yada yeşil yapraklı eriği seçmelisiniz.
    Leylandi citlerini onermiyorum, mutlaka bir sure sonra bozulabiliyorlar.
    Bu arada siz hangi iklim icin sormustunuz, bu bitkilerin bazilari cok soguk ya da sicak bolgelerde gelisemez.

  131. Bahcevan on 28 December 2007 3:01 pm

    Sibel Hanım, üzgünüm, Batman’a hiç gitmedim. Araştırmalarda iklimiyle ilgili değişik verilere ulaşıyorum. Karasal iklim dışında çok azda olsa Akdeniz etkisi oldukları yazıyor.
    Sizin dikim yapacağınız yerin kışın kar-don miktarı, yaz kuraklığı ve toprak tipi hakkında bana bilgi verirseniz daha kolay cevaplayabilirim.
    Kusuruma bakmayın…
    MP

  132. Sibel calbıyıkcı on 02 January 2008 11:25 am

    Yazin gölgede 50 dereceye varan kuru bir sıcak, kisin da oldukca soguk bir havasi var. Kar nadiren yagiyor. Toprakla ilgili ise analiz ettirmedigimiz icin pek bilgim yok ama siz toprak durumunu dikkate almayin cunku o konuda iyilestirme yapabiliriz ne de olsa ilim kosullari gibi degistirilemez bir durumu yok topragin.

    Simdiden tesekkur ederim ilginize.

    Saygilarimla…

  133. metin denizmen on 01 January 2008 7:50 pm

    murat bey merhaba ,
    ilginiz ve cevabınız için çok teşekkürler. çit amaçlı kullanacağım bitkileri silivrideki arazim için düşünüyorum.yani istanbulun bildiğimiz ikliminde.ayrıca yapraklarını dökmeyen ve tamamen perde oluşturabilecek ve 2-2.5 m tepe yapabilecek türler tabii ki ; tercihim olacaktır. cevabınız için şimdiden teşekkürler.

  134. Bahcevan on 01 January 2008 7:59 pm

    Metin Bey yazdiklarim Istanbulda olabiliyor, bunlardan deneyin.

  135. metin denizmen on 03 January 2008 3:29 pm

    murat bey ,

    cevaplarınıza teşekkür ederim. bahçemi beton direkli helezon telle çevireceğim.hem tel ve beton direği gizlemek , hem de sık bir perde oluşturmak için uygun olabilecek türleri belirtirseniz minnettar olacağım. saygılar.

  136. Bahcevan on 03 January 2008 3:11 pm

    Sibel Hanım, Halep çamı ve bir tür meşe(oralarda yaşayan tür, ismini bulamadım, palamutlarını toplayıp yetiştirebilirsiniz) dışında bir bilgiye ulaşamıyorum. Bu konu beni aşıyor, bence sizin oradaki Tarım İl Müdürlüğüne ya da Ziraat Fakültesine danışmanız gerekiyor.

  137. Bahcevan on 03 January 2008 3:54 pm

    Metin Bey, photinia (alev agaci),kocayemis, Ligustrum, Ates dikeni, kartopu (Viburnum Tinus, ama en iyisi Viburnum Lucidum).
    Diğerleri yavaş gelişiyor, sulamada problem olabilir. Bu yazdıklarım sizin işinizi görecektir.

  138. metin denizmen on 03 January 2008 7:27 pm

    murat bey,

    özür dilerim,sanırım ben anlatamadım. sizlerin tabirinizle , sarılıcı yani sarmaşık türleri hakkında bilgiye ihtiyacım var. yaprak dökmeyen, fazla su istemeyen , sorunsuz olanlara. tekrar teşekkürler

  139. Bahcevan on 03 January 2008 7:55 pm

    Çitler hakkında sorunca bu bitkileri yazdım. Aslında o bitkileri çit önüne dikerseniz aralardan uzayıp telleri gizleyebilirler.
    Sarmaşıkların en arsızı amerikan sarmaşığı, mor salkım, borozan çiçeği ve hanımeli, ama yaprak döküyorlar.

    Siz, daimi yeşil Hedera, yasemin denemelisiniz. Önce çok yavaş sonra hızlı gelişecekler…
    Belkide yer yer yaprak döken türlerle karıştırın.

  140. Sibel calbıyıkcı on 05 January 2008 9:36 am

    Murat Bey, ilginize tesekkur ederim. Bana bir bitkiden daha fazlasi lazim. Oradaki universiteleri arastirdim ama peyzaj mimarligi bolumu yok, Ataturk universitesine sordum ama ne yazikki bir yanit alamadim. Arada mesafe fazla oldugu icin e-postayoluyla sordum sorumu tabi.

    Ufff. Ne yani Batman’da bitki yetistiremeyecek miyiz? Zaten hicbiryerde agac yok, acaba yetismesi mumkun olmuyor da o yuzden mi?Ama ben yine de bahcemizi Istanbul, Izmir vb. sehirlerdeki konutlarin bahceleri gibi yapmak istiyorum. Acaba cok mu sey istiyorum?

  141. Bahcevan on 06 January 2008 4:41 pm

    Sibel Hanim, birde http://www.agaclar.net/ sitesindeki forumlara yazin, bir bilen mutlaka cikabilir.

  142. Levent KIRCA on 12 January 2008 4:45 am

    Merhaba sitenizi bu saatte bulmam beni hem sevindirdi hemde üzdü. Bir ziraatci olarak bu siteyi nasıl daha önce görmedim bilmiyorum. Sitenin çoğu sayfasına baktım ve hayran kaldım.

    Şuan kendime ait bir sitem var ve bu siteyi gördükten sonra sizinle link değiştirmek istiyorum kabul ederseniz eğer. Siteniz gerçekten harika. Üyeleriminde bu siteyi görmesini çok isterim. Başarılarınızın devamını diliyorum.

    Saygılarımla,
    ziraatcim.net

  143. Bahcevan on 13 January 2008 7:25 pm

    Levent Bey, hosgeldiniz.
    Sitenizi ekledim, bende konularinizdan yararlanabilirim.
    Iyi gunler.
    MP

  144. Nese on 27 January 2008 10:11 pm

    Merhaba,
    Agapanthus la ilgili sayfanizin linkini, flickr’ daki fotografimin altina ekledim. Dilerim bir sakincasi yoktur. http://www.flickr.com/photos/de-ne-mu/2224224778/in/photostream/
    Tesekkurler.
    Nese.

  145. ebru on 01 February 2008 9:07 pm

    murat bey super otesı harıka mukemmel bır sıte.burdakı bılgıler cok ısıme yaradı.dedemın bırıcık cıceklerı ıcın arastrma yaparken buldum sıtenızı okudukca derıne daldıkca dogaya aıt guzellıklerı kesfetmeye basladaım.dedemınde daha cok gozune gırdım.cok tesekkur ederım tesekkur ederım tesekkur ederımmm

  146. semanur on 12 February 2008 1:08 pm

    merhaba murat bey siteniz harika çok fayda görüyorum ellerinize sağlık, ben bahceme gecen yaz ağustosta japon gülleri diktim, gayet güzel boylandılar yapraklandılar,çiçeklerinide açtılar, maalesef 1 aydır yaprakları aşağıya doğru sarktı ve kurumaya başladı, acaba budamam gerekirmi, yeniden canlanma olasılığı varmı ne yapmam lazım teşşekür ederim, sema bilol

  147. Bahcevan on 12 February 2008 6:14 pm

    Soguktan olmustur, Guney illerde dikiliyse surecek merak etmeyin. Istanbuldaysa seneye yenisini almaniz gerekebilir…

  148. canan on 14 February 2008 10:45 am

    merhabalar murat bey sitenize bayıldım tebrikler.benımde sorunum bambularımdan yana yerını benimsemiş çok güzel 9 bambum vardı son 2 haftadır 2 sı sararıp ortadan ıkıye bolündü atmak zorunda kaldım.gerıde kalanları nasıl koruyabilirim bilgi verirseniz çok mutlu olurum

  149. Bahcevan on 14 February 2008 4:20 pm

    Canan Hanim, benzer sorununuzla ilgili
    http://bahcevan.com/bambular-marie-claire
    yorumlara bakin, orada cevap bulabilirsiniz.

  150. Deniz B. on 06 March 2008 3:33 pm

    Merhaba,
    Verdiğiniz bütün bu kullanıcı-dostu, uygulamada işe yarayan bilgiler için teşekkürler. Bizim bahçemizde 3 ceviz ağacı var, doğrusu çevreleri de çok verimli değil.Başka bazı sebepleri de vardır eminim, ama cevizlerin kimyasıyla ne kadar ilgilidir sizce ? Cevizler için ufukta balta görünüyor çünkü.

  151. Bahcevan on 09 March 2008 4:32 pm

    Ceviz agaclarinin yapraklari asitlidir, dipteki cogu asit sevmeyen bitkiyi yok eder, tepesi topragi golgeledigi icin de bir suru bitki yasayamaz, birde yuzeysel koku coktur, dip bitkilerinin su kaybina sebep oluyor.

  152. saban arslan on 18 March 2008 4:53 pm

    selamlar ben new yorktan saban yazilarinizi okudum ben burda toptan blueberrie isi yapiyorum bana bir konuda yardimci olmanizi istiyorum turkiyeden buraya blueberrie ihracati yapacak biriyle tanismak istiyorum eger bana yardimci olabilirseniz sevinirim saygilar cep numaram 1347 351 9911 iyi gunler

  153. eylül on 24 March 2008 8:52 pm

    merhabalar..ben son sınıf ziraat öğrencisiyim.tezim lüpen doğru dürüst tarımı hakkında bilgi bulamadım bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.

  154. Bahcevan on 25 March 2008 1:45 pm

    lupen dediginiz acaba Lupinus mu?
    Eski bir yazim var buna bakabilirsiniz.
    http://bahcevan.com/gubre-yerine-bitki-lupinus-milliyet-vitrin

  155. Gül Resimleri on 07 April 2008 6:54 am

    Hazırladığınız bu güzelim web sitesi, Bana ilham veriyor.. teşekkürlerimi sunuyorum…
    Yeni hazırladığım Websitesi için oldukça kaynak buldum, ve Kaynakça ( http://www.cicekshri.com/ciek/kaynakca/ ) Bölümde Teşekkürlerimi Sundum.

  156. Kamile Erdem on 16 April 2008 6:49 pm

    Merhaba Murat Bey,
    Sitenize birkaç dakika önce ve ilk kez girdim. İlk olarak gözüme kocayemişler çarptı. Ben Anadolu Kavağı’nda yaşıyorum ve bizim tepelerde kocayemiş ve kestane ormanları var. Sadece bir yanlışı düzeltmek istedim.
    Saygılar.

  157. fikret eren on 14 July 2008 10:24 am

    merhaba murat bey;

    uzun zamandır sizle haberleşemedim. benim sizden bir ricam olacak.bundan evvel uydu kanallarını izlerken şimdi tv.çanak antenle izleme imkanı oldu. yalnız o kadar çok kanal var kı bahçe proğramlarına rastlayamıyorum.sizin haberiniz vardır. hangi tv kanalında bahçe proğramları vardır. saat kaçta haftanını hangi günü gibi yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum şimdiden çok teşekkür eder, iyi günler dilerim.dekoderin markası finest.

  158. Bahcevan on 14 July 2008 4:35 pm

    Fikret Bey, benim bildigim en cok program BBC Prime da saat 17.00/18.00 civarinda var (10.00/12.00 civarinda da tekrari var). Digiturkte(105), kablolu yayinda ve Hot Bird uydusunda cikabiliyor.
    Italyanlarin mimari kanalinda da arada yapilmis modern bahcelerle ilgili cikabiliyor ismi,
    ACM Channel(Architecture Construction Materials Channel).
    Birde sabah cok erken Fransiz TV5 kanalinda vardi ama hala devam ediyormu bilmiyorum.

  159. Sibel calbıyıkcı on 21 July 2008 2:40 pm

    Murat Bey,

    cim alanimizi Batman’da mayisin sonunda tesis ettik.Ancak su anda onemli bir bolumunde yabani otlar var. Hatta bazi yerlerde cimden daha cok y.ot var. Nasil bir cozum onerirsiniz?

    Bir de diktigimiz pittosporumların yaprakları da canli yesil olmaktan cok uzaklar. Kizil kahve tonlarindalar.

    Bu iki sorun icin bize ne onerirsiniz?

    Simdiden tesekkur ederim

  160. Sibel calbıyıkcı on 21 July 2008 2:46 pm

    Murat bey, bir de mevsimlik ciceklerle ilgili sorum olacak:

    Petunyalar kucuk torbalarda dikimden once uzun sure beklemek durumunda kaldilar bazi nedelerden dolyi. Boylece de boyuna gittiler. Alana diktigimizde ise belli bir zaman sonra yan yattilar ve hic guzel ve saglikli gorunmuyorlar. Onlari dibinden kessek yanlarindan yeniden surerler mi?

    Bir de gazanialar da ip gibi boyunlarina dolanan bir durum ortaya cikti. Sebebi nedir ve ne yapabiliriz?

    Simdiden ve yeniden tesekkur ederim.

  161. Bahcevan on 22 July 2008 1:52 pm

    Cim icin yabani ot ilaclari satiliyor, zirai ilac satan yerlerde bulabilirsiniz. Dogru olcu ile aksam vakti ilac yapin. Diger bitkilere gelmesin, onlarida bozar. Gazanyalara dolanan yabani otu kesin dip kisminada bu ilactan sıkın, yok olabilir.
    Pitosporum rengi hic normal degil acaba öldumu? Köklerini kontrol edin, asiri kurak yerde kalinca bozulabilirler. Petunyalari dikseniz belki zamanla toparlarlar ama bu zamandan sonra nekadar gelisebilirler bilemiyorum, belkide biraz budamalisiniz.

  162. buse on 24 August 2008 5:38 pm

    bence harika bir siteniz var bayıoldım ben bi cesit arastırmalar yapan 12 yasında bir kız cocuguyum…

  163. İlker TOPUZ on 08 September 2008 9:03 am

    Murat bey merhabalar,

    İzmir Dikili’ de site içerisinde bir bahçemiz var ve site olarak begonviller ile başımız dertte. Pek çok ev begonvil sever olduğu için begonvillerini ilk veya sonbaharda dikiyor. Ilk 2-3 ayda yapraklarını doken begonviller ilk kışlarının ardından kuru birer dala donuyorlar. Ikinci yıllarında diplerinden yeni gelen sürgünler ile buyumeye çalışıyorlar ancak 30-40 cm e ulaştıktan sonra tekrar sonbahar geliyor ve aynı süreç her yıl tekrarlanıyor. Istanbul da dahi yetişen begonvilleri gorudugumuzde acaba biz nerede hata yapıyoruz diye düşünüyoruz. Site olarak bize yardımcı olabilirseniz cok seviniriz. Iyi calismalar dileriz

  164. ilker topuz on 15 September 2008 11:55 am

    Murat bey merhabalar,

    Begonviller ile ilgili gondermiş olduğum soruma herhangi bir cevap vermeden sitenizden kaldırmışsınız. Nedenini bagislar iseniz nerede hata yaptigimi ogrenmis olurum. Tesekkurler

    İlker TOPUZ

  165. Bahcevan on 15 September 2008 4:18 pm

    Ilker Bey, bazen ayni soru iki kere beliriyor, otomatik olarak spam zannedilip siliniyor, fakat bu aradada sizin soru duruyor, baska varmiydi bilmiyorum…
    Begonviller dikince strese girip cicek dokebiliyor, fazla sulandiklarinda acmiyorlar.
    Bitkileriniz tam gunesteyse, asiri sulanmiyorsa zamanla bol bol acacaklar.
    Sizin topraginiz nasil, bitkilerinizi sonbaharda budama yapip hayvansal gubre veriyormusunuz?
    Dikilen bitkiler koklerini saglamlastirmadan acmazlar…

  166. Halil İbrahim KOCAKAYA on 16 September 2008 5:52 pm

    Merhabalar Sayın Bahçevan.
    Size bi şey sormak isitiyorum. Benim dayımın Aydın İncirliovada 7 dönümlük bir bahçesi var ve biz orada dayımla beraber orkide yetişitirip onları satmak istiyoruz. Sizden öğrenmek istediğim biz bu yetiştirme işini başarabalirsek pazarlama işinde ne tür yollar izleyebiliriz satabilirmiyiz alıcılara hangi yollarla ulaşabiliriz ve kar oranımız ne kadar olur. Sorum biraz ticari oldu ama bende eğer sevdiğim işle uğraşırsam huzurlu ve de başarılı olabileceğime inanıyorum. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla…

  167. Bahcevan on 18 September 2008 7:36 pm

    Halil Ibrahim bey, orkideler cok moda ve bu iste standart uretim yapabilirseniz cok para var.
    Yeterli bir cam sera yapmaniz gerekiyor, 6 donum orkide icin cok bile, fazla bilgi veremiyorum ama bence Hollandada, Amerikada bu isi yapan uretici, toptanci seralari gezin, belki oralardan uzmanlar getirtip isi size ogretmesini saglayabilirsiniz, orkide uretimi sandiginiz kadar kolay bir is degil, inceleyin sonra karar vermelisiniz.
    http://www.orchidmall.com/society.htm
    bu yukaridaki linklerde Orkide gruplari, ve Dunyadaki web adresleri var, bakmanizi tavsiye ederim.

  168. ilker topuz on 23 January 2009 8:22 am

    Murat bey merhabalar,

    Bahçemde yaklaşık 4 yıl önce diktiğim narenciye ağaçlarım var ancak hala meyve vermiyorlar. Acaba bu durum normalmidir. NElere dikkat etmeliyim.

    Teşekkür ederim.

  169. nevzat elmalı on 06 November 2010 11:04 pm

    Murat Bey, sizi Mustafa Beyin oğlu olduğunuzu bilmeden küçük bahçem için arayışlarım esnasında yazılarınızdan tanıyıp zaman zaman takip ediyordum.Sitede verdiğiniz bilgileri okuyunca sizin ziraat kökenli ve epey yaşlı olduğunuzu sanırdım.İlk önce yaşlı sonrada temelde ziraat ile ilgili eğitiminizin olmadığını öğrenince gerçekten şaşırdım,bir insanın bu kadar ilgilendiği konuya hakim olabilmesi için doğal bir yeteneğinin yanında çokda emeği ve özverili çalışmış olması gerekir diye düşünürken benim de resimlere olan ilgim nedeniyle babanızla tanıştım.Bahçe ile ilgili bir yazınızı okurken sizin Mustafa beyin oğlu olabilceğini düşündüm. Tekrar görüştüğümüzde babanızdan tahminimin doğru olduğunu öğrenince sizinle bunu paylaşmayı düşündüm.Sizde babanız gibi hayatımıza güzellikler katıyorsunuz.Babanızın ve ressam arkadaşlarının tablolarda oluşturduğu muhteşem renk senfonisi sizi renklerin özüne doğanın kucağına yönlendirmiş.Genlerinizde mevcut renk tutkusu,sizinde ressamlar gibi sıradan insanların farkedemediği doğanın (yaşamın) gizlerini,özünü keşfetmeye yönlendirmiş.İyide olmuş,elinize emeğinize sağlık.Renkler babanızın tuvallerinde yaşam bulurken sizde yaşamı renklendiriyorsunuz.Sizi bahçevanlığı şeçiminiz ve bilgiyi paylaşımda gösterdiğiniz çömertlik için tebrik ediyorum.

Yorumunuzu bırakınız