Ağustos işleri

01 August 2006  | Kategori: Yazilarim

Ağustos deyip geçmeyin. Bu ayda da bahçede yapılacak bir sürü şey var. Yeni çiçek açmaya başlayan yuccalarınızın keyfine varırken bahçe bakımı ve kış hazırlıklarını da ihmal etmeyin.
Ayın bitkisi: Yucca

Yucca
Çocukken nefret ettiğim bir bitkiydi bu… Bizim bahçenin en çok geçilen yerine dikiliydi. Her gün mutlaka bir kaza olurdu. Çiçek de açmazdı, sinir sinir dururdu. Sonunda köpeklerim kavga ederken kırıldı da kurtuldum. Yeri boşalmıştı, ama o ne? Aynı sene dipten bir sürü yavrular vererek daha da çıldırarak gelişti. Şaka gibi! Bugün olsa köpekleri cezalandırırdım bitki seviyoruz ya… Ama o bitkiyi de oradan söküp tam güneşin altına dikerdim ki çiçek açsın.
Yucca’lar güneşi çok severler. Kaktüs türleri gibi susuzluğa da dayanabilirler. İyi bakımla yaz sonuna doğru krem renkli, avize kılıklı çiçeklerini açarlar. Halk arasında Avize Çiçeği olarak bilinen bu bitki aslında mevsimlik bir bitkidir; ama Türkiye’de ılıman iklimli bölgelerde kışın yok olmadan devleşip ağaç gibi olabilirler. Güney’de çok örnekleri var. Yuccalar’ın bir diğer özellikleri de mümkünse az rüzgâr alan yerleri sevmeleri; çünkü gövdeleri yaşlandıkça eğrilip kırılabiliyor. Üretimleri çok kolay. Kartlaşmış bitkiyi kesip kısaltıp, dilediğiniz gibi tekrar toprağa dikin (sardunya gibi). Ya da kesemem, olmaz diyorsanız dipten verdiği yavruları ilkbahar ya da sonbaharda ayırıp uygun bir yere yerleştirin.
Yuccalar’ı başlangıçta tek tip dikin; çok istiyorsanız yanına benzer şekilli Püskül sazı, Phormium ya da değişik süs çimleri deneyin. Çiçekli gruplarınız varsa ve illa yucca da kullanacağım diyorsanız, onu bitkilerin en arkasına dikin ki çiçek açtığı zaman diğerlerini kapatmasın. Boyu çok uzuyor, bir çiçek en az 1 metre yükseliyor.
Yukalar’ın fiyatı tahmin edildiğinden de ucuz. Güney’deki seralarda neredeyse bedava… Deniz kenarında bahçeniz varsa ve çoğu bitkim tuza dayanamadı diyorsanız bunu deneyin; ya da deniz semizotunu…

Saray tipi bahçelerde dev saksılarda sıklıkla kullanılıyor. Aslında çok dinamik görünümlü, minimal bahçeler için de biçilmiş kaftan! Bir de ilginç bir fikir: Bu bitkiyi daha sık dikip güvenlik çiti gibi de kullanabilirsiniz.
Yuccalar fazla sulanmayı sevmezler. Hiç sulanmazlarsa açmazlar, ölmezler; yani onları kolay yok edemezsiniz. Ama biraz ilgiyle yaz sonunda o muazzam çiçeklerini açarlar. Arılar da yuccayı çok sever unutmayın, bu arada konusu değil ama bizde şu aralar son moda bitki lavanta… Onun da eşek arılarını çektiğini biliyor muydunuz? Sakın oturduğunuz yerlere yakın dikmeyin, arılarla şaka olmaz… Yucca ile ilgili biraz daha bilgi için eski yazımada bakabilirsiniz.
Ağustos ayında yapılacaklar:
* Bitkilerinizin sulanmasına özen gösterin; ne çok ne az, kararında sulamaya devam edin.
* Dilediğiniz mevsimlik çiçeklerin bu dönemde oluşan tohumlarını toplayıp kuru bir yerde saklayın.
* Çitlerinizi tekrar budayın.
* Güllerin budamasını kontrol edin. Tohumlaşmış bölümleri budayın ki tekrar son çiçeklerini açsınlar.
* Lavantaları kesip bu kış için biriktirin.
* Yıldız çiçekleri ve kasımpatlarını destekleyin.
* Tüm bitkilere ikinci gelişimleri için sıvı gübre verin. Ağustos sürgünü ilkbahar sürgünü gibi önemlidir.
* Küpe çiçeği ya da sardunyalardan çelikler alıp üretebilirsiniz.
* Sebze bahçesindeki soğanları söküp kurutmaya başlayın.
* Kış için dilediğiniz aromatik otları kurutabilirsiniz.
* Meyve ağaçlarının sarkmış dallarını destekleyin. Şeklini düzeltin, gerekiyorsa biraz budayın.
* Domateslerin bakımına özen gösterin; toprağa sıvı gübre verin, sararmış yaprakları kopartın.
* Yeni çilek fidelerini dikin, sulamalarına dikkat edin.
* İlk elma ve armut meyvelerini toplayın.
* Siklamen ve frezyaların sulamasına başlayın. Bu aydan itibaren dinlenme dönemleri bitti, artık yapraklanmaları gerekiyor.
* Mor salkımlarınız çok gelişmişse budayın.
* Çimlerin sararmış bölümlerini bu ay ellemeyin ya da yeni tohum atmayın. Sıcak kavurup filizlenmeyi yok eder. Eylül veya Ekim’i bekleyin.
* Ay sonuna doğru yazlık çiçeklerinizi kökten ayırıp çoğaltın.
* Bu ay bitki dikmeyin; sulanması, toprağa adaptasyonları zor…
* Balık havuzunuz veya kuşların su içecekleri çanaklarınız varsa su seviyelerini kontrol edin.
Bitki yağı tarifi:

yagÇeşitli karışımlar veya tek bir aromatik otla hazırlayacağınız bitki yağlarını salata sosu olarak kullanabileceğiniz gibi pizza, makarna, et, balık veya sebzelerin üzerine ilave ederek yemeklerin lezzetini arttırabilirsiniz.

Vücudunuzda ağrıyan bölgeler varsa sarımsak karışımlı bir yağı o bölgelere yayın, 10–15 dakika bekletin ve sonra acilen yıkayın! Kokusu pek hoş değil de! Unutmadan söyleyeyim; biberiye yağını vücut bakımı için de deneyebilirsiniz. Kokusu çok hoş, durulamasanız da olur. Bu yağ konusu hoşunuza gittiyse size birkaç öneri daha:
1-Cam kavanoza bir avuç aromatik ot veya 12 adet çiçek yaprağı koyup hafifçe ezin. Marjoram gibi tek bir cinsi ya da kekik ve biberiye gibi bir karışımı tercih edin.
2-Otlara, üzerlerini tamamıyla örtecek şekilde hafif bir bitkisel yağ ilave edin. Kavanozun ağzını sıkıca kapatıp güneş gören bir yerde bekletin.
3-Yedi gün sonra otları süzüp yerlerine tazelerini ilave edin, tekrar güneşli bir yerde bir o kadar gün daha bekletin. Bu işlem sizin damak zevkinize göre, aroma kuvvetlenene kadar uzatılabilir.
4-Yağı otlardan ayırıp başka bir kavanoza alın. İçine yeni ot eklemedikçe ve karanlık bir yerde saklandıkça yağ tazeliğini altı ay kadar koruyabilir.

Önemli ipuçları:
Tadının, otların aromasını bastırmaması açısından ayçiçek yağı gibi hafif bir lezzeti tercih edin. Sızma zeytinyağı kullanmayın. Yağ otların üzerini tam olarak kaplamadığında açıkta kalan bölümler bozulmaya ve yağın kalitesini etkilemeye başlar. Yağı saklarken tüm bitkilerden arındırmaya çalışın. Aksi takdirde otlar çürümeye başlayıp yağın görüntüsü bulanıklaşıp tadı acılaşacaktır. Serviste şıklık olsun diye egzantrik yağ şişeleri kullanın. Soranlara da “Ev yapımıdır.” demeyi unutmayın. Çok havalı oluyor da!!!
Murat Pilevneli.

Paylaş Stumble Upon Facebook

8 adet yorum var

  1. Gonc@ on 25 August 2006 10:55 am

    Bitkilerle çok ilgim olmasa da (görünce takdir eder ve severim kendilerini ama evde herhangi bir bitki yetiştirebilmişliğim yok şu ana kadar)bu bitkinin (cehaletimi affedin) yucca olduğunu görünce şaşırmadan edemedim. Çocukken yazları Boğsak’ta (Mersin-Anamur arasında bir yer)gittiğimiz motelin bahçesi doluydu bunlarla ve ben bayılırdım. Anlayamadığım şey anneciğimin evde yetiştirdiği yucca ile bunun aynı bitki olup olmadığı. Sanırım birçok çeşidi vardır yuccaların. Yoksa evdeki yuccanın çiçek açmama sebebi yeteri kadar güneş almaması mı? Bir de İstanbul’da da yetiştirilebilir mi bu bitki?

  2. Bahcevan on 25 August 2006 2:10 pm

    Gonca Hanım, merhaba.
    İşinize yaradığıma çok sevindim…
    Bitki tabiki İstanbulda yetişiyor, kışında ölmüyor.
    Gereken şartları hazırlar, büyüdüğü zaman yanından geçerken size batmayacak güneşli bir yere dikerseniz avizesini açıyor.
    Ev içi türleri bu bitkinin amca oğlu olabilir, hepsi Yucca ailesinden. Bu türlerin çiçeği varla yok arası, küçücük, ayrıca’da evde o çiçeklerini açarsa size bereket getireceğine inanılıyormuş. Çiçekler için Compo’nun Guano sıvı gübresini denemenizi öneririm.
    MP.

  3. hüdaver özlü on 05 October 2006 8:56 am

    Murat bey ,bahçede nem oranını artırmak için neler yapabilirim?

  4. Bahcevan on 06 October 2006 8:45 am

    Pek anlayamadım ama,öncelikle bahçenizi gölgelendirin, sulamayı akşam bol yapın derim. Rutubeti niye istiyorsunuz, bitkileriniz için mi? Bana bunu yazın ki sorununuzu çözmeye çalışalım.

  5. Musa on 18 August 2008 9:08 am

    Merhaba Murat Bey.
    Ben Biberiye adlı bitkiyle ilgili bir bilgi almak istiyordum.Acaba bana Biberiye’den biraz bahseder misiniz?
    İstanbul’da yetişir mi?
    Sıcağı mı sever soğuğu mu?
    Suyu sever mi sevmez mi?

    Bunlar hakkında biraz bilgi almak istiyorum.Şimdiden Teşekkür Ederim.

  6. Bahcevan on 24 August 2008 11:36 am

    Musa Bey, biberiye Istanbulda yetisiyor, tam gunes istiyor, gelistikce formu bozulabiliyor (asiri kar yagisinda da bazi dallari bozuluyor), ilk bahar budamasiyla tekrar surebiliyor.

  7. Nilüfer Öztekin on 12 September 2008 6:10 pm

    Murat Bey, merhaba, Euro Flora’dan çok değişik bir moss aldım. Saksıların içinde toprak üstünde (orkidelerin dibinde) kullanmak istiyorum. Ben açık yeşilini aldım. İki renk daha var bejli kahverengli ve koyu yeşil siz biliyorsunuzdur mutlaka. Etikette sadece ‘island moss’ yazıyor.Sizden ricam, acaba su vermeli miyim ve güneş alırsa yosun bozulur mu? Nereye baktımsa bulamadım. İyi ki varsınız, çok teşekkürler.

  8. Bahcevan on 15 September 2008 4:26 pm

    Nilufer Hanim, bu sadece dekor amaclidir, benim bildigimde bu yosunlar yasamiyor. Rengi sulandikca bozulabiliyor, curuk kokabiliyor…
    Gerekmiyorsa kullanmayin.

Yorumunuzu bırakınız