Renkli Kış Çiçekleri

10 January 2008  | Kategori: Yazilarim

Renkli kış çiçekleri… İlkbahar-yaz renk ve şekil bakımından doğanın en zengin olduğu dönemdir. Ama bence kışın ve sonbaharın dinlendirici etkisi var. Kış mevsiminin, yaprakları dökülmüş dal-dal çıplak ağaçlarını, kurumuş kalmış yapraklarını biraz eğlenceli hale getirebilirsiniz. Nasıl mı? Tabii ki fidanlıkları dolaşıp, bahçenize ya da saksılara dikmek için ilave mevsimlik çiçekler alarak…

Renkli siklamenler

Hercai menekşe, siklamen, çuha çiçeği ve açelyalar, bu dönemde mucizevi işler başarıyorlar. Siz kış çiçeklerin ilkbaharda açtığını ya da ev içinde yetişeceğini zannediyorsunuz değil mi? Değil!… Önceden açtırılmış bir sürü örnek şu sıralar marketlerde satılıyor.

Açelya saksıda

Bitki seven çoğu misafir, gittikleri eve bazen saksılı bir açelya, siklamen götürürler. O gece ev içinde en güzel yere yerleştirilen bitki, en haşmetli biçimde, cayır cayır yanan kaloriferlere dayanmaya çalışırlar. Önce susuz kalır, ardından çiçekleri büzüşür, birkaç gün sonra yapraklar dökülür.

“Vah vah, ben hiç çiçek bakamıyorum, ne alsam öldürüyorum, işte yine öldü!” diye üzülmeyin. Yapacağınız tek şey, açelyanızı ya da siklameninizi evin en soğuk yerine koymak ya da balkona çıkartmak. Korkmayın, üzerine kar yağsa bile bunlara bir şey olmaz, hemen toparlarlar.

Acelya

Açelyalar ve siklamenler her zaman dışarıda durur. Balkonunuz varsa saksıları cam önüne dizebilirsiniz (çok yağmur almazlarsa uzun dönem formunu koruyabiliyorlar). Yeri, biraz gölgeli olsun. Güneş saksıdaki su kaybını hızlandırır. Ama bu da güneşten tamamen yoksun kalması anlamına gelmez. Bahçeniz varsa, açelyaları ilkbaharda yarı gölgeli bir ağaç altına dikmelisiniz (tam kök yüzeyine denk gelmesin, suyu ayarlayamayabilirsiniz.).

Açelyaların güneşe dayanıklılığını yapraklarından anlayabilirsiniz; yaprakları ne kadar küçükse, ışığa o kadar dayanıklı demektir. Rhododendron arboreum‘lar, hani şu fidanlıklarda satılan, açelya gibi çiçek açan kocaman Orman gülleri, aslında açelya yani Rhododendron (Azalea) yakın akrabasıdır, genel bakım istekleride aynıdır.

Orman gulu- Komar

Bizim Karadeniz dağları yapraklarını kışın döken (Rhododendron Luteum), ilkbaharda açan sarı-turuncu açelya türleri kaynıyor. (Daimi yeşil Orman güllerinin bizdeki doğal türü Rhodendron ponticum, bilinen yöresel isimleri, Komar, Kaful ( Vakfıkebir-Trabzon), Ağu, Kara ağu (Giresun), Zelenika (Demirköy-Kırklareli).

O zaman söküp bizim bahçelere taşıyalım derseniz bir dakika, işi o kadar da kolay sanmayın! (Çevreciler bunları söylediğime kızacaklar, biliyorum!) Kökler çok gelişmiş olabileceği için sökünce tutmaları zordur. Bolca köküyle taşımanız gerekiyor. Dikimde mutlaka kök hormonuda vermelisiniz. Simdiden uyarayım, maceraya kalkacaksanız şansınız biraz zor, demedi demeyin! Siz bence, garatili, saksılı olanlardan alın, fidanlıklarda para kazansın!…

Marketlerde bir servet fiyatına satılan, sağlık için faydalı, bir o kadar da tehlikeli Deli bal bu çiçeklerden elde ediliyor. Çiçekleri yarı zehirli, uğraşırken dikkat edin. İlkbahar bitiminde orman güllerinin çiçekleri geçince kalan çiçek tepelerini elle temizlemeniz gerekiyor, bu işlem bir sene sonraki çiçek miktarını arttırıyor.

Acelya

Toprağınız nasıl; beyaz mı, kil rengi mi, siyah mı, yapışkan mı, kışın yüzeyde su birikiyor mu? Bu soruların bir sebebi var; açelyalar asitli, yani orman toprağını severler. Mümkünse, dikerken kestane toprağı, çürümüş yapraklar ya da hazır açelya torfları kullanın. Ama toprak beyaz ve çok yapışkansa, bunları unutun, sadece iyi toprakla saksıda tutun! (Saksıda tutup, rutubetine ve güneşine dikkat ederseniz, senelerce bol bol çiçek açarlar.)

Kurak, sıcak iklimlerde, killi ve kireçli toprakta açelya, ormangülü gelişemez, sararır, büzüşür, ölür.

Çuha çiçekleri açelyalar kadar büyümese de, yer örtücü tipleri, gölgeli kış bahçelerinde mükemmel olurlar.

Cuha cicegi

Büyük renk grupları oluşturacak gibi ekilmelerinde yarar var. Yazın bahçenize cam güzeli ya da güneş begonyası dikiyorsanız, aynı yerlere çuha çiçeği ya da hercai menekşe dikebilirsiniz. Yarı gölge, tam güneş, fark etmez. Toprak biraz nemli olsun, yeter. Çiçekler havanın sıcaklığına göre iyi açıyor, en mükemmel hallerini de ilkbahara doğru sergileyebiliyorlar.

Boyları ve çiçekleri küçük olan çuha çiçeklerinin adı Primula-polyantha‘dır. Bunlar, laboratuarlarda, doğadaki yabani tipin genleriyle oynanarak üretilmişlerdir. Çok dayanıklıdırlar. Çuha çiçeği bütün kış çiçekli kalabilir, ama yazın sadece yapraklarını görürsünüz. İster söküp saksıya alın, ister bu şekilde ayırıp çoğaltın, bence toprakta kalmasında fayda vardır. Birkaç senede çim gibi toprağı kapatıp her sene daha çok çiçek açar.

Çuha çiçeklerinin bahçeye dikilebilecek uzun saplı, flamingo kılıklı bir başka türü de var. Onun adı Primula obconica.

Boylanan çuha çiçeği, Primula Obcanica

Bakım ve dikim aynı ama bu türü fazla su seviyor. Biraz balçık bir toprak bulmanızda fayda var. Toprağınız kumlu ve su tutmuyorsa, bitkiyi su tutucu torflarla dikmelisiniz, yoksa iyi gelişmez. Laboratuarlarda üretilmiş, her türlü market-fidanlıkta kolayca bulabileceğiniz çuha çiçekleri, “Primula polyantha” ya da “P. vulgaris-elatior” adlarını da taşıyor. İlkbaharda açan laleler, nergis, eğrelti otu ya da yoncalarla birlikte iyi gelişiyor. Ellenmediği zaman kalıcı yer örtüsü oluşturuyor.

Cuha cicegi

Hercai menekşelerin pek sorunu yok; dik ve unut!… Ama siklamenin birkaç sorunu var. Çiçekli dönemde bol su ve biraz çiçek açtırıcı gübre istiyor. Ama ilkbaharda başlayan dinlenme döneminde ilgilenilmemesi ve ellememesi gerekiyor. Çünkü sadece uyumak, susuz kalmak istiyor. İçiniz acısa bile bu dönemde siklameni sulamayın. Aynı özellik, kış mevsiminde sardunyalar ve kaktüsler için de geçerli. Onları’da sulamayı unutun… Dinlenmek istiyorlar… Bahara kadar!…

Murat Pilevneli.

Paylaş Stumble Upon Facebook

53 adet yorum var

  1. Aslı Çavdar on 14 January 2008 2:13 pm

    Merhaba Murat Bey,

    Yazılarınızı beğenerek takip ediyorum, faydalı bilgiler ve güzel fotoğraflarınız için çok teşekkürler ellerinize sağlık.

    Pek çok kişi gibi,ben de Nergis’i çok severim.
    Mis gibi kokusu ve narin görünüşüyle şu günlerde evimizi şenlendirmeye başladı.
    Bu mevsimi dört gözle bekliyorum Nergis alabilmek için.

    Bursa da bir apartman dairesinde yaşıyorum.Güneş gören bir balkonum var.
    Nergisi evimin balkonunda saksıda yetiştirsem, büyümesini görsem, çiçek açınca sevinsem istiyorum. Size sorum ; bu mümkün mü acaba ? Saksıda nergis yetiştirilebilir mi ? Yetiştirilebilir ise bu konuda neler yapmamız gerekir bilgi verirseniz çok sevinirim.
    (Ayrıca markette sümbül soğanı satıldığını gördüm , aynı sorularım sümbül içinde geçerli.)

    Güzel günler dilerim.
    Aslı Çavdar

  2. Bahcevan on 16 January 2008 1:32 pm

    Merhaba, saksıda nergis yetişebiliyor. Benim balkonumda da var. Her sene açıyor. Şu sıralar doğada bulunan beyaz ortası sarı-turuncu türün fidanlıklarda yetişmişini bulursanız alıp dikin.
    İlkbahara doğru çiçekler ve yapraklar yok olunca paniklemeyin seneye tekrar çıkacaklar.
    Yazın boş saksı zannedip içine bol bitki dikmeyin. Yazın, arada sulayın, gelişim başlayınca sulamayı haftada bir sürdürün…

    Marketlerde satılan soğanlılarıda şimdi dikebilirsiniz fakat gece don oluyorsa sulamaya dikkat edin çok sulamayın, sulama kabında su kalmasın. Havadaki rutubet bile bunlardaki gelişimi sağlayabiliyor.
    Dikimde soğan büyüklüğünün yüzeyden 3 misli derine, uç kısmı tepeye doğru olsun, üzerine iyi toprak örterek dikebilirsiniz. (asıl dikim zamanı kasım aralık aylarıydı…)

  3. funda kalaycıoğlu on 21 January 2008 1:19 pm

    Pardon Murat Bey, bir de açelya-rodendron soracaktım. Evimin bir köşesi rüzgarlı, havadar fakat sürekli evin gölgesinde kalıyor. Bu köşede kışın bol ve yoğun çiçek görmek istiyorum fakat toprak asitli değil. Saksıdan başka çarem yok mu? Bir de bu koca saksıyı yerinden oynatamayacağıma göre, yağmur alması zarar verir mi? Hangi türü dikersem şansım artar?

    Teşekkür ve saygılarımla.

  4. Bahcevan on 21 January 2008 3:20 pm

    Merhaba. saksıda ve yağmur altında durmasında yarar var. Küçük yapraklı, kışın yapraklarını döken türlerden seçerseniz az sorun çıkartabilirler…
    Su nasıl bu arada sert olmamasına dikkat edin. Kuyu suyu kullanacaksanız analiz ettirin, belkide sizde deniz suyu karışabilir.

  5. Asortik Krep on 21 January 2008 9:41 pm

    Murat Bey, orman gülünün yöresel adlarını hangi kaynaktan buldunuz öğrenebilirmiyim?
    Özellikle Zelenikayı…

  6. Bahcevan on 22 January 2008 7:06 pm

    Merhaba,
    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Türk Dil Kurumu yayınları 578
    TÜRKÇE BİTKİ ADLARI SÖZLÜĞÜ.
    Prof. Dr. Turhan Baytop hazırlamış… 1994 senesinde yayınlanmış.

  7. funda kalaycıoğlu on 24 January 2008 4:30 pm

    Sayın Murat Bey,
    Sürekli sorduğum sorulara sabırla verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim. Fakat sorularımdan bir tanesi sürekli olarak tarayıcınızda kayboluyor sanırım.Onu da cevaplarsanız çok mutlu olurum.

    Bahçe kapısıyla evimin kapısı arasındaki öğlene kadar güneş alan yolun kenarına dört mevsim yeşil ve renkli olabilecek bitkiler dikmek istiyorum. Bir kısmı hepyeşil, bir kısmı da yaz veya kışın açarak birbirini takip eden perennial ya da soğanlı bitkiler olsun, çiçeklerin biri solunca diğer mevsim kendiliğinden öbürleri açsın istiyorum.

    Örneğin kışın boyluca Calluna Vulgarislerin arasında pembe beyaz açacak Primula-polyanthalar ve onun önünde ya da arkasında bir sıra festuca…

    Fakat mevsim değiştiğinde onların yerine açabilecek neler olmalı aralarda? Bu konuda yani birbirini takip eden görsellikler için yazılarınızda sık sık öneriler veriyorsunuz fakat ben henüz acemi olduğum için bir türlü zihnimde toparlayamıyorum.

    Bana yardım eder misiniz?
    Saygılarımla.

  8. ilkay suner on 28 January 2008 9:00 am

    merhaba
    çiçeklerle ilgili birşey merak ettiğim zaman ilk başvurduğum kaynak sizin siteniz.gerçekten sayenizde çok şey öğreniyorum.sizden açelya ve küpe çiçeğiyle ilgili yardım istiyorum.datça da oturuyorum vede yaz ayları çok sıcak oluyor.yaz aylarında bu çiçekleri nasıl korumam gerekiyor.çünkü geçen yıl 2 tane küpe çiçeğim kurudu.ama ben bu yıl yine aldım.benim sorunum yaz aylarında özellikle temmuz ve ağustos aylarında.bu 2 ayı çiçeklere zarar gelmeden nasıl geçirebilirim.birde aldığım çiçekçinin bir tavsiyesi oldu.yazın açelya ve küpe çiçeğini banyoya koymamı söyledi daha nemli olur diye.sizce bu çözüm olabilirmi?şimdiden tşekkür ederim

  9. Mustafa Bayraktar on 26 January 2008 11:15 pm

    Murat bey blogunuz çok hoş.Ayrıca tarzınızda öyle.Bundan aldığım cesaretle bir konuda yardımınızı rica ediyorum.
    Ben Düzcede bir kamu kurumunda çalışıyorum.Uygun arazilerimiz var Düzcede süs fidanı ve süs bitkileri yetiştirmek istiyorum.Gönlüm buranın ikliminde yetişebilecek her tür bitkiyi yetiştirmekten yana.Babam zaten Osmanlı şimşiri ve biraz mazı türlerinden yetiştiriyor.Aile olarak profesyonel bir fidanlık kurmak istiyoruz ne tavsiye dersiniz.

  10. Bahcevan on 25 January 2008 8:58 am

    Sorduğunuz soruya cevap veremem, siz kendi zevkinize göre dilediğiniz bitkiyi seçin lütfen. Ne renk seversiniz, ne koku seversiniz, yer nasil…
    Aslıda bence bir kitap var onu alın sizin ihtiyaçlarınıza cevap verecek.
    http://www.amazon.com/Right-Plant-Place-Indispensable-Successful/dp/0671523961

  11. Bahcevan on 28 January 2008 9:07 am

    Merhaba, güneyde açelya yetiştirmek yürek ister, bence uğraşmayın. Saksıdaki toprağı biraz bol tutun, temmuz ağustosta gölgede saklayın, gece suyayın… Banyonuz bol ışık alıyorsa belki ama dışarıda olsa daha doğru…
    Küpe çiçeğinin güneyde bozulmayan türünü semt pazarlarında bulabilirsiniz( yapraklarını sulamayın, küpe hiç sevmez!) Yanlışlıkla soğuk seven türlerden deniyor olabilirsiniz…

  12. Bahcevan on 26 January 2008 11:20 pm

    Merhaba, bence siz İtalyanın Pistoia bölgesindeki fidanlıkları gezip fikir edinin, en önemli üreticiler, toptancılar orada. Kilometrelerce bitki var, görmeden bu işe girişmeyin.
    Düzcede, japon akçaağaçları, diğer renklenen – boylanan akçaağaçlar, yaprağını döken – dökmeyen manolya türlerini deneyin…

  13. emine mutlu şener on 05 February 2008 7:44 am

    Selam! Gece rüyalarında bile çiçeklerle uğraşan bir doğaseverim. Evimizin büyük bir balkonu var. Kuzeybatıya bakıyor. Bu yüzden çiçek seçerken aklım erdiğince araştırmaya çalışıyorum.Daha önce “bitki hastanesi”nden sizi takip ediyordum. Buraya “ortanca” araştırırken tesadüf ettim. Daha güncel , yalın ve bizlerle etkileşimini daha güçlü buldum.İyi ki varsınız!!!!
    Gelelim sadede: Balkonumda kışın da renk görebilmek için “hercai” diktim. Aldığımda üstünde birer çiçekleri vardı. Bir aydır başka hiç çiçek açmadılar. Pek de gelişmediler. Saksısının küçük geldiğinden şüpheleniyorum. Toprağını kuru bırakmamaya özen gösteriyorum. Sıvı azot, fosfor,vs içeren gübreye başladım. Başka ne yapmalıyım? Sevgiler!!!!

  14. emine mutlu şener on 05 February 2008 8:00 am

    Birdeee;
    Geçen sene tenekeye dikili -gelişkince- leylak aldım. Çiçek vermedi.” Varsın olsun; yanlış budanmış, yanlış sulanmış vs olabilir.Onu sen önümüzdeki baharda gör” dedim eşime.
    Naylon kaplara göre bitkiyi daha iyi beslendiğini duyduğum için tenekeden çıkarmadım leylağımı ve toprağı nemli tutacak şekilde yaz boyu sulamaya devam ettem. Dedim ya balkonumuz kuzeybatıya bakıyor rüzgar ve soğuktan onu korumak için balkonun ısıtma sistemi olmayan, camekanlı, kapalı bölümüne aldım, tam köşeye en çok ışık alan yere yerleştirdim. Dışardayken tomurcuklanmaya başlamıştı zaten. İçeri alınca sanki yavaşladı tomurcukların gelişimi. Fazla olmamakla birlikte sulamaya devam ediyorum. Dibine siyah çay posası koydum…
    Şimdi; sevgili bahçevan! Baharda bol çiçekli görebilmek için leylağıma bakmaya nasıl devam etmeliyim?

  15. emine mutlu şener on 05 February 2008 8:18 am

    e birde “acem borusu” var bizim balkonda, leylakla birlikte aldığım. Balkonumuz hem rüzgarlı oluyor yazları, hem de öğleden sonralarının kızgın güneşini alıyor.Güneşten değil belki ama rüzgardan rahatsız oldu sanırım . Ama yine de bize güzel çiçekler verdi.Fakat onun için üzülüyorum.Onu daha fazla zorlamayıp yazlığı olan bir yakınımın bahçesine mi götürsem, yerine “mor salkım” diksem balkonumun şartlarından daha mı az rahatsız olur acaba? Ya da bu koşullarda sizin önerebileceğiniz çiçekli bir sarmaşık bitki türü olabilir mi? Çiçeğinin rengi önemli değil.Kosu da şöyle baygın olmalı biraz.
    Bu arada ben Samsun’dan yazıyorum…

  16. emine mutlu şener on 05 February 2008 8:45 am

    Sarmaşık bitki türü demişken… Uzun,dar bir küpün içine dikilmiş “hanımeli”m vardı, kosusuna bayıldığım. Fakat yıllarca sadece yeşillendi, hiç çiçek vermedi bana. Ben de suçumu biliyorum ya kızmadan, bıkmadan, 4, 5 sen suladım durdum onu. Yok olmadı , etrafına birkaç dal attı. Böylece oyaladık birbirimizi..(Giresun’da ve iç mekandaydı çiçeğim.) Derken işte Samsun’daki bu geniş balkonlu evimize taşınınca hanımelimi de tabi ki balkonun en güzel yerine yerleştirdim. Benim sabırlı, vefakar, sarmal kızımın bir sabah çiçek açtığını gördüm. Eh mutluluğumu tahmin edersiniz. Gelip gidip sevdim, kokladım, iki gün sonra hediye olarak ona büyük bir plastik saksı aldım. Veeee İTİRAF EDİYORUM! Daha kendisi bile çiçeğine alışamamışken belki, ben şaşkın küpü kırıp apar topar saksısını değiştirdim. Bu gün Şubatın 5’i…O gün bugündür hala çiçeği yok ama çok güzel büyüdü.
    Murat Bey; bana bir yol gösterin de şu hanımcık muradını bulsun.Bundan sonra ona nasıl bakmalıyım, katkı maddesine ihtiyacı olur mu, bolca çiçeklenmesi için neler yapmalıyım?

  17. yok ki on 06 February 2008 2:08 pm

    Merhaba,
    Internette begonvil resmi ararken sayfaniza rast geldim. Ciceklerini tum ilgisine (fazla ilgi bilgisizlikle pek verimli olamiyor) ragmen ota ceviren biriyim. Sayfanizdan, dolayisiyla sizden ogrenecegim cok sey var.

    Maalesef tek cicek acan mor begonvilim de yoklugumda soguktan kotu etkilenmis. Kupkuru gorunmesine ragmen dallarinin ici hala yesil ve canli. Yasadigim memlekette (ABD, Florida) bahar geldi sayilir (su an sicaklik 27 derece). Gunes alan guzel bir alanim var.
    Begonvil icin yapabileceklerim konusunda tavsiyeleriniz beni sevindirecektir.
    Simdiden cok tesekkurler.

  18. Bahcevan on 06 February 2008 1:34 pm

    Emine Hanım, merhaba.
    Yukarıda sorduklarınızın, 1. hercailer havalar iyi gittikçe, ilkbahara doğru irileşip gelişecekler. Şimdilik aynen kalacaklar…
    2.Leylak iç mekanda durmaz, havalar güneşliyken dışarı çıkartın. Rüzgardanda etkilenmez, çok titizlenmeyin…
    3.-4. İlk sene bir sürü bitki yerine adapte olmaya çalışır, Bence sarmaşık hanımeli olmalıydı. Zaten varmış, pek anlamadım siz bunları iç mekandamı tutuyorsunuz? Dışarıdaysa zaten şimdi açamaz, dinleniyor. Çiçekleri yaz başı göreceksiniz, sabırlı olun…
    Son not, bu aralar çok sık gübre vermeyin, ilkbahardan sonra verseniz daha doğru olacaktır.

  19. Bahcevan on 06 February 2008 2:10 pm

    Sizin bu yazınızdan sonra farkettim ki begonvillerle ilgili eski bir yazım vardı, bu sayfalarda yok, bulunca yayınlarım…
    Bozulmuş bitkiniz mutlaka sürer.
    Bitki gelişmek için uzun süre kökünü sağlamlaştırmak istiyor. Bu bir senede olabilir, 5-6 senede… Merak etmeyin.
    Begonvil, sarmaşık ama birşeylere tutunup gelişiyor, vantuzu yok. Mutlaka sağlam birşeylere sarması gerekiyor, geliştikçe çok ağarlaşıp tutunduğunu kırabilir, dikkat!!!

    Begonvil çok su sevmez, sulandıkça yeşil kalır, az sulanırsa strese girip renklenir.
    Çiçekler, o renkli yaprak içindeki minicik beyaz olanlardır. Renklenenler Atatürk çiçeği gibi yapraklar.
    Çiçekliyken dikilirse küsüyor, en az çiçekli dönemde dikilmelidir.
    Topraktan sökülüp yer değiştirilecekse en az çiçekli dönemde köklendirme hormonuyla bu iş yapılmalı (iyice budanacak!), fakat kaprisli olduğu için tutmayabilir….

    Sonbaharda budanıp, bol kış gübresi verilirse ilkbaharda deliriyor.
    Dikenleri var, budarken dikkat edin. Yerini severse çok arsızca gelişiyor.
    Sarmaşık dışında tam güneş altında yer örtücü gibi gelişiyor.
    Saksıda gelişebiliyor. Tam güneşte yapraklar bozulursa (saksıda) bir dönem yarı gölgeye alın, bitki hemen toparlar.
    Toprak seçimi yok, kalender bitki. Deniz kenarında tuzdan da etkilense birşey olmuyor.

  20. Yurtdışı Eğitim on 14 February 2008 2:17 pm

    bu kış gününde ne güzel çiçekler bunlar birden baharmış gibi hissettim.
    bilgi için teşekkürler..

  21. berkayciyu_XACKOBO on 18 February 2008 2:21 am

    murat bey yazılarınızdan çok faydalanıyoruz, teşekkurler!
    bilginiz saygıya değer!

  22. Tülin Aygezer on 20 February 2008 6:05 pm

    Murat Bey tekrar merhaba,
    Daha önce de yazmıştım fakat bi sorun oldu ve size ulaşamadı galiba.
    Orkide aldım, su miktarına dikkat ettim, hatta lavaboda suyunu verip, süzülmesini bekledikten sonra kabına geri koydum. Işıklı ortamda duruyordu ama direk güneş almıyordu. Çiçekli dalların bağlı olduğu anadal dibine kadar kurudu. Ben de en dipten kestim. Yaklaşık 1 senedir hiç bir hareket yok. Yaprakları yeşil. Ne yapmamı önerirsiniz?
    Tesekkurler,

  23. Yeşim Köprülü on 24 February 2008 7:26 am

    Murat Bey,
    Ben İzmitte yaşıyorum.Geçen bahar evimin güneye bakan kısmına küçük bir begonvil diktim.Yerini sevdi ve ağustos ve Eylül aylarında hep çiçek açtı.
    Bundan 2 ay önce tüm yapraklarını döktü ve geçen haftaki kardan sonra dalların uçları karardı.
    Begonvil kışın yapraklarını döker mi emin olamadım çünkü yan komşumun begonvili kasım aralıkta bile çiçekliydi.Gerçi onun çiçeğininde şu anda yaprakları azaldı ama benimki gibi değil.
    Benim sorum acaba begonvilim için şu saaten sonra ne yapabilirim.
    şimdiden teşekkürler…

  24. Bahcevan on 23 February 2008 1:56 pm

    Tülin Hanım, yapraklarda sorun yoksa daha ışıklı bir cam önüne bitkiyi yerleştirin. Dinlenmiş ya da filtrelenmiş su ile sulayıp süzün. Haftada bir sulama yeterlidir. Bu işlem sırasında yapraklarada biraz su serpin. Orkideler için üretilmiş gübrelerden kullanabilirsiniz. Bu arada sizin orkideniz iri yuvarlak yapraklımı ya da çim gibi uzun ve bol yapraklımı. Çim gibiyse 2 senede bir açar, iri yuvarlak yapraklıysa 6 ayda bir açabilir.

  25. Bahcevan on 24 February 2008 10:36 am

    Yesim Hanim, sizin bitki soguktan kardan usumus. Ilkbaharda kontrol edin surmezse budayin.
    Aslinda cok soguk illerde begonviller ya ortulur ya da saksida yetistirilip kisinda camekanli yerlerde saklanir. Bir daha kar yagarken bitkinizi cuvalla ortun.

  26. Arzu Erçıkan on 26 February 2008 12:48 pm

    Merhaba,
    Bu siteyi bugun keşfettim. Begonyamın kırmızı renkli tomurcukları açılmadan bitkiye bağlı olduğu ucu kuruyor.Bundan dolayı tomurcuklar tam olarak açılmadan dökülüyor. Bu sorunuma çare ararken sitenizi keşfettim. Çok hoşuma gitti. Evde çiçek ve bitki yetiştirmeyi çok seviyorum. Begonyamdaki problem ne olabilir? Teşekkürler

  27. Bahcevan on 02 March 2008 11:30 am

    Sulama problemi var, ya az ya cok suluyorsunuz. Bol isikli bir yerdemi, arada nemlendiriyormusunuz, kalorifere ne kadar yakin, belki sicak geliyor.

  28. Zehra Serin on 03 March 2008 3:04 pm

    Merhaba Murat Bey,
    Birkaç gün önce tesadüf sonucu sitenizle tanıştım. Harika bir site yapmışsınız. Elinize, kolunuza, yüreğinize sağlık. Bilgilerinizi esirgemeyerek bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler. Çoçukluğumdan beri bir doğasever olarak, 2007 sonbahar mevsiminde yeni taşınmış olduğum sitenin peyzajını yaptım. Yazılarınızın yakın takipçisi olacağım :))

  29. Yasemin on 25 March 2008 9:12 am

    Merhaba;
    Bol güneş alan balkonumda hanımeli yetiştirmek istiyorum ama sanırım dikim mevsimi değil, ekim-kasım ayları öğrenebildiğim kadarıyla..
    Bu hafta içinde diksem; yani mart sonu nisan başı oluyor. Tutmasının mümküatı yok mudur?
    Saksısı, toprağı nasıl olmalı? Bilgilendirirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler.

  30. Bahcevan on 25 March 2008 1:54 pm

    Yasemin Hanim, ilkbaharda biraz buyuk bir saksiya, funda topragiyla hanimelini dikin (aldiginiz bitkinin saksisinin 2-3 kati buyugu yeterli). Tabiki bir anormal durum yoksa tutar.

  31. Yüksel on 27 March 2008 10:33 pm

    Murat bey Kolay gelsin.Sitenizi yenilemişsiniz herhalde resimler yazılar ve yorumlar değişmiş.
    Çokta iyi olmuş.Aslında Her sene sonunda değiştirseniz çok iyi olur bizlerinde takibi kolaylaşır,tabi işlerden fırsat bulursanız.
    Size kolay gelsin.Elimden geldiği kadar yazılan
    yorumlardan faydalanıyorum.Hoşçakalın,Huzurlu olun

  32. Yüksel on 27 March 2008 10:40 pm

    Kolay gelsin ben biraz önce yorumumu gönderdikten sonra aklıma bir sorun geldi.
    Çınar agacı nasıl yetiçtirebiliriz.Şöyle Beylikdüzünde sitemin bahçesine bir tane Çınar agacı diksem çok iyi olacak gerçi bir çok ağacımız var ama Çınarın yeri başka oluyor.
    Hiç olmazsa 100 sene sonra bizi hatırlatır insanlara

  33. Bahcevan on 31 March 2008 4:05 pm

    Yuksel Bey, cinar buyuk alan ister, diger bitkilere yakin dikmeyin, ozel bir bakim gerekmiyor, tek kusuru son baharda dokulen yapraklar curumuyor, temizlik gerekiyor. Yerini severse bir kac sene sonra hizla gelisip devlesebiliyor.

  34. arda on 15 April 2008 2:02 am

    bu dönemler açelya dikmek için uygun dönem mi? ve bir sorum daha olacak açelyalar sulanmasa yağmur yağdığında aldığı suya bırakılsa bu açelyanın canlı kalması için yeterli olur mu* şimdiden teşekkürler…

  35. Bahcevan on 16 April 2008 9:32 pm

    Bu siralarda Acelya topragiyla dikebilirsiniz. Yagmurlara cok guvenmeyin, siz mutlaka en az haftada bir sulayin.

  36. İlker TOPUZ on 22 April 2008 8:20 am

    Murat bey merhabalar,

    Geçtiğimiz yıl İzmir/Dikili deki bahçeme oldukça özenerek 8 tane kadar begonvil aldım. Amacım tum evin etrafını sarmalarını sağlamaktı. Aldıklarımda hepsi çiçekli idi. Yerlerine diktikten 2 ay kadar sonra tamamının çiçekleri dokuldu ve geçen yazı çiçeksiz geçirdiler. Sonbaharda köklerini üşümemeleri için koyun gubresi ile ortmeme rağmen Mart ayında gittiğimde tamamının kuru birer dala donmuş oldklarını çok üzülerek gördüm. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

    Teşekkür ederim

  37. Bahcevan on 23 April 2008 12:43 pm

    Merhaba, begonviller ilk dikildiklerinde strese girip çiçeklerini döker bu normaldir, fazla su sevmezler, belkide aşırı suladınız (yada kök yapmak için uğraşıp çiçeklenemediler).
    Kışın soğuk illerde yaprak dökülmesi normal, benim İstanbuldaki begonvillerimde şu an ölü gibi duruyorlar, gövdeyi kontrol edin yaş ise mutlaka yapraklanıp, dikildikleri yer tam güneş ise mutlaka çiçek açarlar. Donmuşsalar yapacak birşey yok, yeni alacaksınız.

  38. hülya on 17 May 2008 10:58 am

    murat bey,
    çok clematis seviyorum.akdeniz ikliminde yetişmesi mümkün mü acaba?mümkünse eğer hangi cinsleri olmalı?şimdiden çok teşekkürler.

  39. Bahcevan on 22 May 2008 2:17 pm

    Hulya hanim, genelde yazin bitki kavruluyor.
    Toprak biraz kirecli olursa, hava rutubetli ise, bitkilerin arasinda tepesi guneste kalacaksa belki yetisirler. Kuraklik sevmiyorlar.
    Clematis maximowicziana, C.paniculata, C. armandii (daimi yesil), C. meyniana, C. montana, basarili olabilir.

  40. hülya on 24 May 2008 11:12 am

    murat bey,
    çok teşekkür ederim,bu yıl deneyeceğim ve başarırsam resimleyip size göndereceğim.
    bir de sitenizin çok güzel olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.bir bitki sever olarak sürekli internetten araştırıyorum,okuyorum.hiç sizinki kadar eğitici olanına rastlamadım.siteniz biz doğa severler için büyük şans,herşey için teşekkürler.bol çiçekli günler dilerim.

  41. hakan yigit on 07 June 2008 2:03 pm

    selam ektiğim çimlere yavaş büyüdüğü için gubre takviyesi yaptım fakat renleri koyulaştı biçildikce eski haline dönermi acaba

  42. Bahcevan on 07 June 2008 3:23 pm

    Koyulasmalari bence saglikli olusundan, sorun yok, zamanla istediginiz renk olurlar. Bahce meraklilarinin coguda koyu renk yesil cime bayilir…

  43. Sevin Erbaş on 15 June 2008 6:51 am

    Merhaba,yukarıda bahsettiğim oya ağacımın başın-
    dan musibet eksik olmuyor.Şimdi de köklerine ka-
    rınca dadanmış(yuva yapmış).Pire tozu(TOX)döksem
    bir zararı olurmu?
    Oya fidesini kışın iç mekana taşımadığım için pişmanım.Bitkinin soğuktan etkilendiğini,uç dalla-
    rın yandığını düşünüyorum(gövdesi parmak kalınlı-
    ğında,birve birbuçuk metre boylarında iki kuru dal
    görünümünde).Baharda boyunu kısaltsaydım şimdi
    dallanıp budaklanırmıydı …?
    Malatya’nın şehirler arası otobüs terminalinde oya ağaçları var.Pembe çiçekli bu ağaç hakkında
    internetten araştırma yaparken tesadüfen sitenize
    rastladım ve bu oya ağacı fidesini aldım.Yedi ay-
    dan bu yana sitenizi takip ediyorum,ileti gönderme
    yi yeni öğrendiğim için ,ancak şimdilerde yazabi-
    liyorum.Bitkileri ve doğayı seviyordum ama bilgi sahibi değildim,sizden aldığım bilgilerle bitki-
    lere daha farklı gözle bakıyorum TEŞKKÜR EDERİM…

  44. Sevin Erbaş on 18 June 2008 7:27 am

    13 Haziran da gönderdiğim ileti silinmiş,tekrar
    özetliyorum;Sonbahar da oya ağacı fidesi aldım.
    Kışı,Malatya şatlarında(karasal iklim)saksı içinde
    dışarıda geçirdi.İlkbahar da uçlarından budama yap
    tım.Bu zamana kadar yeşillenmedi.Gövdesini tırna-
    ğımla kazıyınca canlı duruyor.Sulamaya devam ediyorum,yoksa vaz mı geçsem?
    TEŞEKKÜRLERRR…

  45. Bahcevan on 24 June 2008 1:59 pm

    Merhaba, karincalar icin Duspan isimli ilaci kullanin, oya agaci ile oynamaniz sonucu oldu bunlar harhalde, beklemeniz gerekiyor, yapraklanmasi gerekir, bir daha iceri almayin lutfen.

  46. Osman KIZILAĞAÇ on 24 June 2008 4:41 pm

    Sayın Murat Bey ,
    Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim .
    Bende sarı ve beyaz ortanca çiçekler nasıl oluşuyor onu merak ediyorum .
    Saygı ve sevgilerimle .

  47. Bahcevan on 25 June 2008 2:33 pm

    Osman Bey, beyaz dogal tur, hazir satiliyor. Beyaz-Sari olduklarinda ciceklerin acmasi bitiyor sonunda kahverengi oluyorlar okadar… Ciceklerin dogal sureci bu.

  48. Çiçek on 14 August 2008 2:05 pm

    Merhaba,uzun süredir bilgi paylaşımına ara verdiniz. Umarım her şey yolundadir,esenlikler dileğimle

  49. Bahcevan on 19 August 2008 4:12 pm

    Merhaba, gayet iyiyim, fakat yazacak vaktim yok, zaten donem donem yazilmis cok konu vardi, islerim rahatladikca devam ederim merak etmeyin…

  50. İ.Cevdet Kurtay on 09 September 2008 11:49 am

    murat bey merhabalar,
    yeni öğrendiğim ve yaşadığım bir olayı sizinle paylaşmak istedim;
    ters çam ağacımın dibinde karınca yuvası gördüm ve araştırmam sonucunda KOŞDİL denilen ağacın öz suyunu emen kümeler halınde ağaca yapışan çok nalet bir böcek…karınca ile bağlantısı ise koşdil in salgıladığı maddeyi karıncaların yemesi…
    kıssadan hisse ise;ağaçda karınca gördüğümüzde daha zararlı canlıların olabileceği….
    koşdil ile mücadele ise onunla beslenen başka bir canlı …adana zirai mücadelede yetiştirilecekmiş….???? bekliyoruz..
    kullanılacak ilacın haziran ayında tesirli olacağıda yetkili kişilerin beyanı

    hoşcakalın…

    cevdet kurtay

  51. Neslihan Pakkal on 18 September 2008 11:49 am

    Sayın Murat Bey,
    Size tuhaf gelebilecek bir sorum var. Apartmanımızın önünde bir söğüt ağacı var ve içinde de bir karga ailesi yaşıyor!! Bu karga ailesinin bazı fertleri zevkle çiçek yetiştirmeye çalıştığım balkonumdaki çiçeklere musallat olmuş durumda. Yeni ektiğim her bitkiyi kökünden çıkartıp aşağı(3. kattayız) atıyorlar. Bu yeni bir sardunya veya kışın çuha çiçeği olabiliyor. Dikimi uzun saksılara sık olarak yapmaya çalışıyorum ancak nasıl başarıyorlarsa , kökünden koparıp atıyorlar+ balkon içine dahi girip küpe çiçeğimin güzel bir dalını zevkle koparabiliyorlar.Kargaları uzak tutabilecek bir yöntem veya onları uzak tutabilecek bir bitki biliyorsanız bunu benimle paylaşmanızı rica ediyorum.
    Bu faydalı bilgleri güzel resimlerinizle bir kitap haline getirmenizi çok arzu ediyorum.
    Saygılarımla-çok teşekkürler.

  52. Bahcevan on 18 September 2008 7:22 pm

    Neslihan Hanim, kargalardan kurtulmaniz cok zor gibi. Oncelikle bitkilerin uzerine bakik agi gerebilirsiniz fakat bu size cirkin gozukebilir.
    Kargalar bildigim en akilli kuslardan, ben kurtulmak icin plastik karga denedim ama 3 gun sonra tekrar geldiler.
    Bu kuslar sesten, hareketli objelerden, metal parlakligi yada parlak renklerden ve isiktan urkuyorlarmis. Yurt disinda satilan onlarin etkilenecegi ses boyutunda calisan cihazlar var, Istanbulda Karakoy alt gecidinde kuslarla ilgili bir iki cihaz satiliyor, fakat benim bildigim, yabani kus sesi cikartan sensorlu alet pekte kullanisli degil, devamli bir atmaca sesi yada yabani kus sesi duymak istemezsiniz, etkili ama itici…
    Bence ruzgar canlari, dekoratif firildaklari denemelisiniz, belki ise yarar…
    Balkon kenarlarina civili citte oneriliyor ama buda korkunc, uzgunum, isiniz zor!!!!

  53. nazlı kunal on 17 April 2010 8:09 am

    Bende bahçeye çok meraklıyım. bu bilgiler için size teşekkürler

Yorumunuzu bırakınız