Utanç duyuyorum – Milliyet Vitrin

19 September 1998  | Kategori: Yazilarim

Cumhuriyetin 75. yılında, 30 yaşında bir Türk genci olarak ormanların ev yapımı için yakılmasından büyük utanç duyuyorum. Para çok gerekli, güzel bir şey fakat para hırsı dünyanın en kötüsü. Trilyonlara varan rant kavgası, arazi mafyası derken benimle yaşıt ağaçlar, hayvanlar, doğa yok ediliyor. 15 – 20 gün önce İstanbul’da ormanların yakılacağı, bunların imara açılacağı konusunda bir gazete uyarmıştı ve öyle de oldu. Dört günde 42 yangın çıktı.

Bir bitki nasıl zor gelişiyor, orman kaç senede oluşuyor, doğal yaşam tekrar nasıl gerçekleşiyor biliyorsunuz. Ben bahçemde ormansı görüntü yaratabilmek için çok ama çok uğraşıyorum. Çamlar, meşeler, akçaağaçlar, eğrelti otları, katırtırnakları, sarmaşıklar…

Otuz yaşında bir çam kaç lira biliyor musunuz? En az 150 milyon! Kaç tanesi gitti bilmiyorum ama milli servetimiz, oksijen ve moral kaynağımız başkalarının cebini doldursun diye zorla yok olunca bundan utanıyorum, tansiyonum yükseliyor.

orman
yanmis orman

Bakanlar kurulu karar almış. Derhal yanan yerler 6 yaşında çamlarla donatılacakmış. Güzel. Peki bu arada Orman Fakültesi başka bitkiler de öneriyor mu? Yaprağını döken ağaçlar dipten tekrar sürülebilir. Trabzon hurması,katırtırnağı, bambu(pek buralık değil) gibi yansa bile tekrar yeryüzüne çıkabilen bitkiler var. Profesörlerimiz bunları önersin. Benim haddime düşmez. Ağaçlara, hayvanlara, yaşlılara, güçsüzlere eziyet etmek, bu devirde hala ilkçağ zihniyetine sahip olmak, gelişememek bunlar beni çıldırtıyor. Okullarda biyoloji, tabiat dersleri eksik. Seviyesiz eğitim sonucu bugünkü yangınlar normal karşılanıyor. Tamam o gün üzülündü, yoldan geçerken sinirlenildi fakat devamında ne yapıldı?

İstanbul gittikçe gri beton oluyor. Uçaktan, tepeden kuşbakışı seyrettikçe gerçek belli oluyor. 400 bin ağaç kampanyası bana hala komik geliyor. Yetmez, daha çok lazım. Zorla kampanyayla, bir şekilde bilinçlice doğayı tekrar kazanmak gerekiyor. Katledilen doğa öcünü sel, deprem, çamurla alıyor. Para için doğa yok edilmez. Gelişmemiş üçüncü dünya ülkeleri ağaç keser, ağaç yakar. Uygar, gelişmiş ülkeler ağaç diker. Uyanın paradan başka da insani duygular var. Sanat, doğa, sağlık… Her şeyi unutuyoruz. Gitgide at gözlüğü takar olduk. Etrafımızı görmüyor, ne verirlerse tamam, ne yaparlarsa tamam diyoruz. Artık toparlanalım, doğanın tokatı çok acı olabilir.

Murat Pilevneli.

Paylaş Stumble Upon Facebook

1 adet yorum var

  1. metin kirazlı on 11 December 2007 9:57 pm

    ormanlarımız yanınca ve kış dolayısıyla kırık devriklerin çok olunca bir teşkilat emeklisi olarak içim burkuluyor.yalnız bu kırık devriklerin oluşumuna birazda teşkilatın sebep olduğuna inanıyorum ben.tensile hazırlık kesimlerinde fazla açılmadan mütevellit ağaçların birbirleri ile dyanma ve yaslanması olmadığından kırılmaya mahkum bırakılıyor.niyetim eleştirme değil yanlış anlaşılmasın kendi görüşüm.

Yorumunuzu bırakınız