Kategoriler
Yazilarim

Mor çiçekli çim (Liriope muscari) – Milliyet Vitrin

LMuscari Trakya’nın yöresel bitkisi Muscari’ye benzeyen Liriope muscari sonbaharda açan mor renkli çiçekleri ve daimi yeşilliğiyle bahçenizi süsleyecek.

İlkokulda yaptığım tipik peysaj resimlerinde perspektifsiz evler, dağlar, komik güneş dışında evin etrafını fışkırık – fışkırık çimlerle süslerdim. Demek o zaman bile, düz çim sevmezmişim. Çim bana hep toprak israfı, bitkilere ihanet gibi geliyor. Ne yapar eder alanları en aza indirip süs çimi, çalı, ağaç, gözümün istediği herşeyi kontrollü dikerim. Yer örtücüler en sevdiğim kurtarıcılardır. Ardıç, hedera sarmaşıkları, Erica, Vinca, lavanta, kış sümbülü, iris, ballıbaba, menekşe, eğrelti otlacı ve ortam sıcaksa begonvil güneyde mükemmel yer örtücü oluyor. Bunları hafif meyilli, üzerine basılmayacak alanlara dikin. Rengi birde yerde görün!

Süs çimleri koleksiyonu yaparken, karşıma Liriope muscari isimli ilginç bir bitki çıktı. İnce uzun kılıç gibi yumuşak 30 – 40 cm’lik bu öbek halindeki sonbaharda 30 cm’e yükselebilen amelist moru mısıra benzer çiçekler açıyor. Aslında çiçekler ilkbaharda Trakya’nın yöresel bitkisi Muscari’ye (Müskülüm) benziyor. Ama daha sert ve dayanıklı. Her türlü asitli, ağaç altındaki topraklarda fazla sulanamayan, gölgeli alanlarda ya da saksıda iyi gelişiyor. Yapraklar daimi yeşil kalıcı. Kışın açan kartopunun koyu yeşilliğini kırmak için altına, kış sıklamenlerine fon oluşturması için hemen arkalarına evonymus’un küçük alacalı yapraklısıyla beraber (kışın pembeleşiyor, Liriopenin sarımsı rengiyle mükemmel olur) ya da kendi içinde grup halinde dikim yapmanızı tavsiye ederim. Kireçli topraklarda demir eksikliğinden hastalanabileceği için sonbaharda demicli gübre ya da toz kükürt verebilirsiniz.

cow Üretimi 3-4 yılda bir fazlalaşan çiçeksiz öbekten ayırmayla özellikle ilkbaharda yapılmalıdır. Şimdiden uyarayım, ayırım yaptığınız sene kökler sağlamlaşmadan çiçek açmaz, merak etmeyin.

Süs çimleri ve çimlerden söz etmişken Bauhaus’a çim içindeki yosun öldürücü, kurak alanlar için geliştirilmiş – güneşli alan çimi ve benim gibi tür meraklıları içinde, yabani çiçeklilerle karışım yapılmış (beyaz – renkli iki tür) hazır çimler gelmiş. Havalar hala ılık geçerken çim çıkartmak için vaktiniz var. Tohumların üzerine ince kapak toprağı yapmayı ve sulamayı lütfen unutmayın!

Plastik kuş yuvaları:

Son yıllarda başlayan pop – kitch ev dekorasyon akımının en son ürünü plastik kuş yuvaları. Dümdüz levha halinde satılıyor. Kırılıp birleştiriliyor. İstanbul’daki büyük kitapçılarda varmış, diye duydum.

Saksılar duvara çıktı:

Duvarda saksı ve sardunya, sarkan bitkiler… Özellikle Akdeniz mimarisine çok yakışıyor. Ben renklerine bayıldım. Pembe, beyaz ve mavi. Duvar fikri mükemmel…

Bir Kitap:

Doğru dikimle ilgili bir kitap daha. İngiliz Roy Lancaster’in çıkarttığı seriden biri. Ev içi bitkileri, mevsimlik çalılar, yenilebilir – baharat bitkileri gibi başka kitapları da var. Dili çok kolay.

YEM Kitabevi 0212- 219 39 39

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Kabuğuyla ye! (Kumquat) – Milliyet Vitrin

Bundan 200 yıl kadar önce bir İngiliz botanikçi tarafından Çin’den getirilen kumquat, hem tadı hem de güzel görünüşüyle tam bahçenize layık.

kumquat 1800’lü yıllarda, İngilizlerin sömürgecilik zamanlarında, Robert Fortune isimli bir botanikçi Hong Kong – Çin’de araştırmalar yapmak üzere görevlendirilmiş. Çok maceralı geçen uzun bir dönem sonucu İngiltere’ye geri gelen bu zat – ı muhterem, bugün afiyetle içtiğimiz çayı ilk kez Avrupalılara tanıtmış. Çay dışında da çok ilginç bitkileri yanında getirmiş. Uzun zamandır ithal fidanlıklarda aradığım “kumquat” meğer Robert Bey’in getirdiği mallardan biriymiş.

Latince ismi Fortunella Margarita. Turunçgillerden olan bitki ülkemizde pek tanınmıyor. Limon şeklinde, portakal renginde küçük meyveler. 2 – 3 cm. kabuğu ve içi bir bütün halinde soyulmadan yeniyor. Tadı çok güzel. İngiltere’de lüks marketlerde marmelatları var. (Bizde de olur inşallah!) Meyve salatası, kek, pasta yapımında da kullanılabiliyor. Aynı mandalina gibi kokulu, daimi yeşil yaprakları var. Bitki en fazla 4 metre uzayabiliyor. Tüm Akdeniz ikliminde ve kısa süreli kar yağan bölgelerde rahatlıkla yetişebiliyor. – 5 dereceye kadar yaşayabiliyor.

Sorunsuz saksı bitkisi de olabiliyor. Turunçgiller toprakta biraz asit, demir ister. Bu sebeple dikimde Rhododendron torfu ya da kestane toprağı; hiçbiri yoksa çam iğneleri, çürümüş yapraklarla karıştırılmış gazete kağıtlarıyla dikim yapın. (Bitkiler bilgili olsun!) Turunçgiller bol güneş, kuytu alan ister. Kumquat da öyle. Ben araştırdım, buldum. 60 cm.’likleri 15 milyona satılıyor. Özellikle İtalya’yla da iş yapan seralarda bulunabilir. Küçük bahçelere, tür sevenlere tavsiye ederim.

kumquat

Aslında kumquat dışında Türkiye’de pek bilinmeyen bir de “lime” var. O var ya, işte o, ah keşke bol olsa da tatlısını yapsalar. Margarita içkisini sevenler lime’dan yapılmışı içince bizdeki o dandik limonlulara ağızlarını bile sürmez, iddiaya girerim…

Murat Pilevneli

Kategoriler
Yazilarim

Bahçelere yıldız düştü (Cosmos ve Dahlia) – Milliyet Vitrin

Sürekli yağan yağmurlar sonbahar habercisi. Bu da Cosmos ve yıldız çiçeklerinin (Dahlia) tam gösteri zamanı.

İstanbul’da ağustos ayında sıcak rüzgarlarla o güzelim yapraklar yandığı için çok renkli bir sonbahar yaşayamayacağız. Ama şimdi, yıldız bitkisiyle cosmosların da gösterisi var.

Yıldızlar soğanlı, cosmoslar ise tohumlu bitkilerdir. İkisi de upuzun saplarının ucunda mükemmel çiçekler açar ve kırılmasın diye de destek isterler. Anavatanları Meksika’dır.

Cosmos

Perspektif tarz ekim yapılırken en uzun boylular hep arkaya yerleştirilir. Cosmos ve yıldızın kaderi de hep arkadır. (Okulda benim de öyle!)

Ama unutulan bir şey var: Bu bitkiler özellikle güneş ister. Çok kolay külleme hastalığına yakalanabilirler. Bence boylu bitkileri güzel bir duvar önünde, yalnız, büyük bir grup olarak kullanın.

Özellikle cosmosu yürüme bantlarının yanında, yola eğilmiş, pıt pıt açmış çiçekleriyle yerleştirin. Yalınkat ya da katmerli olabilen çiçekler kesilip aranjmanlarda kullanılabilir.

Cosmos tohumdan yetiştiği için bir sonraki sene, tekrar çok zor çıkar. Ama yıldızın soğanı toprakta kalır ve seneye daha bol şekilde çıkar. Özellikle uyarmalıyım; soğanlarınız kayboluyorsa toprak altı canlılarını kontrol edin. Soğanları afiyetle yiyor olabilirler. Böyle durumlarda ilaçlama dışında saksıyla dikim yapın. Plastik tercih edin. Dibini tel kafesleyin. Fazla sulamayın, seneyi çıksın, çürümesin…

Yildiz

Murat Pilevneli

Kategoriler
Yazilarim

Parklarımızı geri verin! – Milliyet Vitrin

Deprem yüzünden sokakta yatmak zorunda kalınca parklarımızın ne kadar az olduğunu bir kez daha gördük.

Yurtdışında okumuş, biraz gözü açılmış, uygarca yaşamanın tadını almış arkadaşlarım Türkiye’de yaşayamayacaklarını düşünüp geri gidiyorlar. Burada iyi eğitim almışlar da onlardan etkileniyor, “Biz de gidelim, oralarda mutlu oluruz,” diye düşünüp peşlerine takılıyorlar.

Gidin, hatta hiç gelmeyin! Burada bir sürü uyanık, hokkabaz kremayı yesin. Siz oralarda yabancılarla savaşın durun; meydan, işi hiç bilmeyen “çok biliyorum” diye kas kas kasılan insanlara kalsın.

Acıtan, çok ağlatan bir deprem yaşadık. Birkaç gün önce gördüğümüz insanlar, binalar, yollar, manzara yok oldu. İnsanın, evet insanın ne kadar değerli olduğunu gördük. Dün para önemliydi ama bugün biz daha önemliyiz.

Çalışmak, para kazanmak, daha kazanmak derken insani her şeyi unuttuk. Doğa, sanat, sağlık, rahatlık, eğlenmek, gülmek, spor… Beynimizi ferahlatacak, bizi insan kılacak etkenlerle hiç ilgilenmez olduk. Bir gece alarm verildi, geceyi dışarıda geçirmemiz istendi. Binaları çatlak olanlar her gece dışarıda yatıyorlardı. Peki parklar nerede? Açık alanlar nerede? O hiç yüzüne bakmadığımız ufak bakımsız parklar bir anda en değerli yerler oldu. Değil yatmak, ayakta kalacak yer bulamadık. Artık şehirciliğin, planlamacılığın, organizasyonun gücünü göstermesi lazım. Aptal uyanıklar para kazanacaklar diye her yer beton oluyor. Bina, bina, yol, yol, gri, gri… Yeter!

park

Boş bulunan yerler hemen otopark, yeşil alanlar kamu binası ya da gecekondu haline getiriliyor. Ya sonra?.. Enayiliği bırakalım. Doğayla oynamayalım. Yoksa hıncını acı alıyor. Yaşananlar hiç hoş değil. Rezil olduk.

Bizi yönetenler! Biz insanız ama siz de öyle. Verilmiş olan sadece görevdir. Geçer. Kalıcı, yapıcı işler yapın. Uyanın. Bundan başka Türkiye, dünya, hayat yok!

Not: Parkların 30 – 40 dönüm olması da gerekmez. 500 – 800 metre kare yeşil alan olsa da işimizi görür!

Murat Pilevneli.