Bu hafta 25 – 29 mart tarihleri arasında İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde (Yeşilköy) Florist ’98 Bitki Fuarı var. Bitkilerle ilgili pek çok ürün, bahçe mobilyaları, aydınlatmalar, kuru ve kesme çiçekler, gübreler, ilaçlar. Anlıyacağınız buraya gitmemiz şart. Bana gelen e – maillerde hep gübre, ilaç soruluyor. Bu fuarda çok detaylı bilgi bulabilirsiniz. Ben en fazla toprak yapısını düzenleyici bitki torfları ve değişik saksılarla ilgileneceğim. Seramik görünüşlü plastik saksılar geçen sene bolca vardı. Almayı düşünüyorum. Bu saksıları seviyorum. Hem bozulmuyorlar hem de hafifler. Belki kitap ya da dergi de bulabilirim. Bugüne kadar Türkçe kitap hakkında bilgi vermemiştim.

Önümüzdeki hafta da (1 – 5 nisan) bir bitki fuarı var: Bahçe İstanbul Hilton Exhibition Center (Taksim – Hilton Oteli). Bu fuarda bitkiler dışında, seralar, havuz ekipmanı varmış. Böyle fuarları, güzel işleri gördükçe moralim düzeliyor. Bir de belediyeler aynı incelikte olabilse. Mesela heykeller dikse, bitkilerden Belçika, Hollanda’daki gibi dev halılar yapsa, yarışmalar yapıp halkımızı teşvik etse hem hayatımız renklenir hem de şehirlerimiz daha iç açıcı olur. Griden, tozdan, gürültüden hepimiz bıktık. Şehirdeki hayvanlar bile yok oldu. Hiç parkta sincap görüyor musunuz? Onlar bile kaçıyor.
İlkbahar gelirken bahçe mobilyaları da dikkatimi çekiyor. Lütfen preslenmiş beyaz plastik sandalyeler yerine ahşap, demir ya da estetik hasır olanlarını seçin. İstanbul’da Nişantaşında Tunaman Çarşısındaki MOOD(Kartell),Fenerbahçe’ye giderken sahil yolunda İCA,3k Concept, Bağdat Caddesi’nde Neo, Monte Carlo Mobilyalar çok iyi. Özellikle Monte Carlo‘yu görün. En kaliteli tenteler, şemsiyeler, mobilyalar burada var (Feneryolu’nda). Tik ve ahşap görünümlü plastik bahçe mobilyalarını senelerdir yapıyorlar. Konularında iddialılar, ben de memnun kaldım. Öneriyorum. Perdecilerde hasır stor perdeler var. Balkonlarınızda güneşlik gibi kullanabilirsiniz.
10 sene önce elimde koca perdeleri taşıdığım seyahat aklıma geldi. Artık burada biraz gezin yeter. Her şey var.
Bu arada Carrefour ve Bauhause bolca ithal gül, çiçekli çalılar getirmişler. Fiyatları çok makul, değişik türler. Meyve ile ilgilenenlere de frenk üzümlerini, çilekleri tavsiye ederim. Elinizi çabuk tutun. Yoksa tükenirler.
Unutmadan Florist ’98 Fuarı’nı internetten de canlı izleyebilirsiniz. Adresi www.florist.cnr.net
Murat Pilevneli.

Atlas sediri şeklini en beğendiğimdir. Yumuşak dalları, kısa iğneleriyle çabuk gelişirler. 50 metre kadar büyüyebilen bu çam bana hep Japon Kabuki tiyatrosu figürlerini anımsatır.
İçinde bulunduğunuz dönemde çıplak kökte satılan ya da topraktan sökülen, dikilmeye hazır ağaçların acilen dikilmesi gerekir. Saksı içinde satılan fidanlar ya da gelişmemiş ağaçlar yılın her vakti don, aşırı yağmur ve kuraklık dönemleri hariç her zaman dikilebilir. Fidanlıklarda satılan çıplak köklü bitkilerin kökleri rutubetli olmalıdır. Kökler gözle görülmeli, serbest ve gelişmiş, yardımcı kılcal kökleriyle birlikte hafif serbest hazırlanmış olmalıdır. Çok fazla budanmış ya da karmakarışık durumdaki açık köklüleri almayın. Tutmaz. Saksıda satılan ağaçlarda da saksıyı biraz sıyırın, mümkünse çıkartın. Toprak ve kökler rahatça görülüyorsa durumu iyidir. Fakat kabın şeklini almış ve sadece kök halindeyse işiniz zor. Böyle bir durumda ya almayın ya da dikim yaparken kökleri açın, kesin, bolca rutubetlendirin.
Ağaç ya da fidan dikerken dikim çukuru çok önemlidir. Açılan alan elli ya da yüz santim derinliğinde olmalıdır. Ağacın büyüklüğüne göre de büyüyebilir. Fidanın üst gövde izdüşümü genişliğinde ve kökten biraz daha derin açılması gereken çukura gübre, yaprak çürükleri, kum, iyi toprak hazırlanarak dikilirken keklenmelidir. Hepsinden önemlisi bitki çok iyi desteklenmelidir. Çıplak köklerde önceden bir kazık çakıp fidanı buna bağlayın. Rüzgarın yönü, toprağın yapısı, her şey çok önemlidir. Dikimden sonra toprağı iyice sıkıştırın. Destekleyin, sulayın, gerisine ilkbaharda devam edin. Bütün yaz boyunca bitkinin istediği kadar sulayın.