Kategoriler
Yazilarim

Sorular cevaplar, Temmuz – Ağustos

– Yaz aylarında da ağaç dikilebilir mi?

Evet ama ağustos ayı hariç; çünkü bu dönemde havadaki kuru sıcaklıktan dolayı bir hayli ısınan toprağa giren bitkiler şok geçirebilir. Mecbur kalacaksanız ağacı dikmek için kazdığınız çukuru su ile doldurun, biraz bekleyip bitkiyi yerleştirin, toprak atın, kök- toprak suyu iyice çeksin, uzerini iyi toprakla doldurup çığneyin… Bir sonraki gün kontrol edin, toprak çökmüş ise biraz daha toprak doldurun.

Saksıda satılan her ağaca güvenebilirsiniz ama asla açık köklü ya da bir yerlerden sökülüp getirilmiş ağaçları almayın, tutmazlar. Bu tipleri bir tek kış aylarında dikmelisiniz. Aldığınız ağacı dikerken köklerini kontrol edin. Fazla karışık kökler, topraksız kalıp saksı şeklini almışsa biraz budayın, alttan yer yer kopartıp dağıtın ve öyle dikin. Bilin ki serada beklemiş eski mal almışsınız, mutlaka pazarlık edin!

Genel bakım

– Ağaçlara gübre ne zaman verilir, yazın gübre vermek doğru mu?

İlkbahar sonu ve yazın, ağaçlara az miktarda olmak kaydıyla sıvılaştırılmış gübre verilebilir. Esas gübreleme ilkbaharda toprağa karıştırılarak ya da sonbaharda yapraklar döküldükten sonra yüzeye serpilerek yapılabilir. Kafanıza estikçe toprağa hayvansal gübre verme alışkanlığından kurtulun. Ağacın neye ihtiyacı varsa ona göre gübre vermelisiniz. Yapraklar için azotlu, çiçekler için potasyumlu gübreler alın. Gül gübresi diye satılan toz potasyumlu gübre çoğu çiçeklere iyi geliyor, deneyin. Ev kenarındaki güvercin pisliklerinden uzak durun; hem çok kuvvetliler hem de toprağı kireçlendiriyorlar. Ayrıca çok kötü kokuyorlar.

– Mevsimlik çiçekleri temmuz ayında da dikebilir miyiz?

Dikim yapmak için bu ay geç değil, hatta daha gelişmiş fide bile bulabilirsiniz. Gölgede kalan alanlara cam güzeli, büyük çiçekli, yapraklı begonya; güneş alan yerlere begonya, sardunya, papatya, vapur dumanı, verbena, ateş çiçeği veya kadife çiçeği dikebilirsiniz.

Sulama

– Yazın kaç günde bir sulama yapmalıyız?

Bahçenizin durumuna göre her gün veya haftada iki üç kez… Sulamada öncelikle dikkat edilecek nokta bahçenizin güneş alıp almadığıdır. Güneşli bahçeler gün batımında, gölgede kalanlar ise sabah erken saatlerde sulanmalıdır. Zamansız sulama gelişimi etkilediğinden bu konuya özellikle dikkat edin. Gölgede kalan bahçelerin gece sulanması yosunlanmaya, sümüklü böceklerin sayısının artmasına sebep olur. Bu tip bahçelerde çok sulama yapmayın; zaten buralarda nem kaybı az olur. Güneşli alanları ise asla güneş varken sulamayın; bitkilerin yaprakları yanar.

Cim

– Çimlerimiz ilk ekildiği yılki kadar güzel değil; hayvansal gübre de verdik ancak düzelme olmuyor. Ne yapmalıyız?

Çimlerin bakımı zordur. Öncelikle tırmıkla dipteki pislikleri, yosunları çıkartmak lazım. Bir de toprağı havalandırmak gerekli. Tırmığı toprağa batırıp biraz ileri geri oynattıktan sonra çıkartın. Bu işlemi her 50 cm.’de bir tekrarlayın, ilave tohumunuz varsa az miktarda toprakla karıştırıp serpin ama tohumları açıkta bırakıp kuşları buraya çekmeyin. Hayvansal gübreden kurtulup 15-15-15 numaralı çim gübresi kullanın. Hayvansal gübre hem çok kuvvetli hem de bahçeye böcek getiriyor. Doğayla o kadar haşır neşirlik hoş değil! Çıkar ama sonra hemen yanar. Sonbahara kadar bu işlemi unutun. Çok acilse ve ihtiyaç varsa rulo halinde satılan hazır çim serin. Hiçbir riski yoktur; sadece biraz daha pahalıya mal olur o kadar!..

– En çabuk gelişecek ve gölge yapacak ağaç nedir?

Akasya, ada mimozası, akçaağaçlar, osuruk ağacı (adı böyle!), kavak (aman tozsuz olanını isteyin), güneyde karabiber ağacı, demir ağacı…

Begonvil

– Güneydeki begonviller, İstanbul’da yetişir mi?

Kışın korunur ve fazla sulanmazlarsa bir şey olmaz. Denize yakın yerde toprakta bile kalabilirler. Yapraklarını dökseler bile yazın açarlar ama bana göre bu tip özel bitkileri İstanbul’a getirmeyin, onlar yerinde güzel… Zorlama olunca orijinali gibi olamıyorlar. Nasıl bizim manolyanın oralarda yetişmesi zorsa begonvil için de buraları zor…

– Dracenea türü palmiyeler kışın bozuluyor, ne yapmalıyız?

Öncelikle bunları don olabilecek yerlere dikmeyin. Poyraza kapalı, bol güneşli yerleri seçin. Böyle bir imkânınız yoksa palmiyeleri kışın hasırla sarmalayıp rüzgârdan koruyun ama ortaya çıkan görüntü çok çirkin; dayanabilirseniz tebrikler… Bence bu palmiyelerin altına yaprak şeklinde olan ‘Phormium dikin, ister kırmızı, ister alacalı, beraber çok şık duruyorlar. Dev çim görüntüsündeki bu bitkinin yazın açan ilginç çiçekleri de var.

Gul

– Güllerimde külleme hastalığı var; bir de çok bitleniyor, tam açmadan dökülüyorlar. Ne yapmalıyım?

Güller güneşe bayılır, gölgeden nefret ederler. Muhtemelen sizin güller gölgede kaldıkları için külleniyordur yada bitleniyor. Öncelikle etraflarını budayıp, sonbaharda da yerlerini güneşe göre değiştirin. Gül suyu çok sevmez; fazla suluyorsanız miktarı azaltın. Böcekler için suprasit ilacı kullanın, ilacı suyla karıştırıp filit yapın(dozajı prospektüste yazar.) Güllerin açması için budamayı iyi yapın, potasyumlu gül gübresi verin. Yapraklara toz kükürt serpmek de külleme sorununu yok eder(en az 3 haftada). Bir akşam vakti, naylon çoraba doldurduğunuz toz kükürtü, ıslattığınız yapraklara pudra gibi serpin. Bu işlemi yapmadan önce saat, yüzük gibi her türlü metali elinizden çıkartın; kükürt zarar verebilir. Çelikler, altınlar kararmasın!… (Toz kükürt ecza depolarında satılıyor.)
Chlorosis

– Kükürtü gülün dışındaki diğer bitkilere de uygulayabilir miyim?

Kükürt hastalıkta (chlorosis) yapraklardaki sararmayı düzeltebilir. Çivit gibi renklenmeyi arttırır(ortancalardaki mavi renk için.), parlak yeşil yapraklarınız olur. Ancak kükürt topraktaki asit miktarını arttırabilir. Dolayısıyla açelya, kamelya, manolya, gül, çam, ortanca gibi bitki ve çiçekler topraktan yeterli demir alamadıkları için hastalanıp sararabilirler. Bence çok acil bir durum varsa öncelikle şehirlerdeki Tarım il Müdürlükleri’ne gidin, inanamayacağınız kadar çok yardım ediyorlar. Benden de selam söyleyin.

Yaprak YAPRAK SORUNLARI

1-Düzensiz sulama sonucunda yapraklarınız acaip şekli alabilir. Sulamayı düzenli hale getirip toprak yüzeyine çakıl, çam kabukları gibi rutubet tutucular ilave etmelisiniz.
2-Yapraklar kenarlarında çukur çukur şekil alıyorsa tırtıl veya yaprak yiyen diğer böcek çeşitlerini araştırıp acilen ilaçlama yapın.
3-Bakteriye!, böceklenme sonucu yapraklarda sararma ve lekeler oluşuyor. Bu sorunu çözmek için Suprasit ilacı kullanın.
4-Bitkinin susuz kalması sonucunda, özellikle ağustos ayında yaprak kuruması oluşabilir, korkmayın. Normal bakıma devam edin, bir sonraki sezon yeşermelerini sağlayabilirsiniz.

Kategoriler
Yazilarim

Şehirli bitki… Daimi yeşil manolya. (Magnolia Grandiflora)

İşte bana bahçe işlerini sevdiren bitki.

manolya
Her şey Floransa’da gördüğüm manolyalarla (Magnolia Grandiflora) başladı. Denedim, oldu, sevdim ve bugüne geldim. Bana “çok naziktir, kök sistemi anormaldir, evi çökertir, çiçek açmasını beklersen eline baston ve torunlarını alırsın” dediler. Ama yanıldılar. Yılmadım. Araştırdım. Bugün bir sürü manolyam var, yaptığım işlerde de bolca kullanmaya dikkat ediyorum. Hatta bir tanesinde abartıp havuzun çitini manolyadan yaptım. Düşünsenize kokulu çit…(çitinizin, budama zamanı çiçekler geçince, ağustosa doğru yapılır unutmuyın!)

manolya

Avrupanın ılıman güney bölgelerinde, İngiltere’de birçok yerde, Amerika’nın California bölgesinde manolyaları soğuk rüzgârlardan korumak için duvar diplerine dizi dizi dikiyorlar. Duvarın 70-80 cm. dışından, ikinci duvar gibi buduyorlar. Yani bu bitkinin bugüne kadar bina temellerine zarar vermediği kanıtlanmış. (Devleşmiş manolyalar temele biraz sorun yaratabilir, onuda kök budamasıyla kontrol edebilirsiniz.)
Manolya bilinenin aksine zahmetsizdir. Aşırı rüzgâr almadığı zaman çok hızlı gelişir. (Senede 75 cm.) Rüzgârlı bölgelerde adaptasyonu yavaş olur ama bir iki sonra toparlanıp gelişir. Bakıma bayılır. Gece, yapraklarının yıkanması suretiyle sulanmaya bayılır. Çam iğnelerini, ıhlamur ya da kayın yapraklarını kök yüzeyinde hissetmek ister. Aslında siz siz olun manolyayla bazı bitkileri beraber dikin. Akçaağaçların her türü, ıhlamur, kayın gürgen, meşe, çam ve kendi türünün yaprak döken, ilkbaharda açan örneklerini (Japon manolyası, lale ağacı, ya da çıplak manolya gibi bir sürü ismi var ama doğrusu sadece manolya) manolyayla yan yana dikebilirsiniz. Tüm bu saydıklarım yaprak dökümüyle doğal gübre vazifesini yerine getireceklerdir.

manolya
İlk dikimde bitkiye biraz gaz vermek için kestane toprağını normal toprakla harmanlayarak dikebilirsiniz. Kireçli topraklarda yaprak sararması oluşursa ilkbaharda toprak yüzeyine, kök üzerine, toz kükürt yada toprak asitlendirici toz döküp hemen sulayın.

Manolyalar çapalanmaktan hoşlanmaz, kökleri yüzeyseldir, zenginlik olsun diye dibini havalandırıp gübrelemeyin. Sadece büyükbaş hayvan gübresi severler!. Güvercin gübresinden nefret ederler (çok kireçli!). Manolyalara çok çiçek açtırmak için potasyumlu gül gübresi verin. Açan çiçekler bir iki gün dayanıyor, gösteri bitkinin büyüklüğüne göre ağustos ortasına kadar devam edebiliyor. Limonata gibi kokan çiçekleri yakından koklarken burnunuzu sürerseniz, ne yazıktır’ki vücut yağınızla reaksiyona geçip yarım saatte kararıyorlar…Bence, dikkatlice, çiçeği açmamış yeni sürgün dalı kesip, vazoya alın, 2 gün ev içini kokuya boğacaktır.

Manolya sorun yaratacak kadar fazla geliştiğinde istediğiniz her yerini budayabilirsiniz. Ligusturumun devi muamelesi yapabilirsiniz. Ama unutmayın ki her kestiğiniz dal, o sene açacak çiçekleri de beraberinde götürecektir.

Manolya ellenmediği takdirde çam gibi yerden dallı gelişir. Hatta o kadar gelişir ki bir dip dal 10 m.lik uzaklığa kadar gidebilir. (İstanbul Hilton Oteli’nin bahçesini görün, mükemmel örnekleri var orada…Aman alt dallarını budayalım, boya gitsin derseniz büyük hata, siz ellemesenizde o büyümeye devam edecektir!) Kar yağışında yumuşak yapısı zarar görebilir. Aşırı yük dallarını kırabilir, bitkiyi hırpalamadan kardan kurtarın, tazyikli suyla tepedeki karı indirmeye çalışmayın, bitki donabilir!.

Magnolia little gem
Poyraza kapalı alanlar dikim için daha uygundur. Onun dışında güneşi de, yarı gölgeli alanları da kabul edebilir. Bahçeniz kireçli topraklıysa, siz inatla manolya istiyorsanız, dev saksılarda uygun toprakla, turunçgiller gibi gelişebilir. Yeter ki, 3-4 senede toprağını bonsai gibi değiştirin (zor…). Bu bitkinin teraslar için üretilmiş minyatür tipi de var, ismi “Magnolia Little Gem”. Küçücük ve o boyuyla bir sürü çiçek açıyor. Bu manolyalar sizi kesmedi, ev içerisinde yaşaşayan, yaprağını döken bir tür daha var, onuda deneyebilirsiniz (Magnolia virginiana).

Magnolia virginiana
Manolya, Karadeniz’in ılıman, her bölgesinde yetişebilir. Havada rutubet isterler, en önemlisi de, manolyalar hava kirliliğine dayanıklıdır. Kısacası bu bitki mükemmel şehir ağacıdır. Yollarda sağlı sollu dikilince süper durur, otobanlar ya da arabayla geçilen yerlerde değil unutmayın !!!, Taksim’den Harbiye’ye giden cadde ile Nişantaşı’ndaki bir büyük cadde, manolyalı… Bu dikimde (Nişantaşı) direkt olmasa da benim de katkım var. Fikri ben vermiştim, diktiler. Bir tek nisan, mayıs aylarında yaprak değiştirirken ortalığı kirletiyorlar, ama hemen taze yeşil yapraklarını, ardından da çiçeklerini açıyor.

İzmir bölgesinde çok kullanılan bir tür yaprakları yuvarlak uçlu, daimi yeşil manolya var. M.Grandiflora türleri 10-15 yaşından sonra bol çiçek açarken bu tür, Magnolia Ruff, 3-4 yaşında açmaya başlıyor. En çok 6-7 metre büyüyebiliyor. Diğerleri 20 mt. kadar çıkıyor.

manolya

Manolyaların üretimi yaz sonunda çiçeklerden sonra oluşacak tohum kozalaklarından olabileceği gibi , en çabuk ve garantili yöntemi, havadan dal köklendirilmesiyle yapılıyor. Bu iş için boy hizanızdaki bir dalı çakıyla eninden, yarısına kadar dikine kesin, bu yarığı dalı kırar gibi 3-4 cm. ayırın. İçerisine köklendirme tozu serpip üzerine 10 cm. toprak sıvayıp bir torbayla büzün(bone gibi), 2 aya karar o topraklı kısım kök dolacak. İşlem yaptığınız yerin 2 cm. gerisinden dalı kesin, toprağa dikin… Tohumla üretim yavaş oluyor.

manolya

İyi bir cinsli türle aşı yapılmışsa, ilk baştaki yaprağı yeşil altlı tür çıkabiliyor. Unutmayın, yaprak altı kahverengi kadife kaplı gibi türler hem daha iyi çiçek açıyor, hemde toprakta iyi gelişiyorlar.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Gölgeliklerin renkli çiçekleri, ortancalar

Bahçeniz yarı gölgeli mi, yol boyu devam eden ve önüne bitki dikilebilecek tipsiz bir duvarınız mı var, kışın ev içinde çiçeklerle aranjman yapıp mutlu olur muydunuz? Sorular bol… Cevap genelde evet ise, ortanca sizin bitkiniz. Almaya hak kazandınız.

Ortanca
Önemle tekrar vurgulayalım, ortanca yarı gölge hatta gölge bitkisidir. Kabak gibi güneşe konmaz!

Ortanca

Anavatanı çoğu çiçekli çalılarda olduğu gibi Uzakdoğu’dur. Türkiye’deki ortancalar genelde “Hydrangea Macrophylla” türlerindendir. Ama onlar kadar ilginç olan başka türler mısır patlağı gibi tek tek açan “H.Lacecap“, yaprağı iliginç, sonbaharda kırmızılaşıp dökülen, ince uzun üzüm salkımı gibi çiçekli “Hydrangea Quercifolia” ve benim favorim, sarmaşık ortancalar.

Ortanca

Yerliler mükemmel bakımlı olmadığından ithallere göre biraz cılız durabilirler ama sakın ortancanın şaşırtmasına kanmayın. Kocaman çiçek bir sene sonra küçücük pembe; aldığınız mor; mavi, pembe ya da beyaz olabilir. “Ama nasıl olur ben aldım, ben diktim. Rengi nasıl değişir” diye bunalımlara girmeyin. Ortanca topraktaki “ph” değerine yani asit oranına göre sonradan renklenir. Toprak ne kadar kireçliyse pembe beyaz; bunun tam zıttı, ne kadar asitliyse yani simsiyah besince zenginse, o kadar mavi mor olur. Aslında maviyi demir sülfat, paslı demir suları ya da renklendirici çivit ilaveleriyle de yapabilirsiniz, size kalmış.

Unutmadan eleştireyim, son aylarda fidanlıklarda çirkin ötesi mavi güller türedi, facia gibi, ödüm kopuyor; bollaşacak, her bahçede karşıma çıkacak diye… Hayatımda hiç bu kadar sahte, tipsiz şey görmedim. Aman, kaçın…

S Ortanca

Neyse biz konumuza dönelim. Ortancaların çoğumuzun bilmediği sarmaşığı hem çok arsız hem de güzel çiçek açan bir türdür. Tüm yaz beyaz açar. Yaprakları sonbaharda, altın sarısı olup dökülür. Bu da yarı gölge bitkisidir, fazla budanmayı sevmez. Hedera sarmaşığı gibi vantuzlu yapısı duvarlara yapışıp gelişebilir, desteklenmeye ihtiyaç duymaz.
Evet, budama denince en önemli bölüme geldik. Türkiye’de herkes ortanca budama üstadı olmuş. Makası eline geçiren maçta tezahürat yaparkenki heyecanla canım ortancaları haşat ediyor. Öncelikle ortanca ilkbaharda, yeni sürgünler ortaya çıkınca budanır. Sonbaharda yapılan budama, kışın bitkinin donmasına sebep olabilir. Hem geçmiş romantik çiçeklerin yaprağı dökülmüş çalılarda durmasının kime ne zararı var ki? Güllerdeki gibi bir muntazamlık
saplantısı… Bırakın dağınık kalsın, ellemeyin… Yazın çiçekler açtı, çok beğendiniz; kesip saklamak istiyorsanız 40-50 cm’lik dalları kesip, öbek halinde bağlayıp, baş aşağı kurumaya bırakın. Hiç bozulmadan iki sene durabilirler. Hatta tek tük renk bile kalabilir.

Ortanca

Ortanca, toprakta asit seviyor demiştim. Dikimde hazırlayacağınız özel karışıma bayılacaktır. Elenmiş toprak, kum, yaprak çürükleri, öğütülmüş kabuk ve gazete kâğıdı parçalarını, yanmış büyükbaş hayvan (at, inek, varsa deve!..) gübresini harmanlayıp ortancayı dikin; mor-mavi açsın. Toprağınız asitliyse pembeleştirmek için ya kireç serpin ya da güvercin, tavuk gübresi dökün.Çok koyu pembe-kırmızı tonlar için bir kova suya biraz sirke ilave edin…Bakalım sonuç istediğiniz gibi olmuşmu?. Gölge kadar önemli bir konu da ortancaların rutubeti sevmesi; susuz kalamazlar. Zaten kalırlarsa hemen yaprağı, çiçeği boynunu büker, kendini belli eder. Hemen sulayın. Üretimi yaz sonunda çeliklemeyle çok basit. Aldığınız dalı, yapraklarını temizleyip toprağa saplayın, gelişecektir. Ama daha garantili bir sonuç için köklendirme tozu deneyin.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Beton dünya!.

Eski binalar yıkılıp yerine kapalı otoparklı, zemini betonlu, dümdüz bembeyaz binalar yapılıyor. Köşelerde eskiden kalmış, ölmekle ölmemek arasında direnen zavallı ağaçlar. Yüzeyde 20 cm. toprak alan bahçe yapılsın diye bırakılmış, izolasyon problem oluyor, su sızıntıları var.

ototpark

Neden bu işler baştan düşünülmez? Mimarla peyzaj mimarları beraber bu işleri çözmezler. Grup çalışması yapılsa çirkinlikler azalacak, çoğunun haberi bile yok.

Bu beyaz binalara kafam çok takık! Neresi varsa yeşile boyamak istiyorum. Çatıları bile. Japonya’da havaalanı çevresindeki evler uçaktan güzel gözüksün diye yeşile boyanmış. Binaların girişi zemin üzerine yükseltilmiş beton çiçekliklerle çözülmüş. Avrupa’da bir sürü yerde de böyle. Afrika’daki uygar şehirlerde bile böyle. Yani her uygar yerde böyle… Ya bizde? Belki torunlarım görür…

Toprak, bitki ve tabiatın ne kadar gerekli olduğu neden unutuluyor? Bahçe ve çevre bir tek baharda aklınıza gelmesin. Ayağımı birkaç gün çime basmasam elektrik doluyorum, sinirli oluyorum.

Parklar yok. Olanlara da sıkıysa git… Neyse, size bir öneri: taş alanları tasarlarken arada toprak için boşluklar bırakın. Çim için 35 cm. derinlik mükemmel olur, gerisi beton olsun! İzolasyonu düşünün, bir bölümü drenaj, üzeri toprak, daha üzeri de çim. Çim alanlarda da dümdüz taş kaplama yapmayın; arada bir adım boşluk olsun da toprak geçsin. Lütfen her yeri taş kaplamayın. Kıyısı köşesi biraz az olsa ne olur?

Malzeme olarak kaymayan taş seramik ya da başka bir döşeme malzemesi seçin. Kışın kar yağınca ya da yağmurdan sonra düşmeyin. Isı yanlışlıkla yapmış olsanız bile ipler çekip milleti kaymayan yerden yürütmeye çalışmayın. Şıklık olsun diye bir şey yapmayın. Kendinizi düşünün, siz yürüyebilir misiniz? Her tarafı beton alanlarda bitki dikmek için en iyi yöntem, yükseltilmiş beton çiçeklikler yapmanız.

ciceklik

Ağaç dikecekseniz, 1 metre yükselebilir. Çalı dikecekseniz, 60 cm yeter. Alttaki beton alanı istediğiniz kadar geniş tutun. Saksıların çapını, gelişeceklerini de hesaplayıp örün. Dilerseniz sıva içi ışıkları bu betona gömün, size yürümek için kılavuz oluştursunlar. Saksılıklarınıza kazık kök yapmayan, senelerce yaşayabilecek bir sürü bitki var; onları seçin. Listesi çok uzun yazamıyorum. Tanıdığınız peyzaj mimarlarına ya da güvendiğiniz fidanlıklara sorun. Çok sıkışırsanız bana mail atın. Her yeri beton olan bir çevrede yaşamak istemiyorum. Gidecek başka yerim de yok. Buraları güzelleştirmek bizim görevimiz.

Bitki dikmek, bir şeyler yapmak, sokağa atılmış paralar değil. Kendinize, evinize, koltuğunuza, sigaranıza harcadığınız paraları biraz da çevrenize harcayın. Her şeyi güzelleştirmeyi başkalarından ya da belediyelerinizden beklemeyin. Onlar bu kadar yapabiliyor, siz ilave edin lütfen. Etrafı da yeşile boyama fikrimi yabana atmayın, en ucuz çözüm de bu…

Murat Pilevneli.