Çok pişmanım! Bütün sene ilkbaharda açacak manolyalarımı bekledim durdum, yok kar yağışı, yok birkaç gün ılık geçti derken kimi manolyalarımı zevkle seyredemedim. Tam bayram tatiline çıktım, benim yokluğumda İstanbul’da hepsi açmış. Neredeyse kaçırıyordum. Her sene havaların dengesizliği daha da belirginleşiyor.

Erken açan beyaz, kocaman ve kokulu olan Magnolia denudata (Yulan), yine ona benzeyen ama pembe olan M. Soulangiana (Bebek yokuşundaki Ihlamur Kasrı’nda görebilirsiniz) ya da küçük büyük yıldız şeklindeki M. Stellata gibi çeşitlerini bu sene pek zevkle seyredemedim. Daha geç açan M. Liliflora (ince mum gibi içi beyaz dışı bordo), M. Susan (kocaman pembe yıldız şeklinde) gibi türleri de var.
Neyse ki bayramda hepsi açmış. Manolyalar benim saydığım ya da sizin bildiğiniz kadar az değil. Doğada şu anda, sonradan laboratuvarlarda botanikçilerin geliştirdiği türler dahil 250 çeşit manolya yaşamakta. Krem renginden mora, hatta kanarya sarısı ve parlak kırmızıya kadar çok değişik manolyalar var.

Manolya Uzakdoğu kökenli bitkilerdendir. Himalayalar’da, Kore’de, Çin’de, Japonya’da bolca görülebilir. Çok eski tarihlerde bile dikilmiş, Yulan gibi kutsal sayılan ağaçlar var. Kışın çıplak dallar ansızın çiçeklenmeye başlar. Hiç yaprak yokken dallara kuş konmuş gibi görünür. En fazla 6 hafta süren bu gösteri tüm sene beklenmeye değer. Sadece bir hafta çiçek açan narin çeşitleri bile vardır. (İşte benim kaçırdıklarım!)
Manolyalar rutubetli ortamları, asitli (ormansı siyah – yumuşak) toprakları severler. Fazla kireçli toprak ya da soğuk rüzgarları sevmezler. Bunları ilkbaharda dikin. Kuytu, güneşli bir mekan seçin. Ayrıca çiçekleri göreceğiniz için mümkünse evden, girişte gözünüze çarpacak esas noktaları bulun ve oralara yerleştirin. Uzakta, kimsenin görmediği manolyanın faydası yoktur. Toprağı dikimden önce bol yaprak çürüğü, kestane toprağı, hayvansal gübreyle karıştırarak harman yapın. Bitkiyi bu karışıma dikin.
Yaz sonuna kadar haftada 1 – 2 kez sulayın. Akşam saatlerinde tüm yaprakları da ıslatarak sularsanız daha iyi olur. İlkbahar manolyaları türlerine göre değişik gelişir. Kimisi en fazla 3 – 4 metre, kimisi de 20 metre kadar uzar. Budanmayı pek sevmezler. Çok gerekirse çiçekler açtıktan, yapraklar çıktıktan sonra budayabilirsiniz. Ama ilkbaharda asla!
Bahçenizde manolyaları yeşil çamların ya da orman gülü rhododendronların önüne dikin. Böylece çiçekler koyu rengin önünde güzel durur. Diplerine yaz kış yeşil kalan, çiçek açan açelya, Pieris dikilebilir. Unutmadan, manolyanın diplerini asla çapalamayın. Kılcal kökleri zedelersiniz. (Bu, yeşil yaz manolyaları için de geçerlidir.) Manolyaların gelişimini hızlandıracak kimi bitkiler de vardır. Toprağı ıslah eden Lupinuslar, akçaağaçlar, ıhlamurlar ya da dökülen iğneleriyle toprağı asitlendiren sedir çamları gibi.

Bahçenizde daimi yeşil manolya varsa bu manolyaları da dökülen yapraklarıyla gübre olsun diye ona yakın dikin. Yapraklarda sararma olursa toprağı inceleyin. Belki demir eksiği vardır. Toz demir ya da kükürt takviyesi yapın. Manolyalar çiçekten sonra yaz sonuna kadar yapraklı kalır. Bu monotonluğu kırmak istiyorsanız sarmaşık Clematis dikin. Clematis incecik kollarıyla ağaçlara zarar vermez hem de kocaman gül gibi çiçek açar. Yazın çiçeklenen türleri seçin ve dikin.
Piyasada 5 milyondan 200 milyon liraya kadar değişik fiyatlarda bulunur. Çok seviyorsanız değişik zamanlarda açanları toplayın. Örneğin, M. Cobus, M. Soulangiana, M. Stellata, M.Liliflora , daimi yeşil manolya gibi…
Murat Pilevneli.

Evet, ilk nergis çiçeğiyle neredeyse aynı anda açmaya başlayan bu bitki Viburnum Tinus‘tur. Yurdumuzda kartopu, yabani defne ya da filburnu diye tanınır. Yılın en karanlık yağmurlu günlerinde beyaz kartopu çiçekleri ortalığı aydınlatır. Havanın ılıman geçmesi çiçek açma süresinin uzamasına yardımcı olabilir.

İlkbahar gelirken bahçe mobilyaları da dikkatimi çekiyor. Lütfen preslenmiş beyaz plastik sandalyeler yerine ahşap, demir ya da estetik hasır olanlarını seçin. İstanbul’da Nişantaşında Tunaman Çarşısındaki MOOD(Kartell),Fenerbahçe’ye giderken sahil yolunda 
Atlas sediri şeklini en beğendiğimdir. Yumuşak dalları, kısa iğneleriyle çabuk gelişirler. 50 metre kadar büyüyebilen bu çam bana hep Japon Kabuki tiyatrosu figürlerini anımsatır.
İçinde bulunduğunuz dönemde çıplak kökte satılan ya da topraktan sökülen, dikilmeye hazır ağaçların acilen dikilmesi gerekir. Saksı içinde satılan fidanlar ya da gelişmemiş ağaçlar yılın her vakti don, aşırı yağmur ve kuraklık dönemleri hariç her zaman dikilebilir. Fidanlıklarda satılan çıplak köklü bitkilerin kökleri rutubetli olmalıdır. Kökler gözle görülmeli, serbest ve gelişmiş, yardımcı kılcal kökleriyle birlikte hafif serbest hazırlanmış olmalıdır. Çok fazla budanmış ya da karmakarışık durumdaki açık köklüleri almayın. Tutmaz. Saksıda satılan ağaçlarda da saksıyı biraz sıyırın, mümkünse çıkartın. Toprak ve kökler rahatça görülüyorsa durumu iyidir. Fakat kabın şeklini almış ve sadece kök halindeyse işiniz zor. Böyle bir durumda ya almayın ya da dikim yaparken kökleri açın, kesin, bolca rutubetlendirin.
Ağaç ya da fidan dikerken dikim çukuru çok önemlidir. Açılan alan elli ya da yüz santim derinliğinde olmalıdır. Ağacın büyüklüğüne göre de büyüyebilir. Fidanın üst gövde izdüşümü genişliğinde ve kökten biraz daha derin açılması gereken çukura gübre, yaprak çürükleri, kum, iyi toprak hazırlanarak dikilirken keklenmelidir. Hepsinden önemlisi bitki çok iyi desteklenmelidir. Çıplak köklerde önceden bir kazık çakıp fidanı buna bağlayın. Rüzgarın yönü, toprağın yapısı, her şey çok önemlidir. Dikimden sonra toprağı iyice sıkıştırın. Destekleyin, sulayın, gerisine ilkbaharda devam edin. Bütün yaz boyunca bitkinin istediği kadar sulayın.

