Kategoriler
Yazilarim

Sorular ve cevaplar – Milliyet Vitrin

Güneşli ama serin sonbahar günleri beraberinde renkli yaprakları da getirdi. Sonunda beklenen gösteri başladı. Haftasonlarını mümkün olduğunca ağaçlı yerlerde geçirin. Bolu, Yedigöller, Karadeniz, Yalova, Ankara şu sıralar akçağaçlarla rengarenk.

İstanbul’un ağustos sıcaklarından, susuzluğundan, kireçli toprağından nefret ediyorum. Bitki seyretmek için Karadeniz’de bir arazi almak istiyorum. Yazın Bodrum – Kaş benim için neyse, ilkbahar, sonbahar, kış için de Karadeniz’i öyle seviyorum.

Sizden gelen fakslardan birinde hep İstanbulla ilgili yazdığımdan şikayet ediliyordu. Evet, yazıyorum, burada yaşıyorum ama yazdığım bitkinin yetişme şartlarını anlatıyorum, illa burada yetişir demiyorum. Uygun olan her yerde her şey yetişebilir.

Ankara’da neler yetişir diye sorulmuştu. En güzel yapraksız, ilkbaharda açan manolyalar, Japon akçaağaçları, atkestaneleri, ginkya ağaçları olabilir. Yeterli araştırma yapmadığım için cevap veremedim. İşlerim gereği hep İstanbul’da kalmam lazım. Ben botanik dışında aslında tekstilciyim. Tekstilde boş vakit olmaz, eskiden çok kaptırmıştım, şimdi kurtulup sadece bitkilerle uğraşırsam o zaman her yeri gezip doğru bilgiler yazabilirim.

Gelen fakslardan en fazla gübreleme soruluyor. Bizde yanmış koyun gübresi dışında pek gübre tanınmıyor. Yapay gübreler dışında kimyasallar toprakta kullanılıyor. Potasyum, azot, kükürt, fosfor, nitrojen gibi. Kimyasallarla uğraşmak zor. Toprağa çok çabuk karıştıkları için, yapı değişikliği yapıp yordukları için pek tavsiye etmiyorum. Çiçek açan bitkiler için potasyum, yaprak gövde gelişimi için nitrojen, kök gelişimi için fosfor gerekli.

Çimlere özel gübre konulmalı. Gübre dışında tohum, zararlı ot öldürücü kimyasallar kullanılmalı. Ben Osmocot isimliyi kullanıyorum. Başlangıç için 19 + 26 + 5, bakım için 27 + 4 + 6, kış için toprak için 15 + 00 + 29 numaralıları kullanıyorum. Bu sayılar yukarıda belirttiğim üç elementi içeriyor. Osmocot olmazsa, başka herhangi bir marka olabilir. Karışım önemli.

Sorulan sorulardan biri de çim tohumu. Genelde dikilecek alana göre 3’lü ya da 5’li karışımlar kullanmalısınız. Tek tip tohumu bulmak, uygulamak zor. Deneyerek uzun zaman alan bir iş. Işık, sıcaklık, ortam (Deniz kenarı, rüzgarsız sıcak alan gibi) her şey çok önemli. Karışımları not edip zaman içinde kullanın. İlkbahar, sonbahar çimleri için en uygun zamandır.

Yazılarımda ormansı kara topraktan söz ediyorum. Bu merak ediliyormuş. Bahsettiğim toprak türleri içinde asitli diye bahsedilen genelde rutubetli, yumuşak bol bitki artıklı, besince zengin topraklar. Bunların PH derecesi 07 civarında. Orman toprakları, halk arasında kestane toprağı, fazallı toprak diye bilinir. Yurtdışında torf halinde olanları var. Açelyalar, kamelyalar, gardenya, manolya, mimoza gibi bitkiler bu topraktan başka toprakta zor yaşıyor. İçindeki demir serbest halde, bu sebeple yapraklar yemyeşil. Asitli topraklar dışında kireçli beyaz topraklar, killi topraklar, balçık, kuru gibi toprak türleri var. Karadeniz’de yaşama isteğime gelirsek; oralarda asitli toprak bol. Benim çıldırdığım her şey esas oralarda yetişiyor. İstanbul’da uğraşmaktan yoruluyorum. Oysa orada dik, unut gitsin!

RHS Gübre, tohum dışında da ilaçlar soruluyor. İnsana ilaç vermek gibi. Hastalığa göre pek çok çeşit tarım ilacı var. Subrasit, Gusation, Rendap, DDVP, Folimat en çok kullanılanlar. Böyle ilaç gerektiği zaman işin uzmanlarına danışın. Bitkiyi görmeden bir şey söyleyemem, ayrıca uzmanı değilim. Ben sadece çok okuyan, araştıran, deneyen biriyim. Türkçe’de pek çok kitap yok. Bol ders kitabı var. Aylık Bahçe – Çiçek dergisi iyi. Atlas mecmuası yeni bir yayın çıkardı, o çok iyi. İngilizce, Fransızca, Almanca biliyorsanız The Royal Horticultural Society’nin çıkarttığı tüm ansiklopedileri (3 tane) tavsiye ederim. Kolay anlaşılır, pratik yararlı bilgiler veriyor.

Saygılarımla.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Hazırlık zamanı (Sonbahar genel yazı) – Milliyet Vitrin

Kasım ayında bahçeyle uğraşmamız sürecek. Bir an önce eve kapanamazsınız. Asıl iş şimdi! Siz uğraşmazsanız doğa işi halleder, her yerde yabani otlar çoğalır.

Begonya, cam güzeli, akşam sefası gibi yazlık tohumlu bitkileri mümkün olduğunca sökmeyin. Biraz daha yaşayabilirler. Sonbahar sonunda bahçenin gübrelenmesi sırasında bu tip bitkileri sökebiliriz.

BCOP Bu arada ben bundan önce size bahçedeki artık maddeleri saklama şeklini anlatmamıştım.Plastik,metal bir varil bulun,alt kismina doğru bir kapak açın.Yada bir tarafı açılabilir kutu bulun ya da tahtadan yapın. İçine çim, yaprak, sökülen bitkiler (hastalıklı olmasın), mutfaktan çıkan salata artıkları, gazete kağıdı yani doğal olabilecek her şeyi katman katman biriktirin. Arada bir üzerine toprak atın, biraz sulayın. İşte size en iyi gübre, dikim için mucizevi karışım. Yaz kış her şeyi buraya depolayın. Toprak için tonla para vermemenize yardımcı olabilir.Normal toprağı bu karışımla zenginleştirebilirsiniz.

Sonbaharda açan çiçekliler biraz da olsa renk isteğinizi karşılayabilir. Pembe trompet şeklindeki Nerine bowdenii geçenlerde yazdığım Amaryllis belladonna gibi. Kasımpatının açması için biraz daha zaman var.

Ülkemizin doğal bitkisi sonbahar çiğdemleri, sıklamenler, ağaç diplerinde çok şık olabilir. Sıklamen deyince kışın açan açelya ve sıklamenleri asla ev içinde tutmayın. Balkonunuzda hemen cam önünde soğukta dursunlar. Sıcaklık hastalanmalarına sebep oluyor. Zaten bu tip saksılı çiçekleri sonradan toprağa dikin. Gerekli ortamı hazırlayın, bakın nasıl açıyorlar! Evin içinde heykel gibi başarılı olamıyorlar. Bu dönemde gerekli yerlere dikeceğiniz ağaçların çukurlarını hazırlayın. Etrafındaki kökleri kesin. Suyu süzmek için drenajları hazırlayın. Drenajsız topraklarda bitki yetiştirmek zordur. Fazla su kök çürümesi yapar.

Lcow

Çim alanlarını zenginleştirip, besleyin. 4 kollu bahçe belini 40 cm’de bir toprağa saplayın. 30 cm dibe kadar batırın, çıkarın (zedelemeden). Bu işlem çimi, toprağı havalandırmanıza yardımcı olacak. Gerekli yerlere çim tohumu ilave edin. Çabuk gelişim için biraz torfla beraber; önce tohum üzerine torf atıp hemen sulayın. Çim tohumunu birkaç gün çıkana kadar kuşlardan koruyun yeter. Çok bozuk, karışık çimleri tırmıklayın, içini temizleyin. Beğenmediğiniz bölümü söküp ters çevirip toprağa serin, üzerine çim tohumu atın.

Bu dönemde güllerin geçmiş tohumları açan çiçekleri kadar etkileyici olabilir. Sarı, portakal hatta mercan kırmızısı olabilen renkler acı yeşille çok şık durur. Havanın yağışsız olduğu günlerde derhal ilkbaharda açacak soğanlarınızı dikin. Büyük marketlerde, pazarlarda var. Sağlıklı olanları seçin ve hemen dikin. Doğru yerlerine dikeceğiniz soğanların genelde hepsi kendi soğan boyunun üç katı derine dikiliyor. Örneğin; nergis 15 cm, lale 15 cm, iris 15 cm, çiğdem 8 cm, Manisa lalesi 5 cm gibi. Soğanları özel hazırlanmış aletlerle yumuşakça dikin. Soğanları zedelemeyin.

Tüm daimi yeşil bitkilerden bu dönem çelik kesin. Köklendirme tozuna batırıp bol kumlu suyu geçirgen toprağa dikin. Soğuk camekanlarda saklayın. O senenin sürgününden 10 – 15 cm alsanız yeter. Toprak alan 5 cm’den derin olmasın! Örneğin tahta meyve kasası olabilir. Bir dahaki sene açacak tohumlu bitkilerden de (soğuğa dayanıkllı olanları) istediklerinizi kuytu bir alana serpin. Böylece daha çabuk çiçek açarlar.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Sürprizli çiçek (Physalis Alkekengi-Yabani biber) – Milliyet Vitrin

Vitrin ekinin bu yüzüncü sayısında 1.5 senedir yazdığım bitki konularının sürüyor olması hoşuma gidiyor. Gelen fakslardan, tanıdıklarımdan güzel tepkiler alıyorum. Zaten amacım en doğru bilgiyi en yalın ve kolay yönden verebilmek. Hatta bunları daha da genişletip babamın resimleyeceği bir “Modern Bahçe Kitabı” hazırlamak. Neredeyse her lisanda var, neden Türkçe’de de olmasın? Çalışıyorum…

Bu hafta sonbaharda rengiyle büyüleyici çok özel bir bitkiyi tanıtacağım. Physalis Alkekengi. Ülkemizde güvey feneri, gelin otu, kandil otu, yabani biber (Sürmene – Trabzon) gibi isimlerle tanınmaktadır.

Physalis

Bitkinin anavatanı Avrupa, Orta Asya ve Japonya’dır. 60 santime kadar yükselebilen, daha çok yer örtücü gibi olan, kışın kuruyan, ilkbaharda tekrar yerden çıkan mevsimlik bir çiçektir. Aşırı kar yağışı olan bölgelerde, Akdeniz ikliminde, kısacası Türkiye’nin her yerinde yetiştirilebilir.

Özellikle kireçli toprakları sever. Yarı güneşli, gölgeli ortamlarda iyi gelişir. Yazın gelişimi için sulamak gerekir ama topraktan su süzülmelidir, rutubeti sevmez. Yaprakları açık yeşil ve oval şekildedir. Bitkinin esas özelliği gövdeden çok çiçekleridir.

Geçenlerde güvey kandili – koelreuteria diye bir ağaçtan bahsetmiştim. Bu bitkinin çiçekleri de o ağacınkine benzer ama renkleri ve boyutları farklıdır.

physalisHaziran – temmuz aylarında açan beyaz renkli çiçekler yaz sonuna doğru portakal rengi ya da mercan kırmızısına dönüşür. 2 – 3 santimlik kozalak gibi dilim dilim görünüşü aslında içinde bir sürpriz saklamaktadır. Çiçeğin dış kabuğu sonbaharda kurumaya başlar. Damar gibi ağ doku, yusyuvarlak portakal renkli bir tohumu öyle bir kafes içine almıştır ki görünce etkilenmemenize imkan yok. Mucize gibi.

Bu kurumuş çiçekler bitkinin en dibinden temizlenip, kış dekorasyonunda aranjmanlarda kullanılabilir. Benim önerim, physalis bitkisini, daimi yeşil kalan; orman gülü, pitosporum, porsuk gibi bitkilerle beraber dikin. Kök gelişimi az olduğu için, büyümede sorun çıkartmaz.

Portakal renkler, açık yeşilde mükemmel parlayacaktır. Üretimi kolay. İlkbaharda taze sürgünler çıkarken, sonbaharda dinlenme dönemine girerken kökten çoğaltılabilir. Ilıman seralarda tohumundan üretebilir. Portakal renkli bu tohumlar yenebilir! Çiçek pazarında, eski seralarda, yurtdışındaki katalog tohum firmalarında bulabilirsiniz. Günümüz peyzaj mimarisinde belki eski moda bulunabilir. Ama bence doğa harikası. Meraklısına tavsiye ederim, koleksiyonunuza ilave edin!

PhysalisMurat Pilevneli.

Not: Yazıyı 98’de yazmışım. Kitap işi blogculuğa dönüştü, sizin için bedava hemde…Yazımı tekrar okudum, demekki o zamanlar bu bitkinin bir meyve olduğunu bilememişim. Bana ilk Ortaköy Mayot Cafe’de Rafi ikram etmişti. Tadı sert domates gibi, ama tatlı. Kahveyle beraber mükemmel, bizim lokumlar gibi. Bulursanız deneyin.

Kategoriler
Yazilarim

Işıksız avize (Yucca gloriosa) – Milliyet Vitrin

İki hafta önce sinamiki parlak sarı çiçeklerini açmaya başladı. Ardından sonbaharda çiçek açan avize bitkisi de (Yucca gloriosa) bu gösteriye katıldı. Avize çiçeği parlak gri – yeşil kılıç gibi yaprakların tepesinde, upuzun bir çiçek sapı çıkartır. Aşağıdan yukarıya sırasıyla açan 5 – 7 cm’lik buzlu gibi çok tipik çiçekler sonuçta kocaman buket görüntüsünü alır. (Yaz başında da açan bir tür Yucca var ama o Y. Filamentosa‘dır.)

yucca

Ana vatanı ABD’nin güneydoğusu olan bitkinin doğada 4 çeşidi bulunuyor. Özellikle Y. Gloriosa kışın yağan kısa süreli kara, soğuğa dayanabiliyor. Aslında bitki yarı tropik ortam istiyor. Ege, Akdeniz bölgeleri gibi… En gelişmişleri 6 metreyi bulan Yucca’lar suyu geçirgen, özellikle zayıf, kireçli toprakları sever. Fazla yağış, köklerde su birikimi gövde de hastalıklar oluşturacağı gibi çürüme yapabilir.

Bahçenizde bu bitkiyi bulduğunuz, gezdiğiniz ortamlardan uzağa, gözle görebileceğiniz aşırı güneşli kuytu alanlara dikmelisiniz. Kılıç gibi keskin ucu sivri yapraklar vücudunuza batabilir. Çocuklar için tehlikeli olabilir. Yapısının dışında açtığı çiçekleri de tehlike yaratabilir; akşam üstü hava durulduğunda kendini belli eden tatlı kokusu arıları kendine çeker.
Havuz kenarlarında palmiyelerle birlikte görsellik için dikilen avize çiçekleri, gelecek arılarla başınıza iş açabilir. Arılar dışında tehlikesiz olan kelebekler ve arı kuşları bu çiçek özütünü kullanmak için etrafınızda uçuşabilir.

Scow

Çok değişik mimari görüntüsü olan bitkiyi bahçeniz büyükse gruplar halinde dikin. Deniz kenarında tuzdan etkilenmediği için doğal çit gibi kullanabilirsiniz. Ben Miami’de bahçeler arasında yapılmış avize çitlerini görünce önce yadırgamış sonra çok sevmiştim (Hele çiçekler açınca mükemmel oluyor). Bakımı basit, senede iki kez önce ilkbaharda sonra yaz ortasında gübrelenebilir. Açan geçmiş çiçek sapı, kurumuş alt yapraklar dışında bitki asla budanmaz.
Üretimi de bakımı kadar kolay. İlkbaharda kökten ayrılabilir, kışın ise kök kesilerek çoğaltılabilir. Hiçbir şey yapılmadığı takdirde olduğu yer etrafında zamanla yavru avize bitkileri görebilirsiniz. Bu fideleri alıp istediğiniz yere dikin.

Bahçeniz yoksa, sadece saksıda bitki bakabiliyorsanız, mekanınız büyükse avize bitkisi burada da kullanılabilir. Kök yapısı fazla gelişmediği için mükemmel saksı bitkisi olabilir. Yalnız dikkat edin saksıda bitki sevmiyor diye sulamayıp toprağı kurutmayın. Su verin, dibine kap koymayın yeter. Tepeden verdiğiniz dipten akıp gitsin. Bahçenizde su sevmeyen, sadece güneş isteyen bitkilerle gruplandırmalar yapabilirsiniz. Bitkiyi katırtırnakları, ilkbaharda açacak laleler, mercan çalısı, ipek çiçeği, alisyum, tüm kaktüsler, sedumlar, çiğdemlerle birlikte dikebilirsiniz. Renkleri doğru kullanın yeter. Avize bitkisinin fiyatı piyasada 1.5 milyon liradan başlıyor.

yucca

Yaprağı sarı, alacalı, çiçeği beyaz dışında pembe açan türleri de var. Çoğu ithal olduğu için değişik şekildekiler 5 milyondan başlıyor.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Yapacak çok iş var (Sonbahar) – Milliyet Vitrin

Şu günlerde sokakta kazakla dolaşmak hiç hoşuma gitmez. Direnebildiğim kadar tişört giymeyi planlıyorum. Kış yaklaşıyor, grip aşısı vakti geldi. Eyvah! Kazak giymek ne kadar sıkıcıysa bu dönemde dökülen atkestaneleriyle oynamak o kadar eğlenceli. İster misket gibi oynayın, ister nazara karşı biriktirin muhakkak bu dönem atkestanesi toplayın. (Toprağa dikip yavru ağaçlar yetiştirmek ilk tercihiniz olabilir!)

At kestanesi
Yaz sonunda, sonbahar başlamadan bahçede, serada, balkonlarda çok işimiz var. İşte yapmamız gereken işlerden birkaçı, benden söylemesi uygulaması size kalmış.

Kış başında açacak kasımpatı bitkisini son kez tomurcuklar oluşmamışsa budayın.

Bahçenizdeki daimi yeşil çitlerin, bu dönemde şekil verebilen türlerini (Şimşir, lavandula, mazı, aucuba, ilex, hebe, karayemiş, ateş dikeni, porsuk) budayın. Aman geç kalmayın, geç budama ve sonra oluşacak cılız sürgünler kışın yanabilir!

Bu dönemde köklendirme tozuna batırarak pek çok bitkiden (Ortanca, katırtırnağı, sardunya, küpeçiçeği, kamelya, gül, sarmaşık, morsalkım gibi) çeliklemeyle fide alabilirsiniz.

Cam seradaki bitkiler

Fideleri kışın ılık, iç mekanlarda geliştirin. Sera, kapalı balkon bu iş için en ideal mekanlar. Bahçedeki açelya ve rhododendronlarınızı çoğaltabilirsiniz. Uygun bulduğunuz uzun bir dalı alttan toprağa gömün, ucunu havaya yükseltin. Çıktığı yerin altından bitki kök salacaktır. Yazın diktiğiniz ağaçları, çalıları, mevsimlik çiçekleri sulamaya devam edin. Kış için hazırladığınız destekleri kontrol edin, aksi takdirde ilk lodosta, poyrazda hepsi devrilebilir.

Gul

Güllerinizi son kez açtırmak için potasyum bazlı gübreler verin. Geçmiş çiçekleri temizleyin, bitkiye şekil verin.

Yildiz cicegi

Yıldız çiçeklerini gübreleyin, kırılmasın diye uzun çubuklarla destekleyin. Lilyumları kökten ayırıp çoğaltın. Kış başlamadan dikeceğiniz ilkbahar bitki soğanlarını toplayın. Büyük yabancı marketlerde, çiçek ve semt pazarlarında sağlıklı soğanları bulun. Elle kontrol edin, içi geçmiş soğan hiçbir işe yaramaz! Soğanlar sert olmalı.

Kurumus cim

Çimlerinizdeki bozuk alanları söküp ters çevirin, üzerine az miktar gübre, toprak karışımı ve çim tohumu serpin. Tüm bahçenin kış gübrelemesine daha vakit var, acele etmeyin. Yoksa bitkiler yanabilir. Bahçede telaş, panik olmaz, benden söylemesi.

Murat Pilevneli

Kategoriler
Yazilarim

Utanç duyuyorum – Milliyet Vitrin

Cumhuriyetin 75. yılında, 30 yaşında bir Türk genci olarak ormanların ev yapımı için yakılmasından büyük utanç duyuyorum. Para çok gerekli, güzel bir şey fakat para hırsı dünyanın en kötüsü. Trilyonlara varan rant kavgası, arazi mafyası derken benimle yaşıt ağaçlar, hayvanlar, doğa yok ediliyor. 15 – 20 gün önce İstanbul’da ormanların yakılacağı, bunların imara açılacağı konusunda bir gazete uyarmıştı ve öyle de oldu. Dört günde 42 yangın çıktı.

Bir bitki nasıl zor gelişiyor, orman kaç senede oluşuyor, doğal yaşam tekrar nasıl gerçekleşiyor biliyorsunuz. Ben bahçemde ormansı görüntü yaratabilmek için çok ama çok uğraşıyorum. Çamlar, meşeler, akçaağaçlar, eğrelti otları, katırtırnakları, sarmaşıklar…

Otuz yaşında bir çam kaç lira biliyor musunuz? En az 150 milyon! Kaç tanesi gitti bilmiyorum ama milli servetimiz, oksijen ve moral kaynağımız başkalarının cebini doldursun diye zorla yok olunca bundan utanıyorum, tansiyonum yükseliyor.

orman
yanmis orman

Bakanlar kurulu karar almış. Derhal yanan yerler 6 yaşında çamlarla donatılacakmış. Güzel. Peki bu arada Orman Fakültesi başka bitkiler de öneriyor mu? Yaprağını döken ağaçlar dipten tekrar sürülebilir. Trabzon hurması,katırtırnağı, bambu(pek buralık değil) gibi yansa bile tekrar yeryüzüne çıkabilen bitkiler var. Profesörlerimiz bunları önersin. Benim haddime düşmez. Ağaçlara, hayvanlara, yaşlılara, güçsüzlere eziyet etmek, bu devirde hala ilkçağ zihniyetine sahip olmak, gelişememek bunlar beni çıldırtıyor. Okullarda biyoloji, tabiat dersleri eksik. Seviyesiz eğitim sonucu bugünkü yangınlar normal karşılanıyor. Tamam o gün üzülündü, yoldan geçerken sinirlenildi fakat devamında ne yapıldı?

İstanbul gittikçe gri beton oluyor. Uçaktan, tepeden kuşbakışı seyrettikçe gerçek belli oluyor. 400 bin ağaç kampanyası bana hala komik geliyor. Yetmez, daha çok lazım. Zorla kampanyayla, bir şekilde bilinçlice doğayı tekrar kazanmak gerekiyor. Katledilen doğa öcünü sel, deprem, çamurla alıyor. Para için doğa yok edilmez. Gelişmemiş üçüncü dünya ülkeleri ağaç keser, ağaç yakar. Uygar, gelişmiş ülkeler ağaç diker. Uyanın paradan başka da insani duygular var. Sanat, doğa, sağlık… Her şeyi unutuyoruz. Gitgide at gözlüğü takar olduk. Etrafımızı görmüyor, ne verirlerse tamam, ne yaparlarsa tamam diyoruz. Artık toparlanalım, doğanın tokatı çok acı olabilir.

Murat Pilevneli.

Kategoriler
Yazilarim

Okul bahçesi nasıl düzenlenmeli? – Milliyet Vitrin

sinamiki

İstanbul’da yaz bitti, çünkü sinameki (Cassia Angustifolia) çiçek açtı. Küçük çalı gibi ince dallardaki, parlak sarı çiçekleri görünce kendimi hep okul açılacakmış, tekrar okula gidecekmiş gibi hissediyorum. Açılacak günden bir gece öncesi mutsuzluğun ötesini yaşardım. (Yarın!) Pazartesi sabahı arkadaşlarımı görünce her şey biterdi. Ama o gece yok mu, işte sinameki de bana böyle bir his veriyor. Zaten yaprakları kaynatıp müshil ilacı olarak kullanılıyormuş, pek hoş.

Neyse, ben okula gitmiyorum ama bu hafta açılacak Enka Vakfı’nın Sadi Gülçelik Tesisleri’nde okul bahçesiyle uğraşıyorum. Enka ailesinden Selim Gülçelik en iyi dostum. Bahçeye yardım etmemi istedi. (Selim bitkiden iyi anlıyor. Bana çaktırmıyor ama gizliden kitap okuyup, ders çalışır gibi bir hali var. İnşaat mühendisi, işi değil ama çoğu bitkilerin Latince ismini ezbere biliyor.) Çeşitli firmalara yaptırılan projeleri beğenmemişler. İnceledim, ben de hiç beğenmedim. Bakınca güzel şeyler var ama okul bahçesi yapmak biraz düşünce istiyor. Öncelikle kendinizi öğrenci yerine koymalısınız. Okul hangi dönemde açık, kışın gözünüz ne görmek istiyor. Öğrencilere moral mi yoksa sıkıntı mı vermek istiyorsunuz. Yaz ortasında açacak bitkilerin kime ne faydası var ki? (Ortanca, hatmi, berberis çalısı gibi.)

Enka

Yazın yapraklı, kışın kel pek çok bitki var. Odunu güzel olsa sorun yok. Huş – akaçaağaç ya da çınar ağacı gibi. Zakkum, porsuk gibi zehirli bitkiler önerilmiş. Anaokul, ilkokul çocuklarını düşünürsen biraz daha bilimsel çalışmanız lazım. Kışın yapraklı bitkiler seçtik. Çamlar, manolya, defne, kocayemiş, karayemiş gibi. İlkbaharda erken çiçek açıp hazirana kadar çocuklara moral verecek renkli bitkiler ayarladık. Yaprağını döken bitkilerden manolyalar, süs kirazları, süs elması, sarmaşık mor salkım, forshithia… Liste uzun. Belki sıkıcı ama sonuç iyi olacak. Bir iki sene içinde Enka’nın okul bahçesi muhteşem olacak. Benim garibime giden hazırlanan projelerin önceden düşünülmemiş olması. Neden her işimiz böyle baştan savma, yapmış olmak için yapılıyor anlamıyorum. En basit zannettiğin doğa hiç de o kadar kolay değil. Hele benim için hiç değil. Bu gidişle uğraştığım tekstil işini bırakıp tüm zamanımı peyzaj işine ayırmayı düşünüyorum. Bilgisayarda da internetten üniversite eğitimi başlıyormuş. Boş zamanımda da kurslar alıp kendimi daha da geliştirmeyi düşünüyorum.

Önümüzdeki haftadan itibaren sonbahar bitkilerini istemeyerek de olsa tanıtmaya devam edeceğim çünkü canım deniz, güneş, tatil istiyor.

Murat Pilevneli

Not: İçime doğmuş galiba,yıl 2006, tekstilden kurtulalı 7 sene geçmiş. Yazıyı kim yazmış diye baktım bir an!… Size tavsiyem, sevdiğiniz hobinizi iş haline getirmeye çalışın. Çok mutlu olacaksınız, çok!.

Kategoriler
Yazilarim

Kelebek çalısı-Buddleia davidii + Külleme Hastalığı – Milliyet Vitrin

Bu yaz da yavaş yavaş bitiyor. Ağustos ayındaki sıcak rutubetli günler pek çok bitkinin hastalanmasına yol açtı. Çoğu güller, oya ağaçları, taflanlar küllenmeden ölmek üzere. Hastalıklarla mücadele etmemiz lazım. İlaçlamayı kendiniz yapabiliyorsunuz iyi, ama büyük ağaç tipi bakımda zorlanabilirsiniz. Böyle durumlarda tarım il müdürlüklerine başvurun. Bitkiden hastalıklı bölümünden parçalar götürün. İlgilenecek ve size yardım edeceklerdir.

Kulleme hastaligi

Kulleme hastaligi

Kulleme hastaligi

Küllemeyle ilgili ufak bir bakım önermek istiyorum. Etkilenmiş bölümleri akşam ıslatın. Bir naylon çorap ya da ince kumaş içine toz kükürt koyun. Islak alanların üzerine serpin. Bırakın tozlu kalsın. Toz kükürt ecza depolarında satılıyor. Biraz araştırın, bulursunuz. Şimdiden uyarayım kükürtle uğraşırken saat, yüzük ve elinizdeki metalleri çıkarın, kararabilirler.

Kükürtün fazlasını toprağın üzerine serpin. Açelya, ortanca, kamelya, manolya gibi asitli toprak seven bitkilerde toprak asidini artırmakta yardımcı olacaktır.

Ben istediğim bitkileri yetiştirmek için toprakta kimyasal maddelerle uğraşmaktan bıktım! Artık toprağın istediği bitkiyi dikiyorum. Benim bahçem, killi, kireçli. Bu toprakta seçtiğim tüm bitkiler kirece, kile dayanıklı olanlar.

Kelebek calisi+kelebek
İçinde bulunduğumuz dönemdeki bitkilerimden en güzeli Kelebek çalısı (Buddleia davidii). Ben kelebek çalısını oldum olası severim. Hiç bakım istememesi, kuraklığa dayanabilmesi, hava kirliliğinde yaşaması; mis kokulu olup, kelebekleri ve arı kuşlarını üzerine çekmesi bitkinin önemini artırıyor.

Anavatanı Çin olan kelebek çalısı 5 metrelik koca bir çalı şeklini alabilir. 30 – 60 santim arasında değişen çiçekleri budandığı zaman bir sonraki sezon daha fazla açar. İlkbaharda çok fazla, yaz sonunda az budama yapın. Yaprakları gri, alt yaprakları beyaz ve tüylü. Soğuk renkler, pastel tonlar için kelebek çalısını tüm apartman bahçelerine tavsiye ederim (Susuzluğa dayanabiliyor, bakımı kolay).

Kelebek Calisi

Üretimi, kesilen dalların çeliklemesiyle ilkbahar ya da sonbaharda. Çabuk gelişiyor. Kireçli, suyu geçirgen tüm topraklarda, kışın bol kar yağan bölgelerde (yaprak döktüğü için) Akdeniz sahillerinde, deniz kenarında, güneşli her yerde bitki yaşayabilir.

Kelebek Calisi

Çiçeklerin rengi beyaz, sarı, kırmızı, mor, mavi olabilir. Ben en çok beyaz – mor olanları seviyorum. Gri ile bütünleşen tüm renkler bahçenizde çok etkili duracak.

Piyasada 70 bin liraya ya da ithal olup 3.5 milyondan başlayan fiyatlarla kelebek çalısı bulabilirsiniz.
İlk sene çok hızlı gelişmezse toprağı biraz gübreleyin. Seneye sonuç daha başarılı olabilir. Budamayı unutmayın! Mis kokulu, kelebekli günleri yaşayın.

Murat Pilevneli.